Marmara’nın kıyısında, İstanbul’a komşu; ancak kendi sakin ve güçlü temposuyla büyüyen Yalova’da, sağlık turizmine açılan önemli bir kapı yükseliyor.
Aktif International Hastanesi, yalnızca bölge halkına değil, dünyanın farklı noktalarından gelen hastalara da hizmet veren; modern altyapısı, deneyimli kadrosu ve çok dilli sağlık yaklaşımıyla dikkat çeken bir sağlık merkezi olarak öne çıkıyor.
Burada hedef sadece bir tedavi süreci yürütmek değil; hastaya hızlı ulaşılabilir, güven veren ve konforlu bir sağlık deneyimi yaşatmak.
Biz de hastanenin kapısından içeri girdiğimiz andan itibaren, yönetiminden sağlık personeline, uzman doktorlarından tüm ekibine kadar bu anlayışın izlerini yakından görme fırsatı bulduk. Gerçekleştirdiğimiz kısa röportajlarda, güler yüzün ve profesyonelliğin aynı çatı altında buluştuğuna şahit olduk.
Çünkü sağlıkta güven; yalnızca teknolojiyle değil, insan dokunuşuyla da inşa ediliyor. Aktif International Hastanesi’nde bunu gözlerimizle gördük: bilgi, tecrübe ve samimiyetle hastalarının yanında duran güçlü bir ekip...

Tarkan Üstünçelik: “Sağlıkta asıl mesele tedavi değil, güven inşa etmektir”
Yalova Aktif International Hospital, son dönemde yalnızca bölgesel bir sağlık kuruluşu olmanın ötesine geçerek uluslararası sağlık hizmeti vizyonuyla dikkat çekiyor. Kurumun dönüşüm sürecini ve hedeflerini Hastane Müdürü Tarkan Üstünçelik ile konuştuk.
Uzun yıllara dayanan uluslararası deneyimlerinin bugünkü hizmet anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Üstünçelik, sağlık hizmetinin yalnızca bir şehirle sınırlı olmadığını vurguluyor: “Farklı ülkelerde edindiğimiz deneyimler bize şunu gösterdi: İnsan nerede olursa olsun aynı şeyi bekliyor; güven, hız ve doğru iletişim.”
Irak’tan Hindistan’a, Çin’den Afrika ve Orta Doğu’ya uzanan projelerde kazandıkları deneyimlerin hizmet modellerini şekillendirdiğini ifade eden Üstünçelik, özellikle diş sağlığı, plastik cerrahi ve genel sağlık alanındaki uluslararası iş birliklerine dikkat çekiyor.
“Her ülkenin sağlık dinamiği farklıydı ama ortak nokta hep aynıydı: Hastanın kendini güvende hissetmesi. Biz sistemimizi bu anlayış üzerine kurduk.”
Yalova merkezli yapının son dönemde önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Üstünçelik, hedeflerinin büyümeden çok güçlü ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmak olduğunu söylüyor. “Son altı ayda organizasyonel anlamda ciddi bir güçlenme süreci yaşadık. Bugün sadece Yalova merkezli değil; İstanbul ve Kocaeli’ye uzanan entegre bir sağlık ağı oluşturduk.”
Yalova’da Merkez ve Çiftlikköy, İstanbul’da Üsküdar ve Bahçelievler olmak üzere toplam beş noktada hizmet verdiklerini belirten Üstünçelik, uluslararası hasta kabulünde de önemli bir seviyeye ulaştıklarını ifade ediyor: “Uluslararası hastanelerimizde yılda yaklaşık 85–90 bin civarında hasta kabul ediyoruz. Bu bizim için sadece bir sayı değil, kurduğumuz sağlık sisteminin gücünün göstergesi.”
Sağlık turizminin son yıllarda küresel ölçekte stratejik bir alan haline geldiğini belirten Üstünçelik, bu alanın hem sağlık hem de ekonomik değer oluşturduğunu vurguluyor.
