DOLAR
48,57 ₺
EURO
56,50 ₺
STERLİN
65,91 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

KÖPRÜ VE OTOYOLLARDA ÖZELLEŞTİRME KARARI: 30 YILLIK İŞLETME DEVRİ RESMEN BAŞLADI...

KÖPRÜ VE OTOYOL ÖZELLEŞTİRMELERİ: BUGÜNÜN SICAK PARASI, YARININ MALİYYETİ Mİ?

|
KÖPRÜ VE OTOYOLLARDA ÖZELLEŞTİRME KARARI: 30 YILLIK İŞLETME DEVRİ RESMEN BAŞLADI...

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) mülkiyetindeki stratejik otoyol ağları ve Boğaz köprülerinin özelleştirme kapsam ve programına alınması, ekonomi ve ulaştırma gündeminin ilk sırasına yerleşti. İhale süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye'nin en yüksek trafik hacmine sahip kara yolu hatlarının işletmesi özel sektöre devrediliyor.

Kapsam ve Süreç: 30 Yıllık İşletme Hakkı Devri

Alınan karar doğrultusunda, kamu varlıklarının mülkiyet satışı değil, 30 yıl süreyle "işletme hakkının devri" (işletme hakkı verilmesi) yöntemi uygulanacak. Sürecin en geç 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanması hedefleniyor.

İhale ve devir işlemleri nihayetine erene kadar söz konusu güzergâhlardaki tüm bakım, onarım, güvenlik ve işletme sorumlulukları Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülmeye devam edecek.

Ekonomik ve İdari Değerlendirmeler: Tarafların Yaklaşımları

Kararın ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan açıklamalarda, modelin hukuki ve mali çercevesine vurgu yapıldı.

Mülkiyet Rejimi ve Gelir Yapısı: Yetkililer, taşınmazların devlete ait kalmaya devam edeceğini, yapılan işlemin yalnızca uzun vadeli bir işletme sözleşmesi olduğunu belirtti. Otoyol ve köprülerden elde edilen brut gelirlerin önemli bir kısmının rutin bakım, ağır onarım, modernizasyon ve personel giderlerine ayrıldığı, özelleştirme modeliyle bu mali yükün kamu üzerindeki payının hafifletilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

Hizmet Esasları ve Personel Hakları: Ücretsiz olarak kullanılan mevcut yolların ücretli hale getirilmesinin söz konusu olmadığı, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde mevcut kamu personelinin özlük haklarının korunacağı kaydedildi.

Diğer yandan ekonomi çevreleri ve ulaştırma uzmanları, işletme hakkı devri modellerinde ihale şartnamelerinin, geçiş ücreti politikalarının ve kamu yararını gözeten denetim mekanizmalarının titizlikle kurgulanmasının sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Özelleştirme programına alınan güzergâhlar Türkiye’nin en yoğun araç trafiğine sahip ana damarlarından oluşuyor:

  • Boğaz Köprüleri: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü.

  • Ana Hatlar: Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme, İzmir-Aydın otoyolları.

  • Çevre Yolları ve Yeni Bağlantılar: Niğde-Pozantı Otoyolu, Ankara, İzmir ve Gaziantep Çevre Otoyolları ile Bursa Çevre Otoyolu bağlantı yolları.

Örneğin, Boğaz Köprüleri: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü.

Ana Hatlar: Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme, İzmir-Aydın otoyolları.

Çevre Yolları ve Yeni Bağlantılar: Niğde-Pozantı Otoyolu, Ankara, İzmir ve Gaziantep Çevre Otoyolları ile Bursa Çevre Otoyolu bağlantı yolları.

Peki, bu alınan kararı objektiv olarak değerlendirdiğimizde, ister istemez, avantajlar  ve riskler nedir diye kendi kendine sormak da gerekiyor açıkcası...

Konunun iyi tarafı odur ki, ekonomik olarak dar bir boğazdan geçtiğimiz bugünlerde işletme hakkı devri (ihale) yoluyla devletin kasasına tek seferde yüksek miktarda peşin kaynak girecek; bu da kamu finansmanını ve bütçe dengesini kısa vadede rahatlatacaktır.  Diğer taraftan asfalt yenileme, teknolojik altyapı, rutin bakım, ağır onarım ve personel giderleri kamu bütçesinden çıkarak işletmeci firmanın sorumluluğuna geçecektir.  Özel sektörün dinamizmi sayesinde otoyol üzerindeki tesislerin, acil müdahale hizmetlerinin ve gişe geçiş sistemlerinin modernizasyonu hızlanabilecek ve erken seçim sürecine de hızlandırılmış şekilde hazırlanmak mümkün olacaktır.  En büyük avantaj ise, söz konusu olan mülkiyet devlette kalıyor. Yani,  bir satış işlemi olmadığı için yolların ve köprülerin tapusu kamuda kalacak, 30 yıllık sözleşme süresi dolduğunda tüm altyapı tekrar devlete devredilecektir... 

Gelelim konunun risklerine...

Gelecekteki düzenli gelirden mahrum kalınacak. Yani, köprü ve otoyollar kamuya her yıl düzenli ve yüksek miktarda net nakit akışı sağlamaktadır. Bunu gözardı edemeyiz. Özelleştirme ile bu uzun vadeli garanti gelir özel sektöre aktarılmış olacak.  Geçiş ücretleri ve zam baskısı ile de karşılaşacağız. Yani özel işletmeci devlet değil artık,  kâr odaklı yaklaşımı ve olası enflasyon/döviz endeksli sözleşme maddeleri, ilerleyen yıllarda sürücüler için geçiş ücretlerinin yükselmesine yol açabilir.

