DOLAR
45,00 ₺
EURO
52,63 ₺
STERLİN
60,77 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Eşik Noktasında: Azerbaycan’ı İran ile Çatışmaya Kim ve Neden Sürüklüyo

Uzman: “Azerbaycan’ı İran ile bir çatışmaya çekme girişimleri, tüm bölgenin istikrarsızlaşmasına yol açabilir...”

|
Eşik Noktasında: Azerbaycan’ı İran ile Çatışmaya Kim ve Neden Sürüklüyo

 

Bildiğimiz üzere, 2026 yılının Şubat ayının sonundan itibaren ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırılar düzenlemesiyle birlikte çatışma yaklaşık bir aydır — 29 günden fazla süredir — kesintisiz bir tırmanış içinde devam ediyor.

Son verilere göre, ölü sayısı binlerle ifade ediliyor. İran’da 1900’den fazla ölü ve yaklaşık 20.000 yaralı bulunuyor; bunların önemli bir kısmını siviller oluşturuyor.

Bölgedeki diğer ülkelerdeki kayıplar da dahil edildiğinde — İsrail, Lübnan ve Irak — toplam can kaybı 4.500’ü aşıyor.

Buna karşılık tarafların kayıpları asimetrik görünüyor: İsrail topraklarında ölenlerin sayısı birkaç düzeyinde kalırken, İran ve altyapısı ana darbenin hedefi oldu.
Reuters

Ekonomik zarar da hızla artıyor. Analistlerin tahminlerine göre yalnızca İsrail için savaş haftada yaklaşık 3 milyar dolara mal oluyor; altyapı tahribatı, İran’ın enerji sistemine yönelik saldırılar ve petrol fiyatlarındaki artış dikkate alındığında, çatışmanın taraflar ve bölge için toplam maliyeti 100–150 milyar doları aşmış olabilir.

Enerji faktörü de ek bir baskı yaratıyor: Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatlardaki aksaklıklar ve sanayi tesislerine yönelik saldırılar, küresel ekonomik etkileri derinleştiriyor.

Savaşın Eşiğinde Büyük Oyun: Sırada Kim Var?

Bugün İran, ABD-İsrail koalisyonunun baskısına direnmeye devam ediyor ve Basra Körfezi’ndeki ABD müttefiklerine ciddi zararlar veriyor. 

Bu tabloda Türkiye, söz konusu koalisyonun eylemlerini açık şekilde kınayan ve tarafları diyaloğa çağıran net bir tutum sergiliyor.

Bu arada İsrail ve ABD, Azerbaycan’ı İran’a karşı çatışmaya çekme girişimlerini sürdürüyor — özellikle olası bir kara operasyonunda Azerbaycan güçlerinin destek vermesi hedefleniyor.

İlham Aliyev ise Ankara’nın pozisyonunu da dikkate alarak provokasyonlara, çağrılara ve baskılara rağmen bu sürece dahil olmamaya ısrarla devam ediyor.

Aynı zamanda bölgede giderek daha yoğun biçimde çeşitli senaryolar tartışılıyor — “Epstein koalisyonu” ve sözde “barış güvercini” planları; bu planlar Bakü’nün İran’daki rejim değişikliği sürecine dahil edilmesini ve bu adımın tüm bölge üzerindeki olası sonuçlarını öngörüyor.

 Askeri uzman, analist ve siyaset bilimci Evgeniy Aleksandroviç Mihaylov'un yorumuna   göre,  Washington ve Tel Aviv, çatışmayı genişletmekte kararlı ve Azerbaycan’ı olası bir kara   operasyonu için potansiyel bir aktör olarak görüyor:

 “Amerikalılar ve İsrailliler, bu senaryonun hayata geçirilmesi için ciddi bir aktöre ihtiyaç   duyuyor. Bakü, onların hesaplarına göre bir vekil  rolü üstlenebilir.

 Tırmanma için bir gerekçe oluşturmak amacıyla, İran’a sorumluluğun yüklenmesiyle birlikte   komşu bölgelere insansız hava araçları ve füze saldırıları gibi provokasyonlar kullanılabilir.”

 Uzman, Azerbaycan’ın çatışmaya dahil olması durumunda ciddi sonuçlar doğacağını   belirtiyor: ülke topraklarına doğrudan saldırılar, petrol altyapısında büyük hasar ve genel     ekonomik kayıplar. 

Ayrıca iç faktörün de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor — Azerbaycan ordusunda önemli sayıda Şii asker bulunması, İran’a karşı savaşta süreci zorlaştırabilir: 

"Azerbaycan’ın çatışmaya dahil olması durumunda bu, ciddi sonuçlara yol açacaktır: ülke topraklarına doğrudan saldırılar, petrol altyapısında ve genel olarak ekonomide büyük zararlar meydana gelebilir. Ayrıca iç faktör de dikkate alınmalıdır — Azerbaycan ordusundaki askerlerin önemli bir kısmı Şiiliği benimsemektedir, bu da İran’a karşı bir savaşta süreci zorlaştırabilir.

Bunun yanında hava savunma sistemlerinin etkinliğiyle ilgili riskler de göz önünde bulundurulmalıdır. ‘Demir Kubbe’ gibi sistemler bile yoğun füze saldırılarına her zaman karşı koyamayabilmektedir.”

Uzmana göre, olası bir tırmanma durumunda İran modern füze teknolojilerini kullanabilir ve bu da sadece Azerbaycan’a değil, tüm bölgesel güvenlik sistemine ciddi zarar verebilir.

Nitekim Nahçıvan’daki İHA olayı ve ardından İlham Aliyev ile Mesud Pezeşkiyan arasındaki temasların ardından Bakü’nün daha temkinli bir tutum sergilediği, Tahran’ın ise olayın provokasyon olduğunu savunduğu değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, asıl kritik mesele çatışmanın kendisinden ziyade onun coğrafi olarak genişletilme girişimleri — ve bu oyunda kimlerin başkalarının rolünü üstlenmeyi kabul edeceği sorusu olarak öne çıkıyor.

Son haberler