DOLAR
50,15 ₺
EURO
56,04 ₺
STERLİN
67,30 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Politika Gündem Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Yalova Haber Magazin Yazarlar
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Emine Erdoğan’ın katılımıyla açılan “ÖZGÜ-Bize Özgü” sergisinde Yalova’nın el emeği de yerini aldı

Türkiye’nin 81 ilinden 81 kadın sanatkâr ve zanaatkârın eserlerini buluşturan organizasyonda Yalova, geleneksel el sanatlarıyla temsil edildi.

|
Emine Erdoğan’ın katılımıyla açılan “ÖZGÜ-Bize Özgü” sergisinde Yalova’nın el emeği de yerini aldı

 

Türkiye’nin 81 ilinden 81 kadın sanatkâr ve zanaatkârın eserlerini buluşturan organizasyonda Yalova, geleneksel el sanatlarıyla temsil edildi. AK Parti Yalova Kadın Kolları Başkanı Avukat Selihan Dicle Şimşek’in katıldığı programda, Yalova Geleneksel El Sanatları Derneği Başkanı ve tezhip, minyatür, iğne oyası sanatçısı Hülya Yılmaz’ın eserleri de sergilendi.

Anadolu'nun kültürel hafızası, kadınların maharetli ellerinde hayat bulan sanat ve zanaat eserleriyle İstanbul'da buluştu. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığının ev sahipliğinde, 6 Kasım 2026 tarihinde Rami Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen “Zanaatkâr Kadınlar Türkiye – 81 İl, 81 Kadın, 81 Hikâye” programı, geleneksel sanatların korunması ve kadın emeğinin görünür kılınması açısından önemli bir organizasyona dönüştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen programda, 81 ilden kadın sanatkâr ve zanaatkârların eserlerinin yer aldığı “ÖZGÜ – Bize Özgü” sergisinin açılışı yapıldı.

Emine Erdoğan, açılış programında yaptığı konuşmada geleneksel sanatların yalnızca geçmişten kalan estetik değerler olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu sanatların yaşatılması ve geleceğe taşınmasının önemine dikkat çekti.

Emine Erdoğan: Kadınlar sanatın ve zanaatın atan kalbi

Emine Erdoğan'ın konuşması, organizasyonun kültürel ve toplumsal mesajını ortaya koyan en önemli bölümlerden biri oldu.

Geleneksel sanatların bir toplumun kimliğini, tarihini ve ortak hafızasını taşıdığına işaret eden Erdoğan, bir halkın belleğinin türkülerden şiirlere, masallardan motiflere ve ilmeklere kadar uzanan geniş bir kültürel birikimle oluştuğunu ifade etti.

Geleneksel sanatların geçmişe hapsedilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, konuşmasında şu ifadeyi kullandı:

“Kültürün gelecek nesillere aktarılmasında ve geleneksel sanatların korunmasında, kadınların vazgeçilmez bir rolü vardır. Şahsen ben kadınların sanatın ve zanaatın atan kalbi olduğunu düşünüyorum.”

Erdoğan, Kayseri'nin Bünyan ilçesinde halı dokuyan kadınların üretim geleneğinden örnekler vererek, birlikte çalışmanın, emeği ve zamanı paylaşmanın Anadolu'ya özgü dayanışma kültürünün bir parçası olduğunu anlattı.

Kadınların yalnızca eser üretmediğini, aynı zamanda motifleri, teknikleri, inanışları ve üretim kültürünü kuşaktan kuşağa aktardığını belirten Erdoğan, geleneksel sanatların başka kadınlara öğretilmesinin ve usta-çırak ilişkisinin sürdürülmesinin önemine değindi.

Programın ardından Emine Erdoğan ve protokol üyeleri serginin açılış kurdelesini kesti. Erdoğan, sergi alanını gezerek kadın zanaatkârların eserlerini inceledi ve üreticilerden çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Anadolu Bacıları'ndan bugünün kadın zanaatkârlarına

Programda konuşan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan da organizasyonun tarihsel ve kültürel arka planına dikkat çekti.

Ercan, Anadolu'nun üretim kültüründe kadınların tarih boyunca üstlendiği role değinerek, 13. yüzyılda Ahi Evran'ın yol arkadaşı Fatma Bacı'nın öncülüğünde kurulan Anadolu Bacıları geleneğini hatırlattı.

Kadınların üretim, dayanışma ve toplumsal hayat içerisindeki tarihsel konumuna işaret eden Ercan, sergide yalnızca 81 eserin değil, aynı zamanda 81 farklı yaşam hikâyesinin buluştuğunu ifade etti.

Ercan, Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen Dokuma Atlası ve Anadoludakiler çalışmalarının yerel kültürel değerleri yeniden görünür kılma bakımından sergiye ilham verdiğini belirtti. Bu yönüyle organizasyon, kadınların el emeğini sergilemenin ötesinde, yerel üretim bilgisinin korunması, kültürel mirasın tanıtılması ve geleneksel zanaatların ekonomik ve toplumsal hayatta yeniden değer kazanması açısından da önem taşıdı.

