Fransa’nın başkenti Paris, Mayıs ayına Türk kültürünün sıcaklığı ve renkleriyle Merhaba dedi. DİTİB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) tarafından organize edilen Türk Sergisi ve Festivali, 1-2-3 Mayıs 2026 tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayarak büyük bir ilgi topladı.
Büyükelçiden Tarihi Açılış: "Kültürümüz En Güçlü Köprümüzdür"
Paris DİTİB tarafından düzenlenen Türk Kültür Festivali’nin resmi açılışı, Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçisi Yunus Demirer’in gerçekleştirdiği etkileyici konuşma ile yapıldı. Kurdele kesim töreninin ardından kürsüye gelen Büyükelçi, Paris’in kalbinde yükselen bu kültürel sesin önemine vurgu yaptı.
Büyükelçi, açılış konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Bugün burada sadece bir sergi açmıyoruz; Anadolu’nun binlerce yıllık kardeşlik ve hoşgörü mirasını Avrupa’nın merkezine taşıyoruz. Kültürümüz, sınırlar ötesinde bizi birbirimize bağlayan en güçlü köprüdür. Paris’te Türk ve Fransız toplumlarının bu çatı altında buluşması, kültürel diplomasimizin ulaştığı başarıyı gözler önüne sermektedir."
Ankara’dan Gelen Masal Elçisi: Hanife Bayar Ünal
Festivalin en çok ilgi gören köşelerinden biri, Ankara’dan konuk olarak katılan ünlü masal yazarı Hanife Bayar Ünal’ın standı oldu. Yazdığı masal kitaplarıyla çocukların ve ebeveynlerin kalbine dokunan Ünal, festival boyunca gerçekleştirdiği imza günü ve masal anlatımlarıyla Parisli miniklere unutulmaz anlar yaşattı.
Büyükelçi, açılışın ardından Hanife Bayar Ünal’ın standını ziyaret ederek yazarla bir süre sohbet etti ve çalışmalarından dolayı kendisini tebrik etti. Bu samimi buluşma, festivalin kültürel derinliğini ve Türkiye’den gelen sanatçılara verilen önemi bir kez daha tescilledi.
Kültürel Köprü: Türk ve Fransız Ziyaretçiler Bir Arada
Etkinlik süresince hem Türk hem de Fransız ziyaretçilere "Hoş geldiniz" diyen organizasyon, iki toplum arasında güçlü bir kültürel köprü kurdu. Serginin en dikkat çeken konuklarından biri ise Ankara’dan özel olarak davet edilen Türk masal yazarı oldu. Geleneksel Anadolu masallarını Paris’in kalbine taşıyan yazar, hem çocuklardan hem de yetişkinlerden yoğun ilgi gördü.
Madalyonun Öteki Yüzü: "Paris Eski Paris Değil"
Kültürel etkinliklerin yarattığı bu olumlu atmosfer devam ederken, Paris’teki Türk varlığına dair çarpıcı bir uyarı da Prof. Dr. Osman Vançın’dan geldi. Vançın, festival ve sergi gibi güzelliklerin ötesinde, Paris sokaklarında yaşanan sosyolojik çöküşe dikkat çekti.
Prof. Dr. Vançın’ın 2026 Paris gözlemlerinden öne çıkan başlıklar:
-
Turistik Yanılgılar: Vizeli gelenlerin sosyal medyada hava atma uğruna yaptığı fahiş harcamalar ve "Louvre" (Lur) gibi kültürel miraslara karşı sergilenen cahilce tutumlar eleştirildi.
-
Kaçak Umutların Sonu: İnsan kaçakçılarına büyük meblağlar ödeyerek vizesiz gelenlerin, Paris’te "timsahlar gibi süründüğü" ve sonunda sınır dışı kararıyla karşılaştığı vurgulandı.
-
Ekonomik Bariyerler: Dil bilmeyen, diploması olmayan ve hukuki desteği bulunmayan kişilerin, cebinde parası olsa dahi Fransa'nın sert kira ve çalışma şartları altında sokakta kalma riskiyle karşı karşıya olduğu hatırlatıldı.
Son Söz: Kültürle Kalın, Macera Aramayın
DİTİB’in organize ettiği bu muazzam sergi, Türk kültürünün doğru temsil edildiğinde ne kadar büyük bir ilgi göreceğini bir kez daha kanıtladı. Ancak uzmanların uyarısı net: Paris’i bir kültür elçisi veya turist olarak ziyaret etmek ne kadar değerliyse, hazırlıksız ve kaçak yollarla bu şehre tutunmaya çalışmak o kadar büyük bir "çıkmaz sokaktır".

Paris - Prof. Dr. Osman Vançın