DOLAR
49,29 ₺
EURO
55,29 ₺
STERLİN
65,34 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

YALOVA’DA GÖNÜLLERE DOKUNAN BULUŞMA: BİR VALİ, BİR GENÇ VE ÖNYARGILARI AŞAN BİR SOHBET… 

Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, otizmli üniversite öğrencisi Gökhan Barış Boz’u annesiyle birlikte ağırladı.

|

Genç bir insanın dünyasını anlamaya, hayallerini dinlemeye ve düşüncelerini keşfetmeye yönelik bu içten buluşma, özel gereksinimli bireylere ilişkin toplumsal algıları yeniden düşünmeye davet etti bizleri...

Bazen bir insanın hayatına dokunmak için yapılması gereken tek şeyin onu gerçekten dinlemek olduğunu hatırlatan görüşme, duyarlılığı ve insanî yaklaşımıyla dikkat çeke biliyor. 

Bazen bir sohbet, bildiğimizi sandığımız her şeyi yeniden düşündürür…

İnsanları tanımadan onlar hakkında karar vermeye ne kadar da alışmışız…

 Bazen bir tanı, bazen bir farklılık, bazen de toplumun zihnimize yerleştirdiği kalıplar, karşımızdaki insanı gerçekten görmemizin önüne geçebiliyor. Oysa bir insanın dünyasını anlamanın yolu, onun adına konuşmaktan değil, kendisini anlatmasına fırsat vermekten geçiyor.

Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta’nın 22 yaşındaki otizmli üniversite öğrencisi Gökhan Barış Boz ile gerçekleştirdiği buluşma, işte bu açıdan anlamlı bir mesaj taşıyor.

Gökhan Barış, annesiyle birlikte valinin misafiri oldu.

Ancak bu buluşmayı değerli kılan yalnızca bir ziyaret değildi. Asıl önemli olan, genç bir insanın kendisini, yaşadıklarını, hayallerini ve dünyaya kendi penceresinden nasıl baktığını anlatabilmesi; karşısında da onu anlamaya çalışan, sorular soran ve dikkatle dinleyen bir muhatap bulmasıydı.

Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta’nın Gökhan Barış ile sohbetindeki içtenlik, genç insanı yalnızca dinlemekle kalmayıp onun düşünce dünyasını keşfetmeye yönelik yaklaşımıyla öne çıktı. Bir makamın temsil ettiği resmiyetin ötesinde, insanı insan olduğu için dinlemenin sıcaklığı hissedildi.

İki yaşında okumayı ve yazmayı öğrendi, şimdi geleceğini kendi yetenekleriyle kuruyor

Gökhan Barış Boz’un hayat hikâyesi, onu tanıdıkça daha yakından dinleme isteği uyandırıyor.

Henüz iki yaşındayken okumayı ve yazmayı öğrendiği belirtilen Gökhan Barış, bugün Konya Selçuk Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü'nün dördüncü sınıfında eğitimini sürdürüyor.

Üstelik onun dünyası yalnızca üniversite eğitimiyle sınırlı değil. Otizmli çocuklara yönelik, çizimlerini kendisinin yaptığı sözcük kartları hazırlıyor. Mevsimlere uygun tematik takvimler tasarlıyor; üç boyutlu animasyon ve modellemeler üzerinde çalışıyor.

Her bir çalışma, kendi yeteneklerini üretime dönüştürme çabasının bir parçası. Çizgileriyle, tasarımlarıyla ve düşünceleriyle kendi dünyasını kuran Gökhan Barış, başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğünden çok, kendisini nasıl ifade edebildiğine ve neler üretebildiğine odaklanıyor.

Otizmli olduğunun farkında olduğunu, kendisiyle barışık yaşadığını ve bunu yalnızca bir hastalık ya da rahatsızlık olarak değil, kendi farklılığının bir parçası olarak değerlendirdiğini ifade ediyor.

Elbette her otizmli bireyin deneyimi ve ihtiyaçları birbirinden farklı. Gökhan Barış’ın hikâyesi de bütün otizmli bireyleri aynı şekilde tanımlamak için değil, her insanın kendi özellikleri, yetenekleri ve ihtiyaçlarıyla tanınması gerektiğini hatırlatması bakımından kıymetli.

Bu yolculukta ailesinin desteği de büyük önem taşıyor. Onun yanında duran, gelişimini destekleyen ve kendisini ifade etmesine imkân sağlayan ailesi, bu hikâyenin görünmeyen ama en güçlü dayanaklarından biri.

Onu dinledikçe yalnızca Gökhan Barış’ı değil, kendimizi de sorguluyoruz

Bazen karşımızdaki insanın ne kadar farklı düşündüğünü anlamak için uzun araştırmalara değil, samimi bir sohbete ihtiyaç duyarız.

Gökhan Barış’ı dinlerken de insanın zihninden böyle sorular geçiyor: Acaba insanları yeterince tanımadan onlar hakkında ne kadar çok hüküm veriyoruz? Bir farklılığı anlamaya çalışmak yerine neden çoğu zaman onu bir sınır olarak görüyoruz? Ve en önemlisi, kaç insanın iç dünyasını keşfetme fırsatını, onu gerçekten dinlemediğimiz için kaçırıyoruz?

Vali Ahmet Hamdi Usta’nın bu buluşmadan sonra Gökhan Barış’ı daha geniş bir toplulukla bir araya getirmeyi planlaması, bu soruların toplumsal düzeyde ele alınması bakımından ayrıca önem taşıyor.