Yalova, Hülya Yılmaz'ın eserleriyle temsil edildi

Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden seçilen kadınların eserlerinin buluştuğu sergide Yalova da kendi kültürel birikimiyle yer aldı. Yalova Geleneksel El Sanatları Derneği Başkanı, tezhip, minyatür ve iğne oyası sanatçısı Hülya Yılmaz'ın el emeği çalışmaları, “ÖZGÜ – Bize Özgü” sergisinde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Yılmaz'ın katılımı, Yalova'da geleneksel sanatların yaşatılması ve tanıtılması yönündeki çalışmaların ulusal bir platformda temsil edilmesi bakımından dikkat çekti.

Hülya Yılmaz, sergide eserlerinin yer almasının kendisi ve Yalova'nın kültürel değerleri açısından taşıdığı önemi şu sözlerle değerlendirdi:

“Her sanat eserinin arkasında büyük bir emek, sabır ve kültürel birikim bulunuyor. Tezhip, minyatür ve iğne oyası gibi geleneksel sanatlarımızı yaşatmak, geçmişten aldığımız mirası geleceğe taşıma sorumluluğumuzun bir parçası. Yalova'yı 81 ilin buluştuğu böyle önemli bir organizasyonda temsil etmekten büyük mutluluk duydum. Bu sanatların özellikle genç kuşaklarla buluşmasını ve usta-çırak geleneğinin devam etmesi benim için büyük önem taşıyor.”

Selihan Dicle Şimşek'ten Yalova vurgusu

Programa katılan AK Parti Yalova Kadın Kolları Başkanı ve Av. Selihan Dicle Şimşek de kadın emeğini, üretimi ve kültürel değerleri ön plana çıkaran bu önemli buluşmada Yalova'yı temsil etti.

Av. Selihan Dicle Şimşek, Emine Erdoğan’ın öncülüğü ve teşebbüsüyle hayata geçirilen bu anlamlı organizasyonda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve şu ifadelere yer verdi:

“Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin geleneksel sanatlarımızın korunması, kadın emeğinin görünür kılınması ve kültürel mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki hassasiyeti ve öncülüğüyle gerçekleştirilen bu organizasyonu son derece kıymetli buluyorum. Türkiye’nin 81 ilinden kadınlarımızın emeklerini, yeteneklerini ve hikâyelerini aynı çatı altında buluşturan böyle bir serginin hayata geçirilmesi, kültürel değerlerimize sahip çıkılması bakımından çok anlamlıdır.

Bu özel buluşmada Yalova’mızın da Hülya Yılmaz’ın eserleriyle temsil edilmesi bizler için ayrıca gurur verici. Kadınlarımızın üretim gücünü destekleyen, geleneksel sanatlarımızı yaşatan ve bu değerleri geleceğe taşıyan her çalışmanın yanında olmayı önemsiyoruz. Bu güzel organizasyona öncülük eden Sayın Emine Erdoğan’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Şimşek, son olarak organizasyonun kadınların toplumsal hayattaki üretici rolünü görünür kılması ve yerel değerlerin ülke genelinde tanıtılması açısından önem taşıdığını belirtti.

“ÖZGÜ – Bize Özgü” sergisi, 6-30 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Rami Kütüphanesi'nin F3 Salonu'nda ziyaretçilere açık olacak. Dokumadan çulhacılığa, sedef kakmadan örgüye, tezhipten kukla yapımına kadar farklı zanaat dallarını bir araya getiren sergi, kadınların üretim süreçlerini ve ilham veren yaşam hikâyelerini de ziyaretçilerle buluşturuyor.

81 kadının emeğinden doğan ortak Anadolu hafızası

Serginin konsepti, taşıdığı anlam bakımından da dikkat çekici. “81 İl, 81 Kadın, 81 Hikâye” yaklaşımı, yalnızca Türkiye'nin coğrafi çeşitliliğini değil, Anadolu'nun farklı şehirlerinde yaşayan kadınların üretim kültürünü, kişisel deneyimlerini ve ortak hafızasını da görünür kılıyor.

Serginin tanıtım metninde ifade edildiği üzere, 81 ayrı elin kendine özgü hüneriyle ortaya çıkan çalışmalar, farklı hayalleri ve yaşam hikâyelerini Anadolu'nun ortak hafızasında buluşturuyor. Burada kadın, yalnızca üreten kişi değil; kültürel mirasın taşıyıcısı, geçmişle gelecek arasında bağ kuran ve toplumsal hafızayı yaşatan temel özne olarak konumlandırılıyor.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kollarının öncülüğünde hayata geçirilen ÖZGÜ sergisi, bu yönüyle kadın emeğini daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan bir kültür platformu niteliği taşıyor. Farklı teknikler, malzemeler ve üretim araçlarıyla ortaya konulan eserler, ortak bir ustalık ve kültürel aidiyet duygusunda birleşiyor. Rami Kütüphanesi'nin tarihî atmosferinde ses, ışık ve video enstalasyonlarıyla desteklenen sergileme anlayışı da geleneksel sanatların çağdaş sunum olanaklarıyla buluşmasını sağlıyor.

Kısacası, bu sergi herkese Anadolu'nun kültürünün yalnızca geçmişin mirası olmadığını, bugünün  kadınlarının da ellerinde yeniden üretilen ve geleceğe taşınan canlı bir değer olduğunu ispat etti. Yalova'nın Hülya Yılmaz'ın eserleriyle bu ortak hafızada yer alması da kentin kültürel zenginliğinin 81 ilin hikâyesine eklenen özgün bir imzası oldu...

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

Son haberler