DOLAR
49,29 ₺
EURO
55,29 ₺
STERLİN
65,34 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Uçum’dan seçim denklemine yeni tarih: 16 Nisan 2028

Erdoğan’ın yeniden adaylığı için kritik takvim ilk kez bu kadar açık konuşuldu

|
Uçum’dan seçim denklemine yeni tarih: 16 Nisan 2028

 

Türkiye siyasetinde 2028 seçimlerine ilişkin tartışma yeni bir aşamaya taşındı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, seçimlerin 360 milletvekilinin kararıyla yenilenmesi halinde sandığın 16 Nisan 2028’de kurulmasını öngördüğünü açıkladı. Uçum ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu seçimde “son kez aday olacağını” söyledi.

Uçum’un açıklaması, yalnızca bir tarih önerisi olarak değil, iktidar cephesinin seçim ve adaylık denklemine ilişkin yaklaşımının açık biçimde ortaya konulması bakımından dikkat çekti.

16 Nisan neden önemli?

Uçum’un özellikle 16 Nisan tarihini işaret etmesinin arkasında sembolik bir gerekçe bulunuyor. 16 Nisan 2017’de yapılan anayasa değişikliği referandumuyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin yolu açılmıştı.

Uçum, bu nedenle 16 Nisan 2028’i sembolik anlamı bulunan bir tarih olarak tarif etti. Ancak bu tarih bugün itibarıyla kesinleşmiş bir seçim tarihi değil. Uçum’un senaryosunun gerçekleşebilmesi için TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine ilişkin gerekli kararı alması gerekiyor.

Dolayısıyla ortaya çıkan denklem şu: 360 milletvekili → seçimlerin yenilenmesi kararı → seçimlerin öne alınması → 16 Nisan 2028 senaryosu.

Asıl siyasi başlık: Erdoğan’ın adaylığı

Açıklamanın en dikkat çekici bölümü ise seçim tarihinden çok Erdoğan’ın adaylığına ilişkin ifadeler oldu.

Uçum, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır” diyerek iktidar cephesinin Erdoğan’ın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylığı konusunda siyasi iradesini açık biçimde ortaya koydu. Euronews'in aktardığına göre Uçum, adaylığın önünün seçimlerin TBMM kararıyla yenilenmesi halinde açılabileceği görüşünü savundu.

Burada hukuki ve siyasi boyutu birbirinden ayırmak gerekiyor.

Siyasi boyut: Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda iktidar kanadından güçlü ve açık mesajlar geliyor.

Hukuki boyut: Bunun hangi anayasal mekanizma üzerinden gerçekleşeceği ve seçimlerin yenilenmesi kararının nasıl alınacağı ayrı bir tartışma konusu.

Bu nedenle Uçum’un açıklaması “seçim tarihi kesinleşti” şeklinde değil, iktidar cephesinin üzerinde durduğu seçim senaryosunun açık biçimde ilan edilmesi şeklinde okunmalı.

2027 ihtimali zayıf mı?

Uçum, 2027 yılının son çeyreğinde seçim yapılması ihtimalini düşük gördüğünü, buna karşılık mart veya nisan aylarında bir seçim ihtimalinin konuşulabileceğini belirtti. Böylece kamuoyunda bir süredir tartışılan “2027 sonbaharında sandık” senaryosuna mesafeli bir çerçeve çizdi.

Bu açıdan bakıldığında Uçum’un açıklaması, seçim tartışmasını 2027 sonbaharından ziyade 2028 ilkbaharına taşıyor.

Bahçeli’nin “erken seçim değil, seçimlerin yenilenmesi” vurgusu

Bu açıklama, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son dönemde kullandığı terminolojiyle de birlikte değerlendirildiğinde daha dikkat çekici hale geliyor.

Bahçeli, olağan seçim takviminin 2028 olduğunu belirtirken, daha erken bir sandık ihtimali için “erken seçim” yerine “seçimlerin yenilenmesi” ifadesinin kullanılmasını savunmuştu.

Uçum’un da aynı hukuki kavram üzerinden 360 milletvekilinin kararına işaret etmesi, tartışmanın yalnızca “seçim ne zaman?” sorusundan ibaret olmadığını gösteriyor.

Artık asıl soru şu: Meclis’te seçimlerin yenilenmesi yönünde gerekli çoğunluk oluşacak mı?

Bu sorunun yanıtı, 16 Nisan 2028 senaryosunun hayata geçip geçmeyeceği açısından belirleyici olacak.

Aynı açıklamada ikinci büyük başlık: İmralı

Uçum’un açıklamalarının seçim kadar önemli diğer başlığı ise “Terörsüz Türkiye” süreci oldu.

Uçum, oluşturulan yapı içerisindeki “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu” kapsamında Abdullah Öcalan’ın süreçte görev alacağını söyledi. İmralı’daki ek ünitenin de bu süreçteki rolünü daha rahat yerine getirebilmesi amacıyla oluşturulduğunu savundu; bunun Öcalan’ın hükümlü statüsünün sona erdiği veya serbest bırakıldığı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

Ayrıca Uçum, PKK/KCK'nin durumuna ilişkin MGK kararının ekim veya kasım ayında çıkabileceğini ve bunun ardından kanundaki başvuru sürecinin gündeme gelebileceğini söyledi. Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş açısından ise başvuru yapmanın önünde engel bulunmadığını, ancak kapsamda olup olmadığına ilgili mahkemenin karar vereceğini belirtti.

Siyasetin önündeki yeni denklem

Uçum’un açıklamaları birlikte okunduğunda Türkiye siyasetinin önünde üç ayrı başlık belirginleşiyor:

1. Seçim takvimi:
2027 sonbaharı yerine 2028 ilkbaharı ihtimali öne çıkarılıyor.

2. Erdoğan’ın adaylığı:
İktidar cephesi, seçimlerin yenilenmesi mekanizmasının Erdoğan’ın yeniden adaylığı açısından kullanılabileceğini savunuyor.

3. Terörsüz Türkiye süreci:
İmralı, PKK’nın silahsızlanması, MGK kararı ve sonrasında işletilecek hukuki süreç yeni siyasi denklemin diğer ayağını oluşturuyor.

Dolayısıyla bugün yapılan açıklamanın asıl önemi yalnızca “16 Nisan 2028” tarihi değil.

Asıl dikkat çekici olan, iktidar kanadından bir hukuk politikaları yöneticisinin seçim tarihi ile Erdoğan’ın adaylığını aynı siyasi-hukuki çerçeve içerisinde açık biçimde ilişkilendirmesi.

Ancak son sözü açıklamalar değil, TBMM’de oluşacak siyasi irade ve ilgili anayasal/hukuki süreç söyleyecek.

 

 

Haber: Ülker Fermankızı

Son haberler