DOLAR
48,57 ₺
EURO
56,50 ₺
STERLİN
65,91 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

KARAMÜRSEL’DE GÖRÜNENİN ARDINDAKİ SİYASET

Kamil Yaman, Özgür Özel’e Doğan Çitil’i Göstererek Ne Söyledi?

|

Siyasette bazen söylenen sözlerden çok, görüntüler konuşur...

Karamürsel’de geçtiğimiz hafta CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gerçekleştirdiği buluşma da tam olarak böyle bir görüntü ortaya koydu.

İlk bakışta sıradan bir siyasi buluşma gibi görünen görüşmenin görüntüleri daha dikkatli incelendiğinde, Yalova siyaseti açısından cevap bekleyen çok sayıda soru ortaya çıkıyor, diye biliriz.

Özgür Özel’in Karamürsel programına Yalova’dan farklı siyasi isimler ve belediye başkanları da katıldı. Ancak dikkat çeken ilk ayrıntı, Yalova Yeni Parti İl Başkanı Erdem Doğancı başta olmak üzere il ve ilçe teşkilatları ile belediye başkanlarının programa katılması olurken, Kadıköy Belediye Başkanı Yılmaz Tavşan ve Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele’nin bu görüşmede bulunmamasıydı. 

Gerçi, Kadıköy Belediye Başkanı Yılmaz Tavşan, Karamürsel’deki görüşmeye sağlık sorunları nedeniyle katılamadığını ve bu durumun herhangi bir siyasi gerekçeyle kesinlikle ilgili olmadığını açıkladı.

Bir başka dikkat çekici isim ise Kaytazdere Belediye Başkanı Doğan Çitil oldu.

Çitil’in CHP içerisinde kaldığını ifade etmesine rağmen Özgür Özel’in Karamürsel’deki programında yer alması, doğal olarak siyasi açıdan dikkat çekti.

Üstelik elimizde görüşmenin canlı yayın görüntüleri bulunuyor. Ve bu görüntüler, bazı soruları daha da net görmemize yardımcı oluyor ama ardından da çok sayıda sorular bırakmıyor değil...

ERDEM DOĞANCI İLE İLK TEMAS DİKKAT ÇEKTİ

Görüntülerde Özgür Özel’in Yalova’dan gelen isimlerle tek tek görüştüğü görülüyor.

İlk dikkat çeken temaslardan biri, CHP'den ayrılarak Yeni Parti'ye geçen Yalova Yeni Parti İl Başkanı Erdem Doğancı ile Özgür Özel arasında gerçekleşiyor.

Doğancı'nın CHP'den ayrılışının ardından Özgür Özel'le karşılaşması zaten başlı başına siyasi açıdan dikkat çekiciydi... Neredeyse, parti kurulmasından sonra ilk kes kamera karşısında bir araya geliyorlardı...

Ancak görüntülerdeki temasın diğer bazı isimlerle kıyaslandığında oldukça kısa, mesafeli ve soğuk bir görüntü vermesi de gözlerden kaçmadı.

Elbette birkaç saniyelik bir görüntü üzerinden iki insan arasındaki ilişkinin boyutunu kesin olarak değerlendirmek çok zor.  Fakat siyasette görüntüler, bazen bir jest bile mesaj taşıyabiliyor.

Özellikle Doğancı'nın CHP'den ayrılışının zamanlaması düşünüldüğünde, bu kısa temas ister istemez “Acaba arka planda başka bir siyasi kırgınlık veya mesafe mi var?” sorusunu gündeme getiriyor.

BAZI BELEDİYE BAŞKANLARIYLA SICAK TEMAS DA GÖZDEN KAÇMADI AMA... 

Görüntülerde Özgür Özel'in bazı belediye başkanlarıyla daha sıcak ve samimi bir şekilde görüştüğü de dikkat çekiyor.

Özellikle Çınarcık belediye Başkanı Avni Kurt, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ve Koru Belediye Başkanı  Kamil Yaman ile gerçekleşen temaslar daha sıcak bir görüntü verirken, ardından Turan Canbay ile görüşme de sıcak denilecek şekilde gerçekleşiyor.

Ancak asıl dikkat çekici an henüz gelmiş değil.

Çünkü bundan sonraki birkaç saniye, Karamürsel buluşmasının en çok konuşulacak görüntüsünü ortaya çıkarıyor.

KAMİL YAMAN DOĞAN ÇİTİL’İ NEDEN GÖSTERDİ?..

Özgür Özel, Kaytazdere Belediye Başkanı Doğan Çitil ile tokalaşıyor. Tam bu sırada Koru Belediye Başkanı Kamil Yaman'ın başparmağıyla Doğan Çitil'i işaret ettiği görülüyor.

