Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Ankara'da il başkanları ve il sorumlularıyla bir araya geldi. Toplantıya Yalova İl Başkanı Emre Özdemir de katıldı. Türkiye ekonomisinden 2027 bütçesine, fon soruşturmasından dış politikaya, çiftçinin sorunlarından sanayideki daralmaya kadar geniş bir gündemi değerlendiren Erbakan, özellikle 455 bin vatandaşın mağdur olduğunu ileri sürdüğü fon krizine ilişkin 214 kişi ve tüzel kişilikten oluştuğunu belirttiği listenin açıklanmasını istedi. Erbakan'ın "Üç canavardan söz ediyorduk, şimdi dördüncü canavar da fon canavarı oldu" sözleri toplantının en dikkat çekici çıkışlarından biri oldu.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, 7 Kasım 2026 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen Aylık Olağan İl Başkanları ve İl Sorumluları Toplantısı'nda partisinin teşkilat yöneticileriyle buluştu. Yalova İl Başkanı Emre Özdemir'in de katılım sağladığı toplantıda, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemi kapsamlı biçimde ele alınırken, teşkilat çalışmalarının önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritası da değerlendirildi.
Toplantı, yalnızca parti içi koordinasyon buluşması olmanın ötesinde, Yeniden Refah Partisi'nin önümüzdeki döneme ilişkin siyasi söylemlerini ve ekonomik politika önceliklerini ortaya koyduğu bir platform niteliği taşıdı.
Gündemin merkezinde fon krizi: 214 kişilik liste açıklansın!
Erbakan'ın konuşmasında en fazla dikkat çeken başlık, kamuoyunda tartışılan borsa ve yatırım fonları soruşturması oldu.
Fon krizini "yüzyılın dolandırıcılığı" olarak nitelendiren Erbakan, yaşanan gelişmelerin 455 bin vatandaşı doğrudan mağdur ettiğini ve yaklaşık 1 trilyon liralık fon kaybına yol açtığını ileri sürdü.
Erbakan'ın açıklamasına göre, hisse senetlerindeki büyük düşüşten hemen önce içeriden bilgi alarak işlem yaptığı ve 188 milyar liralık haksız kazanç sağladığı iddia edilen 214 kişi ve tüzel kişilik bulunuyor. Erbakan, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul yönetiminin sürece zamanında müdahale etmediğini savunarak, söz konusu kişilerin kimliklerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Konuşmasında şu çağrıyı yaptı:
"O 214 kişilik liste tek bir isim dahi gizlenmeden derhal açıklanmalı ve siyasi uzantıları da mutlaka yargı önüne çıkarılmalıdır!"
Fon soruşturması kapsamında bazı kişilerin elde ettikleri kazançları iade ederek süreçten sıyrıldığını ileri süren Erbakan, mağdur yatırımcıların zararlarının sorumlulardan tahsil edilmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle vatandaşların ana paralarının enflasyon karşısında değer kaybettikten sonra taksitler hâlinde ödenmesini eleştiren Erbakan, bu zararın Hazine, Ziraat Bankası veya vatandaşların vergileri üzerinden karşılanmasına karşı çıktı. Erbakan'ın bu konudaki mesajı açıktı: Fon krizinin faturası, mağdur edilen vatandaşlara değil, sorumlulara çıkarılmalı.
Üç canavara bir yenisi eklendi: Fon canavarı!
Erbakan, ekonomik sorunları anlatırken daha önce kullandığı üçlü eleştiri çerçevesine yeni bir başlık ekledi. Bugüne kadar kamu israfı, faiz giderleri ve imtiyazlı holdinglere yönelik kaynak aktarımını üç temel sorun olarak tanımladığını belirten Erbakan, son fon krizini de dördüncü başlık olarak değerlendirdi.
Böylece konuşmasında dört kavram öne çıktı:
-
Faiz canavarı: Kamu kaynaklarının yüksek faiz giderlerine ayrılması.
-
İmtiyazlı holdingler canavarı: Garanti ödemeleri ve vergi muafiyetleri üzerinden belirli şirketlere kaynak aktarılması iddiası.
