DOLAR
48,17 ₺
EURO
56,17 ₺
STERLİN
65,80 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

BAYRAKTEPE’DE 31 EV TOPRAĞA GÖMÜLÜYOR, YÜRÜYEN KÖŞK ENGELİ AŞAMIYOR; SIRA ESNAFIN DÜKKÂNINA GELİNCE BÜROKRASİ ROKET HIZIYLA ÇALIŞIYOR!

Esnafa Plansız Mağduriyet: Yalova’da Eğitim Takdir Toplarken, Rızık Unutuldu!

|
BAYRAKTEPE’DE 31 EV TOPRAĞA GÖMÜLÜYOR, YÜRÜYEN KÖŞK ENGELİ AŞAMIYOR; SIRA ESNAFIN DÜKKÂNINA GELİNCE BÜROKRASİ ROKET HIZIYLA ÇALIŞIYOR!

Bugünlerde Yalova Valiliği, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi arasında imzalanan protokol çerçevesinde Hacı Saffet Çam Okulu’nun yıkılarak yerine modern ve güvenli bir eğitim kompleksi inşa edilmesi resmiyet kazanmıştır.

Pamukkale Üniversitesi teknik raporları, MEB İnşaat ve Emlak Dairesi kararı ile İl Genel Meclisi kararı doğrultusunda 1999 öncesi B225 beton standardına sahip yapının depreme dayanıklı C30 seviyesine getirilmesi çocukların can güvenliği açısından tartışmasız bir zorunluluk olarak görülmüştür.

Ancak burada kafa karıştıran bazı  çelişkiler var ki, onları konuşmak istiyorum...

 Yani  bürokrasinin hızı ve öncelik sıralaması açıkcası beni bir araştırmacı gazeteci olarak şaşırttı.

Eski valilerin ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın da bizzat gelip, görüp ve açık kararlarına rağmen Bayraktepe’de kayma riski altındaki en az 31 ev yıllardır kentsel dönüşüm beklerken, kentin sembolü Yürüyen Köşk’ün restorasyonu bürokratik engelleri aşamazken; işin içinde 10 esnafın dükkânını boşaltıp tahliye etmeye gelince bürokrasi aniden roket hızına nasıl geçti? 

Neden vakfın öğrenciye ayıracağı bursun gelir kaynağı olan dükkanlar konu olunca ve bu mesele de ders yılına 1 aydan bile az kala zaman kesiğinde jet hızıyla uygulama kararı alındı? 

Klassik cevapları düşünüyorsunuzdur siz de, eminim: Çocuklar bizim geleceğimizdir ve çocukların can güvenliği bakımından okullarin yenilenmesi önemlidir!

Tamam...

Peki, Bayraktepe'deki yıkım kararı çıkmış evlerde çocuklar yaşamıyoru mu? 

Evlerin tehlikesizliğini sağlamazsak ve o cocukların hayati tehlikesi varken o evlerde, o yenilenmiş okullarda hangi çocuklar okuyacak? 

Pamukkale Üniversitesinin okullarla ilgili teknik raporu var da, bugüne kadar Bayraktepe'deki evler için neden hiç bir teknik rapordan bahis bile edilmedi?

Bakın, bu şehir hepimizin, okul da, o okulda eğitim gören çocuklar da, mağdur olan esnaf da, eski okulun yerine depreme dayanıklı güvenli bir okul inşa etmek isteyen ve eski okulu kaldırmak isteyen yetkili de bizimdir...

Kimse bize düşman değildir! 

Ama bu konunun tahlil edilmesi ve gerçek anlamda konuya ayna tutulmasına ihtiyaç var... 

Yani gerçek anlamda, kentteki idari makamların öncelik sıralaması kamu vicdanını sızlatıyor, desem yeri var. 

Eğri oturalım ama yeter ki, doğruları konuşalım: 

Bayraktepe Toprak Kayıyor, Kararlar Halı Altına Süpürülüyor: Yıllardır heyelan tehlikesiyle burun buruna yaşayan, bakanlık ve valilik düzeyinde kararları bulunan 31 ev acil kentsel dönüşüm beklerken tek bir çivi çakılmıyor...