Valiliğin düzenlemeyi planladığı, otizmli ve özel gereksinimli bireylerin ailelerinin de katılacağı toplantıda Gökhan Barış’ın dinlenmesi, ona sorular yöneltilmesi ve deneyimlerinin paylaşılması hedefleniyor.

Bu toplantının asıl değerinin, bir gencin hayat hikâyesini dinlemekten öteye geçerek ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun birbirini daha iyi anlamasına katkı sunmasında yatacağı düşünülüyor.

Çünkü farkındalık, yalnızca belirli günlerde yapılan açıklamalarla oluşmuyor. Farkındalık; insanlara söz hakkı vermekle, ihtiyaçlarını anlamakla, yeteneklerini görünür kılmakla ve toplumun bütün imkânlarından eşit biçimde yararlanabilmelerinin önünü açmakla gelişiyor.

Bir yöneticinin en kıymetli adımlarından biri: Dinlemek

Kamu yöneticilerinin yoğun programları arasında bir gence zaman ayırması, onun hikâyesini dinlemesi ve bu buluşmayı daha geniş bir farkındalık çalışmasına dönüştürmeyi düşünmesi, üzerinde durulmayı hak eden bir yaklaşım.

Burada mesele bir kişiyi övmekten ya da tek bir buluşmaya olağanüstü anlamlar yüklemekten ibaret değil. Mesele, bu buluşmada ortaya çıkan insanî yaklaşımın devamlılık kazanması ve toplumsal hayatta karşılık bulması.

Gökhan Barış gibi gençlerin yalnızca başarılarıyla gündeme gelmesi değil, düşüncelerini ifade edebilmeleri, üretimlerini geliştirebilmeleri, eğitim ve istihdam imkânlarına erişebilmeleri ve kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olabilmeleri gerekiyor.

Bir toplumun gerçek duyarlılığı, farklılıkları ne kadar içtenlikle kabul ettiğinde ve her bireyin potansiyelini gerçekleştirebilmesi için ne kadar imkân sunduğunda ortaya çıkıyor.

Vali Ahmet Hamdi Usta’nın başlattığı bu buluşmanın, planlanan toplantıyla devam etmesi ve Gökhan Barış’ın sesinin daha geniş kitlelere ulaşması, bu açıdan anlamlı bir adım olabilir.

Bazen bir insanı tanımak, bütün bir dünyayı yeniden keşfetmektir…

Gökhan Barış Boz’u tanımak belki de bazı soruların cevabını yeniden düşünmek demek: Kimin neyi başarabileceğine kim karar veriyor? Bir insanı tanımlarken neden önce farklılığını görüyoruz da hayallerini, yeteneklerini ve düşüncelerini ikinci plana atıyoruz?

Belki de asıl değişmesi gereken, onları anlamaya çalışmadan önce kendimiz hakkında kesin hükümler vermemizdir.

Yalova’da gerçekleşen bu buluşmanın en güzel tarafı, bir gencin kendisini anlatabileceği bir alanın açılması ve onun dünyasını daha yakından tanımak için bir adım atılmasıydı.

Bazen bir insanın hayatına dokunmak için büyük sözlere ihtiyaç yoktur. Biraz zaman, içten bir yaklaşım ve gerçekten dinleyen bir çift kulak yeterlidir.

Sevgili Gökhan Barış’ın yolunun açık, hayallerinin gerçeğe dönüşmesini sağlayacak imkânlarının bol olmasını diliyoruz. Onu yetiştiren, destekleyen ve her adımında yanında duran ailesine de gönülden saygı duyuyoruz.

Ve bu buluşmayı gerçekleştiren Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta’nın, insanı merkeze alan bu yaklaşımının somut çalışmalara dönüşmesini temenni ediyoruz. Çünkü bazen en anlamlı değişim, bir insanı gerçekten dinlemekle başlar. Bazen bir sohbet, yalnızca iki insanı birbirine yaklaştırmaz; toplumun kendisine tuttuğu aynayı da değiştirir.

Sayın Valimiz Ahmet Hamdi Usta’yı bu anlamlı yaklaşımı için gönülden alkışlamak gerekiyor, diye düşünüyorum.

Çünkü bazen devletin insana dokunan yüzü, büyük projelerden önce bir insanı gerçekten görmekte, dinlemekte ve anlamaya çalışmakta kendini gösterir. Gökhan Barış’a zaman ayırması, onun dünyasını keşfetmeye çalışması ve bu buluşmayı diğer özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin de katılacağı bir toplantıyla sürdürmeyi planlaması, takdiri hak eden bir duyarlılık örneğidir.

Sayın Valim, bir gence yalnızca kapınızı değil, gönlünüzü de açtığınız için sizi alkışlıyoruz.

Dileriz bu güzel yaklaşım, Yalova’da özel gereksinimli bireylerin sesinin daha fazla duyulmasına, ailelerinin kendilerini daha güçlü hissetmesine ve toplumdaki önyargıların yerini anlayışa bırakmasına vesile olur. Çünkü gerçek hizmet, yalnızca insanların hayatını kolaylaştırmak değil, onların kendilerini değerli, anlaşılmış ve eşit hissetmelerine de katkı sunmaktır.

Bugün Gökhan Barış’ı dinleyen bir vali gördük. Yarın onun gibi daha nice gencin hayallerine ulaşmasına imkân sağlayan bir anlayışın büyüdüğünü görmek dileğiyle…

 İşte alkışlanması gereken hizmet anlayışı budur: İnsanı merkeze alan, farklılıkları anlamaya çalışan ve hiçbir insanı kendi hikâyesini anlatma fırsatından mahrum bırakmayan bir yönetim anlayışı.

 

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

 

Son haberler