-
İsraf canavarı: Kamu harcamalarındaki gereksiz ve verimsiz giderler.
-
Fon canavarı: Yatırımcıların mağdur edildiği öne sürülen fon işlemleri ve soruşturma konusu kazançlar.
Erbakan, 2026 yılının ilk dokuz ayında Hazine'nin faiz ödemelerinin 2 trilyon 251 milyar liraya ulaştığını belirterek, 2027 bütçesinde faize ayrılan yaklaşık 3 trilyon 975 milyar liralık kaynağı eleştirdi.
"Milletin buharlaşan 20 milyar doları nerede?" sorusunu yönelten Erbakan, fon soruşturmasının bütün bağlantılarıyla aydınlatılması gerektiğini savundu.
2027 bütçesine itiraz: Halkın bütçesi mi, faiz bütçesi mi?
Erbakan'ın değerlendirmelerinde 2027 yılı bütçesi de önemli bir yer tuttu.
Resmî konuşma metninde yer alan rakamlara göre 2027 bütçesinde giderlerin 27,27 trilyon, gelirlerin 23,41 trilyon ve bütçe açığının 3,87 trilyon lira olarak öngörüldüğünü belirten Erbakan, faize ayrılan yaklaşık 4 trilyon liralık kaynağın üretim ve sosyal politikalar açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yeniden Refah Partisi'nin ekonomik yaklaşımını ise "Milli Kaynak Paketleri", denk bütçe, havuz sistemi ve üretim ekonomisi kavramları üzerinden açıkladı.
Partinin temel ekonomik hedefi; borçlanma, faiz ve vergi ağırlıklı ekonomik yapı yerine üretim, istihdam ve ihracatı önceleyen bir model oluşturmak olarak ifade edildi.
Emekli, işçi ve asgari ücretli için ne önerdi?
Erbakan, ekonomik değerlendirmelerinde emeklilerin, çalışanların ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısına da geniş yer ayırdı. En düşük emekli maaşına en az 20 bin lira seyyanen zam yapılmasını ve maaşların ayrıca enflasyon oranında artırılmasını istedi.
Emekli maaşının açlık sınırının üzerine çıkarılması gerektiğini belirten Erbakan, asgari ücretin de açlık sınırını aşacak seviyeye yükseltilmesini savundu. Ayrıca kademeli emeklilik ve staj-çıraklık mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti. Partisinin ekonomik hedefleri arasında işçi, memur ve emeklilere en az yüzde 100 maaş zammı verilmesi de yer aldı.
Dış politikada Mekke Anlaşması ve D-8 mesajı
Erbakan'ın konuşmasının bir diğer önemli başlığı dış politika oldu. TBMM'de kabul edilen Mekke Anlaşması'na partilerinin ret oyu verdiğini hatırlatan Erbakan, anlaşmanın bölgesel güvenlik bakımından Türkiye'yi İran ve Yemen gibi ülkelerle karşı karşıya getirebilecek riskler taşıdığını savundu.
ABD yönetiminin anlaşmaya verdiği desteği sorgulayan Erbakan, Türkiye'nin bölgesel çatışmalarda taraf olmak yerine arabulucu rolü üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. Gazze'deki insani durum, İsrail'in Somaliland'daki olası nüfuz alanı, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliği de konuşmasında yer alan konular arasındaydı.
Erbakan, İslam ülkelerinin güvenliğinin dış güçlerin hazırladığı planlarla değil, kendi aralarındaki bağımsız iş birliğiyle sağlanabileceğini belirterek D-8 vizyonunu yeniden gündeme taşıdı...
Sanayici, esnaf ve çiftçi için üretim ekonomisi çağrısı
Toplantıda Türkiye'nin üretim kapasitesi ve reel sektörün karşı karşıya olduğu sorunlar da değerlendirildi.
Erbakan, yüksek kredi faizlerinin sanayiciyi zorladığını, üretim maliyetlerinin yükseldiğini ve sanayideki daralmanın istihdam üzerinde baskı oluşturduğunu savundu.