Yürüyen Köşk Konusu: Atatürk’ün mirası Yürüyen Köşk’ün restorasyonunda "çözüldü" denilen bürokratik engeller bir türlü aşılamazken hala beklemedeyiz...

Sıra Dükkân Tahliyesine Gelince Hız Rekoru: Söz konusu okul altındaki 10 dükkânın boşaltılması olunca,  önceden haber verilmeyen esnaf kapı dışarı ediliyor, yeni ders yılına sayılı günler kalırken, burs aldıkları vakfın gelir kaynağı kesiliyor. 

Buna karşın Millî Eğitim Bakanlığı son derece haklı ve doğru bir kararla, şefkatli elini uzatarak 800 öğrencimizin can güvenliğini sağlamak için Saffet Çam Okulu’nu yenileme kararını hiçbir engele takılmadan ışık hızıyla almıştır.

İnsanın içinden "Acaba kentteki diğer tüm yıkım, dönüşüm ve restorasyon işlerini de Millî Eğitim Bakanlığı’na mı havale etsek?" diye sormak geçmiyor değil!

Bakanlığın çocukların geleceğini korumak adına attığı bu adım son derece takdire şayandır ve devletimizin asli görevidir. - Bu konu net!

Ancak sorun şuradadır ki, okul altındaki 10 dükkânın tahliyesi jet hızıyla yürütülürken esnafın bu 1 yılda ne yiyip ne içeceği resmî planlamada basitçe unutulmuş bulunuyor...

Devletimizin burada esnafı  mağdur etme gibi bir hedefi olmadığını adım gibi biliyorum.  "Çürük binayı yenileme heyecanıyla" olsa gerek ki, karar alınırken o esnafın günlük rızkını ve geçimini hesaba katmayı gözden kaçırmıştır muhtemel...

Yeni eğitim yılına günler kala tebligat alan esnaf kötü niyetin değil tabii ki de, işte bu insani boyutu "düşünmeyen" plansızlığın faturasıyla baş başa kalmış,  dükkân kiralarıyla okuyan dar gelirli öğrencilerin vakıftan aldıkları burs kaynağının da istemeden kesilmesine yol açmıştır.... 

Kapıda da erken seçim var, bir de konunun tamamen başka bir boyutu var değil mi?

Mağdur esnaflarla görüştüm...

Ocak ayına kadar kira kontratı olan dükkan sahiplerine, yetkililer "İnşaat bitince esnafa yeni dükkân verilecek" müjdesini veriyor tabii ki...

 Ancak şu sorunun acı bir tarafı da var: Yapımı 6 ila 12 ay sürecek olan bu inşaat boyunca evini günlük cirosuyla geçindiren 10 esnaf evine nasıl ekmek götürecek?

Fırıncı, dönerci, ayakkabıcı ve çay ocağı işletmecisi olan esnaf dev holding sahibi değildir ki...

Dükkânın kepengi indiği an gelir tamamen sıfırlanacaktır. Hele borcu olanı, taksitle dükkanı açanı demiyorum... Yanlarında çalışan personelin tazminatları, biriken faturalar, vergi ve aile geçimi tam 1 yıl boyunca askıda kalacaktır!

Bugüne kadar esnafa bu süreçte ticaretini sürdürebileceği geçici  ne prefabrik pazar alanı ne de bu inşaat sırasında onların mağduriyetlerini karşılayacak tek bir yardım teklifi yapılmamıştır. 

Çocuklarımızın güvenliği için okulların modern C30 beton standardında yenilenmesi elbette şarttır. Ancak insan canının hiçe sayıldığı Bayraktepe’de ve tarihin çürümeye terk edildiği Yürüyen Köşk’te ağır aksak yürüyen bürokrasi, konu esnafın rızkına gelince giyotin gibi çalışması normal mi? 

Burada önemli olan şu:  İdari makamlar "İnşaat bittiğinde dükkân sizin" vaadini bırakıp, "İnşaat sürerken de devlet esnafının yanındadır" diyerek acil geçim tazminatı ve geçici dükkân alanını da aynı jet hızıyla gelen tebliğat gibi  açıklamak zorundadır!  

Konuyla ilgili araştırmalarımız devam ediyor...

Takipte kalın.

 

Yazar: Ülker Fermankızı

 

 

 

Son haberler