“Avrupa ve Orta Doğu’dan yoğun hasta akışı alıyoruz”
Kurumun uluslararası hasta profilinden bahseden Üstünçelik, özellikle Avrupa ve Orta Doğu’dan yoğun talep aldıklarını belirtiyor: “Avrupa ülkeleri ve Orta Doğu’dan gelen hastaların tercih ettiği bir sağlık grubuyuz. Estetik cerrahi başta olmak üzere farklı tıbbi branşlarda uluslararası hastalara hizmet veriyoruz.”
20 yılı aşkın sektör deneyiminin hasta güveni açısından önemli olduğunu vurgulayan Üstünçelik, en büyük başarılarının bu güveni sürdürülebilir hale getirmek olduğunu ifade ediyor. “Biz sadece hastalarımızla değil, çalışanlarımızla da uzun soluklu bir bağ kurduk. Yıllardır bizimle çalışan ekip arkadaşlarımız ve bizi tercih eden hastalarımızla büyük bir aile yapısı oluşturduk.”

“Tercih edilmek bizim için en büyük değer”
Uluslararası alanda tercih edilen bir sağlık grubu olmanın önemine dikkat çeken Üstünçelik, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Tercih ediliyor olmak bizim için en değerli şey. Çünkü bu, sadece hizmet kalitesini değil, aynı zamanda güvenin sürdürülebilirliğini de gösteriyor. Biz bu güveni her gün yeniden inşa ediyoruz.”
Gözüken o ki, ortada ciddi şekilde büyümüş bir sağlık yapısı var; Sadece Yalova’dan başlayıp İstanbul ve Kocaeli’ye uzanması bunu gösteriyor. Yıllık hasta sayısı ve çalışan sayısı da işin küçük bir yapı olmadığını net şekilde ortaya koyuyor. Özellikle yurt dışından hasta gelmesi, bölgenin sağlık turizmi açısından hareketli olduğunu düşündürüyor. Ama böyle büyük bir yapıda en önemli konu, her yerde aynı hizmet kalitesini koruyabilmektir, açkcası.
Genel olarak bakınca, böyle hızlı büyüyen bir sağlık grubu, o kentte insanların daha güvenli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti alması demektir aslında.
Türkiye’nin sağlık turizmi alanında güçlü bir alternatif haline geldiğini belirten Üstünçelik, bunda hasta yaklaşımı ve gelişmiş sağlık altyapısının önemli rol oynadığını ifade ediyor: “Türkiye, hem insani yaklaşımı hem de güçlü sağlık altyapısıyla birçok ülkeye göre daha hızlı ve ulaşılabilir hizmet sunuyor.”
Sağlık hizmetlerinin yalnızca bir sektör değil, toplumun tamamını ilgilendiren bir alan olduğunu vurgulayan Üstünçelik, özellikle şehirler ve ilçelerde sağlık teknolojilerinin gelişmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Özel sektör ile kamu kurumlarının birbirinin tamamlayıcısı olması gerektiğini ifade eden Üstünçelik şöyle konuşuyor: “Biz özel sektör olarak kamu ile rekabet etmiyoruz. Kamu hastaneleri, belediyeler ve diğer sağlık kurumlarıyla birlikte çalışan bir yapının parçasıyız. Sağlıkta önemli olan rekabetten çok ortak hareket edebilme kültürüdür.”
Tarkan Üstünçelik: “Yalova, sağlık turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip”
Yalova’nın yalnızca yaşam alanı değil, doğal zenginlikleri ve sağlık altyapısıyla da önemli bir merkez olduğunu belirten Üstünçelik, kentin sağlık turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade ediyor: “Yalova; denizi, doğası, termal kaynakları ve gelişmiş sağlık kuruluşlarıyla çok özel bir şehir. Bu özellikleri bir arada taşıyan kentlerden biri.”