Yaman'ın Özgür Özel'e Çitili işaret ederek   bir şeyler söylediği görüntülerden anlaşılıyor. Özgür Özel ise Yaman'ın söylediklerine başıyla karşılık veriyor ve yürüyüşüne devam ediyor. 

İşte burada asıl soru ortaya çıkıyor:

Kamil Yaman, Özgür Özel'e Doğan Çitil'i göstererek ne söyledi?

Çünkü görüntü var. İşaret var. Özgür Özel'in verdiği bir karşılık var. Ancak konuşmanın içeriği net olarak duyulmuyor.

Kamil Yaman ne söyledi?

Çitil'in CHP içerisinde bulunduğunu mu hatırlattı? Başka bir siyasi mesaj mı verdi? Yoksa tamamen o ana özgü, gündelik bir konuşma mı gerçekleşti?

Bunu şu aşamada bilmiyoruz. Fakat görüntünün kendisi ortada...

BİR BAŞKA DETAY: GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ...

Karamürsel görüntülerindeki bir başka ayrıntı da Doğan Çitil'in Özgür Özel'le görüşmesi sırasında güneş gözlüğünü çıkarmaması. Programdaki diğer belediye başkanları ve siyasi isimlerin büyük ölçüde gözlüksüz olması nedeniyle bu ayrıntı ayrıca dikkat çekiyor. Elbette bunun sebebi güneş olabilir.

Buradan “tanınmamak için gözlük taktı” şeklinde kesin bir sonuç çıkarmak da doğru olmaz ama düşünmemek de elimizde değil açıkcası...

Ancak görüntüler üzerinden şu soru sorulabilir:

Çitil neden Özgür Özel'le görüşürken güneş gözlüğünü çıkarmadı?

Bu sadece tesadüf müydü?

 Yoksa o anın görüntülenmesiyle ilgili özel bir tercih miydi? Cevabı Doğan Çitil'in kendisi verebilir tabii ki...

“CUMHURBAŞKANI DA GELİRSE GİDERİM”

Doğan Çitil, konuya ilişkin değerlendirmesinde ise görüşmeyi büyütülecek bir mesele olarak görmediğini, “Cumhurbaşkanı da gelirse giderim” ifadeleriyle ortaya koydu. Bu açıklama, Çitil'in Karamürsel'deki programa katılımını siyasi bir tercih olarak görmediğini ve bunu bir ziyaret olarak değerlendirdiğini gösteriyor.

Bu yaklaşım elbette kendi açısından anlaşılabilir. Ancak burada başka bir ayrıntı daha devreye giriyor...

HERKES PAYLAŞTI, ÇİTİL PAYLAŞMADI..

Karamürsel'deki görüşmenin ardından birçok belediye başkanı Özgür Özel'le olan temasını kendi sosyal medya hesaplarında paylaştı.

Fotoğraflar yayınlandı. Görüşmeler kamuoyuyla paylaşıldı.

Ancak Doğan Çitil'in kendi sosyal medya hesabında bu görüşmeye ilişkin herhangi bir paylaşım yapmaması dikkat çekti. İşte bu durum yeni bir soru ortaya çıkarıyor:

Madem bu görüşme son derece sıradan ve siyasi açıdan herhangi bir anlam taşımayan bir görüşmeydi, neden diğer belediye başkanları gibi Doğan Çitil de Özgür Özel'le görüşmesini kamuoyuyla paylaşmadı?

Bunun elbette birçok nedeni olabilir. Belki paylaşmak istemedi. Belki önemsemedi. Belki de siyasi bir tartışmanın içerisine çekilmek istemedi.

Fakat sebebi ne olursa olsun, ortaya çıkan görüntü kamuoyunun dikkatinden kaçmıyor....Ve bence paylaşılmayan görüntülerin nedeni neyse, güzeş gözlüğünü çıkarmama nedeni de o ola bilir...

TUTUĞ’UN AÇIKLAMASI DA SORULARI ARTIRIYOR

Meselenin bir diğer dikkat çekici tarafı ise CHP Yalova İl Başkanı Mesut Tutuğ'un konuya ilişkin açıklamaları. Tutuğ, Doğan Çitil ile bu konu hakkında henüz bir görüşme gerçekleştirmediğini ifade ediyor. Herkesin kendi özgür iradesi doğrultusunda hareket edebileceğinin altını çiziyor.

Dahası, kendisinin de konuyla ilgili doğrudan bir bilgisinin olmadığını ve yaşananları basından ve sosyal medyadan gördüğünü belirtiyor. İşte burada CHP Yalova açısından daha farklı bir soru ortaya çıkıyor.