Tekstil ve hazır giyim sektöründeki kapanmalar, konkordato ve iflas kararları ile esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.
Tarım alanında ise mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerinin üreticiyi zorladığını ifade etti.
Partisinin tarım politikası kapsamında çiftçinin mazotundan ÖTV ve KDV'nin kaldırılması, Tarım Kredi ve Ziraat Bankası borçlarının faizlerinin silinmesi ve faizsiz destek sağlanması hedeflerini açıkladı.
COP31 eleştirisi: İklim politikalarının ekonomik faturası
Antalya'da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi de Erbakan'ın değerlendirmeleri arasında yer aldı. İklim politikalarının Türkiye'nin sanayi, tarım ve hayvancılık sektörlerine yeni maliyetler yükleyebileceğini savunan Erbakan, küresel karbon düzenlemelerinin gelişmekte olan ülkelerin üretim gücünü zayıflatmaması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin sanayisini ve tarımsal üretimini koruması gerektiğini belirterek, iklim politikalarının ekonomik sonuçlarının da dikkate alınması çağrısında bulundu.
Yalova teşkilatı Ankara'daki buluşmada
Ankara'daki toplantının Yalova açısından dikkat çeken yönlerinden biri, Yeniden Refah Partisi Yalova İl Başkanı Emre Özdemir'in katılımı oldu.
Özdemir'in toplantıda yer alması, Yalova teşkilatının genel merkez düzeyindeki siyasi değerlendirme ve koordinasyon çalışmalarına katılımı bakımından önem taşıdı. Yalova İl Teşkilatı, kısa süre önce gerçekleştirdiği ekim ayı İl Divan Toplantısı'nda da saha faaliyetleri, örgütlenme çalışmaları, vatandaşlarla doğrudan temas ve kentin yerel sorunlarını gündeme taşımıştı.
İl Başkanı Özdemir, Yalova'daki teşkilat çalışmalarında siyasetin yalnızca toplantı ve organizasyonlarla sınırlı kalmaması, vatandaşın gündelik sorunlarına dokunan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Ankara'daki toplantı da yerel teşkilatların genel merkez politikalarıyla eşgüdüm içerisinde hareket etmesi ve önümüzdeki dönemin çalışma hedeflerinin ortaklaştırılması açısından önem taşıyor.
Yeniden Refah'ın önündeki hedef: Milli Görüş politikalarını sahaya taşımak
Erbakan, konuşmasının son bölümünde partisinin iktidar hedefini ve ekonomik modelini ortaya koydu.
Milli Görüş anlayışı çerçevesinde "Önce imtiyazlılar değil, önce millet" yaklaşımını savunan Erbakan; faiz giderlerinin azaltılması, kamu israfının önlenmesi, üretimin desteklenmesi, istihdamın artırılması ve sosyal adaletin güçlendirilmesini temel hedefler arasında sıraladı.
Denk bütçe ve havuz sistemi gibi Necmettin Erbakan döneminden gelen ekonomik modellerin yeniden uygulanmasını savunan parti lideri, Milli Kaynak Paketleri üzerinden finansman oluşturulacağını ifade etti.
Ankara'daki toplantının ortaya koyduğu tablo, Yeniden Refah Partisi'nin önümüzdeki dönemde özellikle ekonomik kriz, fon soruşturması, emekli hakları, üretim politikaları ve dış politika başlıklarını siyasi gündeminin merkezinde tutacağını gösteriyor.
Yalova İl Başkanı Emre Özdemir'in de katıldığı buluşma, genel merkezin belirlediği siyasi ve ekonomik gündemin yerel teşkilatlara taşınması bakımından dikkat çekti.
Önümüzdeki süreçte asıl belirleyici olan ise Ankara'da dile getirilen bu hedeflerin Yalova başta olmak üzere il ve ilçe teşkilatlarında nasıl bir saha çalışmasına, vatandaşla nasıl bir iletişime ve somut politika önerilerine dönüştürüleceği olacak.
Yazar: Gülçin Hayat