Uluslararası hasta potansiyelinin her geçen yıl arttığını belirten Üstünçelik, Yalova’nın bu alanda daha güçlü bir konuma gelebileceğini söylüyor:
“Yurt dışından gelen hastalarımızı burada ağırlıyor, tedavi süreçlerini tamamladıktan sonra memnuniyetle ülkelerine uğurluyoruz.”
Hastaların yalnızca sağlık hizmetinden değil, Yalova’nın doğal güzelliklerinden ve yaşam kalitesinden de etkilendiğini belirten Üstünçelik, kentin sahip olduğu değerlerin dünyaya daha güçlü anlatılması gerektiğine dikkat çekiyor:
“Birçok değere sahibiz ancak bunları uluslararası alanda daha iyi tanıtmalıyız. Bu potansiyel doğru değerlendirildiğinde Yalova, sağlık turizmi açısından çok daha güçlü bir noktaya gelebilir.”
Kurum olarak hasta ihtiyaçlarını merkeze aldıklarını ifade eden Üstünçelik, sağlık hizmetinde güvenin; teknoloji, uzman kadro ve doğru iletişimle oluştuğunu vurguluyor. Farklı branşlarda güçlü ekiplerle hizmet verdiklerini belirten Üstünçelik, onkoloji alanında da deneyimli hekim kadrosuyla hastaların yanında olduklarını ifade ediyor.
“Siz ve aileniz sağlık hizmeti alırken kendi kurumunuzu tercih ediyor musunuz?”
Röportajın sonunda Tarkan Üstünçelik’e, sağlık yöneticisi olarak kendi sağlık tercihlerini ve ailesinin yaklaşımını sorduk. Sağlık hizmetinde güven unsurunun nasıl oluştuğunu kendi deneyimi üzerinden değerlendirmesini istedik. Üstünçelik soruya gülümseyerek yanıt verdi:
“Kesinlikle tercih ediyoruz. Çünkü konu yalnızca kendi sağlık grubumuzla sınırlı değil. Türkiye’de etik değerlere bağlı, kaliteli hizmet sunan birçok sağlık kuruluşu var. Dünyanın farklı ülkelerinden insanlar da sağlık hizmeti almak için ülkemizi tercih ediyor. Biz de kendi tedavilerimizde ve ailemizin sağlık ihtiyaçlarında öncelikle kendi ülkemize güveniyoruz. Çünkü Türkiye’nin sağlık altyapısına, hekimlerimizin bilgi ve tecrübesine inanıyoruz.”
Bir şehrin değeri yalnızca sahip olduğu güzelliklerle değil, bu değerleri nasıl geleceğe taşıdığıyla ölçülür. Yalova; denizi, termali, doğası ve İstanbul’a yakınlığıyla güçlü bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin uluslararası bir değere dönüşmesi yalnızca yatırımlarla değil; deneyim, uzman insan kaynağı ve güven duygusuyla mümkün oluyor.
Tarkan Üstünçelik’in anlattıkları, sağlık hizmetinin artık sadece bir tedavi süreci olmadığını; aynı zamanda şehirlerin vizyonunu belirleyen önemli bir alan olduğunu gösteriyor. Yurt dışından gelen hastaların bir şehirden yalnızca sağlık hizmeti değil, güven ve iyi bir deneyimle ayrılması; Yalova’nın geleceği açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.
Bugün asıl mesele yalnızca kaç hastaya ulaşıldığı değil, oluşturulan güvenin yıllar boyunca nasıl korunacağıdır. Çünkü sağlıkta en güçlü referans, memnuniyetle ayrılan bir hastanın yeniden aynı kapıyı tercih etmesidir.
Yalova’nın hikâyesi de tam burada başlıyor: Doğal zenginliklerini, sağlık altyapısını ve insan gücünü bir araya getirebilen bir kent, yalnızca bölgenin değil, dünyanın dikkatini çekebilecek bir merkez haline gelebilir.
https://voicepress.com.tr/en/a-new-destination-for-global-healthcare.html
https://voicepress.az/ru/2026/06/novyj-put-v-mezhdunarodnom-zdravoohranenii/
Yazar: Ülker Fermankızı