Diğer taraftan, araç geçiş garantisi riski de var.  Eğer ihale şartnamesinde Yap-İşlet-Devret (YİD) projelerindeki gibi "araç geçiş garantisi" yer alırsa ve hedeflenen sayılara ulaşılamazsa, aradaki fark kamu bütçesinden (hazine) ödenebilmesi de bir risktir. 

Bir de burada bir denetleme mekanizmasına da ihtiyaç duyulacaktır. Yani  sözleşme süresince işletmeci firmanın yol güvenliği ve bakım standartlarına tam uyup uymadığının takibi için çok sıkı bir kamusal denetimi de zorunlu hale gelecektir. 

DEVRİ PLANLANAN KÖPRÜ VE OTOYOLLARIN TAM LİSTESİ

Özelleştirme kapsam ve programına alınan kamu varlıkları, Türkiye’nin en yüksek araç trafiğine ev sahipliği yapan şu ana arterler olarak bilinir. 

  • Boğaz Köprüleri:

  • 15 Temmuz Şehitler Köprüsü

  • Fatih Sultan Mehmet Köprüsü

  • Otoyol Ağları:

  • Avrupa Otoyolu (Edirne - İstanbul)

  • Anadolu Otoyolu (İstanbul - Ankara)

  • İzmir - Aydın Otoyolu

  • İzmir - Çeşme Otoyolu

  • Pozantı - Tarsus - Mersin Otoyolu

  • Tarsus - Adana - Gaziantep Otoyolu

  • Toprakkale - İskenderun Otoyolu

  • Gaziantep - Şanlıurfa Otoyolu

  • Niğde - Pozantı Otoyolu (Yeni eklendi)

  • Çevre Otoyolları ve Bağlantı Yolları:

  • Ankara Çevre Otoyolu

  • İzmir Çevre Otoyolu

  • Gaziantep Çevre Otoyolu (Yeni eklendi)

  • Bursa Çevre Otoyolu (Çağlayan Kavşağı - Yenişehir Kavşağı arası) (Yeni eklendi)

  • Güzergahlardaki tüm hizmet tesisleri, bakım-işletme binaları ve ücret toplama merkezleri.

Merak edilen en önemli konu: 

Bu yolların yıllık gelir hazineye sağladığı katkı ne kadardı?  

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün mali verilerine ve bütçe raporlarına bakarsak,  2025 yılı verilerine göre kamu işletmesindeki köprü ve otoyollardan KDV ve belediye payları düşüldükten sonra 26 milyar 745 milyon TL net gelir sağlandı. 2025 yılı ortalama döviz kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre, özelleştirilmek istenen bu yapılar kamunun kasasına yıllık 675 milyon doların üzerinde brüt girdi sağlıyordu. 

Buarada iki Boğaz köprüsünden 161,3 milyon araç geçişiyle yıllık yaklaşık 144,5 milyon dolar (5,71 milyar TL) net tahsilat yapıldı.

 Otoyol ağlarından ise 424,6 milyon araç geçişiyle yıllık yaklaşık 530 milyon dolar (21,03 milyar TL) net gelir sağlandı.

Muhalefet ve bazı ekonomi çevreleri, bu yapıların 30 yılda kamuya 18 milyar doların üzerinde kâr getirebileceğini ve satışın kamu zararı yaratacağını savunurken; Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) ise 675 milyon dolarlık rakamın brüt gelir olduğunu, bunun yaklaşık yarısının asfalt, bakım, yenileme, modernizasyon ve personel giderlerine harcandığını ifade ediyor. 

Peki, gelelim konunun en can alıcı kısmına:

NE KADARA DEVREDİLDİ? 

Ve ya ihale bedeli belli mi? 

Elde edilen bilgilere göre, henüz satış ve devir bedeli netleşmemiş.  Süreç henüz Cumhurbaşkanı Kararı ile "özelleştirme kapsam ve programına alma" aşamasındadır. Dolayısıyla ihale ilanı, teklif toplama ve nihai devir bedelleri henüz gerçekleşmemiş bulunuyor. 

Ama hatırlatmak gerekir ki, benzer bir özelleştirme ihalesi 2012 yılında yapılmıştı. Koç Holding - UEM Group - Gözde Girişim ortaklığı 8 otoyol ve 2 köprü için 5,72 milyar dolar teklif vererek ihaleyi kazanmış, ancak daha sonra ihale bedeli düşük bulunduğu gerekçesiyle iptal edilmişti...

Hazine ve Maliye Bakanlığı, yeni süreçte satış yapılmayacağını, tapuların kamu elinde kalacağını ve işletme hakkının 30 yıla kadar kiralanacağı ve devir işlemleri tamamlanana kadar (en geç 31 Aralık 2031) tüm bakım ve işletme yükümlülüğü Karayolları Genel Müdürlüğü denetiminde devam edeceği bildirliyor. 

Devletin stratejik ulaşım damarlarını kapsayan bu karar, yalnızca bugünün bütçe ihtiyaçlarını değil, önümüzdeki 30 yılın ulaşım maliyetini ve kamu finansmanı dengelerini şekillendirecek nitelikte. İşlemin bir "mülkiyet satışı" değil "işletme hakkı devri" olması ve altyapının devlette kalması hukuki açıdan önemli bir güvence sunsa da nihai tabloyu belirleyecek olan unsur ihale şartnamelerinin içeriği olacaktır.

Gelecekte faturanın vatandaşa ve kamu bütçesine olumsuz yansımaması; şeffaf kurgulanacak ihale süreçlerine, geçiş ücreti politikalarının dengeli tutulmasına ve kamunun denetim yetkisini tavizsiz işletmesine bağlıdır. Kararın getireceği asıl bilançoyu, önümüzdeki günlerde netleşecek ihale detaylarında hep birlikte göreceğiz.

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

Son haberler