DOLAR
44,42 ₺
EURO
51,53 ₺
STERLİN
59,63 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Güney Asya’da Çelişkili Hamleler: Dr. Maria Sultan ile Özel Röportaj

Cemile Çebotaryova – Voicepress

|
Güney Asya’da Çelişkili Hamleler: Dr. Maria Sultan ile Özel Röportaj



Güney Asya’da son dönemde artan gerilimler, Pakistan’ın bir yandan uluslararası barış sürecine katılması, diğer yandan Afganistan’a karşı askeri operasyonlar başlatmasıyla dikkat çekiyor. Bu çelişkili durumun sebepleri ile ilgili soruları  Güney Asya Stratejik İstikrar Enstitüsü (SASSI) Başkanı Dr. Maria Sultan cevapladı. 


Cemile Çebotaryova: Dr. Sultan, Pakistan’ın hem Trump’ın başlattığı barış sürecine katılması, hem de Afganistan’da Taliban’a karşı operasyon yapması dışarıdan çelişkili görünüyor. Siz bu durumu nasıl açıklıyorsunuz?


Dr. Maria Sultan: “Her meseleyi ayrı ele almak gerekir. Afganistan konusunda Pakistan, uzun süredir Taliban yönetiminden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 1373 sayılı kararı ve Doha barış süreci çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmesini istiyor. Yani Afgan topraklarının terör faaliyetleri için kullanılmaması gerekiyor. Fakat, Pakistan’daki camilere yönelik ISIS-K saldırıları ve TTP’nin askeri hedeflere saldırıları Afgan tarafının kontrolü dışında gerçekleşti. Üstelik Pakistan’a yönelik saldırılar gece oldu ve tamamen provokatifti. Pakistan, Doha ve İstanbul’daki görüşmeler başarısız olduktan sonra ve terör sığınaklarını hedef alarak karşılık vermek zorunda kaldı.”


Cemile Çebotaryova: Peki bu durumda Pakistan uluslararası hukuka bağlı mı kalıyor?


Dr. Maria Sultan: “Evet. Pakistan uluslararası hukuku destekliyor. Uluslararası sistem her zaman mükemmel işlemese de doğru ile yanlışı ayıran ilkeler hâlâ geçerlidir. Uluslararası hukuk, bu ayrımı sağlayan çerçevedir.”


Cemile Çebotaryova: Bir kaç gün önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev uluslararası hukukun  artık olmadığını söylediğini dikkate alırsak, resmi İslamabad'ın  tutumu Azerbaycan ile çelişmiyor mu?

Dr. Maria Sultan: “Bu tür değerlendirmeler yapılabilir. Önemli olan prensiplerin varlığıdır. Uygulamada eksiklikler olabilir, ama bu uluslararası hukukun normatif çerçevesini geçersiz kılmaz.”

Cemile Çebotaryova: Bölgesel istikrar açısından Pakistan’ın duruşu nedir?

Dr. Maria Sultan: “Pakistan açık şekilde istikrar yanlısıdır. Afganistan’a yönelik operasyonları memnuniyetle karşılamıyoruz çünkü bu bölgesel istikrarı bozabilir. Ancak güvenlik tehditleri karşısında devletlerin kendini savunma hakkı da uluslararası sistemin bir parçasıdır.”

Görünen o ki, Pakistan, dış dünyaya barış yanlısı bir devlet imajı çizerken, sınır ötesi tehditlere karşı sert askeri hamleler yapıyor. Bu çift katmanlı yaklaşım, bölgesel güvenlik ve diplomatik ilişkiler açısından dengeleri değiştirebilir.

Hatırlatalım ki, Pakistan, 22 Şubat 2026’da Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika eyaletlerindeki Taliban ve terörist kamplarına yönelik ilk hava saldırılarını başlattı.

Bu hamle, Afganistan topraklarının Pakistan içindeki saldırılar için sığınak hâline gelmesini önlemek amacıyla yapıldı.

Afgan tarafı, saldırılarda en az 18 sivilin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı. Pakistan resmi verilerine göre operasyonlarda 80’den fazla militan etkisiz hâle getirildi. 

 Çatışmalar 26–27 Şubat’ta yoğunlaştı; Pakistan, Kabil, Kandahar ve Paktia bölgelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi.

Bu ikinci dalgada Pakistan, 133 Taliban militanının öldüğünü ve 200’den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Afganistan ise 55 Pakistan askerinin öldüğünü ve bazı üslerin ele geçirildiğini iddia etti.


Birleşmiş Milletler ve bağımsız gözlemciler, çatışmalarda sivillerin de zarar gördüğünü doğruladı; en az 13 sivil hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı. Pakistan, uluslararası hukuku desteklediğini açıklamakla birlikte, güvenlik tehditleri karşısında sınır ötesi operasyonları meşru müdafaa kapsamında gördüğünü belirtti. Bu gelişmeler, barış sürecinden sadece haftalar sonra yaşanmış olup, bölgedeki istikrarı tehdit eden ve diplomatik çözüm çabalarını zorlayan bir durum olarak öne çıkıyor.

 

Yazar: Cemile Çebotaryova

Son haberler