Bir CHP belediye başkanı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'le bir programda görüşüyor; ancak CHP Yalova İl Başkanı bu görüşmeden doğrudan haberdar olmadığını, kendisinin de sosyal medya ve basından gördüğünü söylüyor.

Bu durum tek başına parti içerisinde bir sorun olduğu anlamına gelir mi? Hayır. Ancak parti içi iletişim, koordinasyon ve siyasi birliktelik açısından soru işareti yaratır mı?

Evet.

Çünkü bir tarafta “herkes özgür iradesiyle hareket eder” anlayışı var. Diğer tarafta ise il başkanının kendi partisindeki bir belediye başkanının önemli bir siyasi programdaki temasını sosyal medya üzerinden öğrenmesi söz konusu. Bu tablo ister istemez CHP Yalova'daki siyasi koordinasyonun ne durumda olduğu sorusunu gündeme getiriyor.

Tam da burada CHP Yalova'daki siyasi tablo açısından bir başka dikkat çekici gelişmeye parantez açmak gerekiyor. Ağustos ayının sonlarına doğru Muharrem İnce'nin Yalova ziyareti, CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek'in Yalova'daki programıyla aynı döneme denk geldi.

Ancak Muharrem İnce, kendi köyü Elmalı'ya kadar gelmesine rağmen ne CHP Yalova İl Başkanlığı'nda gerçekleşen programda yer aldı ne de Berhan Şimşek'in basın açıklaması ve temaslarında görüntülendi.

Daha da dikkat çekici olanı ise, İnce'nin CHP'li yöneticilerle herhangi bir ortak fotoğraf karesinde yer almaması ve kamuoyuna yansıyan herhangi bir görüşmesinin bulunmamasıydı. Özellikle "Mutlak Butlan" kararından sonra, Yalova'da bu görüntüyü vermemeye özen gösterdiğini, diye biliriz. 

Biz de kendisini Elmalı'da ziyaret ettik.

Bir fincan çay eşliğinde sohbet etme ve bazı konularda fikirlerini alma fırsatı bulduk.

Muharrem İnce, şimdilik bazı konularla ilgili kamuoyuna yönelik kapsamlı bir açıklama yapmayı tercih etmese de, CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek'in Yalova'daki temasları sırasında neden kendisinin bu programlarda yer almadığı yönündeki sorularımıza, “Gerek yok, gerek yok… Böyle daha iyi” şeklindeki ifadelerle karşılık verdi.

Elbette bu sözlerden tek başına siyasi bir kopuş ya da parti içerisinde kesin bir kriz sonucu çıkarmak mümkün değil.

Ancak zamanlamalar, karşılaşmayan isimler, gerçekleşmeyen görüşmeler ve kamuoyuna yansımayan temaslar birlikte değerlendirildiğinde, CHP Yalova'daki siyasi iletişim ve birliktelik konusunda yeni soru işaretleri ortaya çıkıyor.

ALTINOVA'DA CHP İÇİN BAŞKA BİR SORU İŞARETİ

CHP Yalova'daki siyasi tabloyu değerlendirirken Altınova'yı da ayrı bir parantez içerisinde ele almak gerekir...

CHP, Yalova'nın diğer ilçe teşkilatlarında ilçe başkanlığı ve yönetim yapılanmaları konusunda çeşitli adımlar atmış olmasına rağmen, stratejik konumu ve siyasi ağırlığı açısından son derece önemli olan Altınova'da henüz yeni ilçe başkanını belirlemiş değil.

Edindiğimiz bilgilere göre yeni ilçe başkanının mevcut meclis üyeleri arasından belirlenmesi gündemde. Ancak kimin görevlendirileceği ve teşkilatın nasıl şekilleneceği henüz netlik kazanmış değil.

Tam da bu belirsizliğin yaşandığı süreçte Altınova'da başka bir iddia daha gündeme geliyor.

CHP'nin Altınova Belediye Meclisi'nde yer alan bir ismin, Yeni Parti'ye yönelik üye çalışması yaptığı yönünde bilgiler tarafımıza ulaştı.

Konuyu CHP Yalova İl Başkanı Mesut Tutuğ'a da sorduk.

Tutuğ ise bu iddianın kendisine iletilmesi üzerine ispat ve delil istediğini, somut bir delil ortaya konulması halinde gerekli değerlendirmeyi ve işlemi yapacaklarını ifade etti.

Burada dikkat çekici olan ise başka bir nokta.

Altınova'daki Yeni Parti teşkilatının ve yönetim kadrosunun bu iddiadan haberdar olduğu yönündeki bilgiler. Hatta Yeni Parti tarafında, söz konusu üye çalışmasını kimin yaptığına ilişkin isimlendirme yapılabilecek kadar konunun bilindiği ifade ediliyor.

Dolayısıyla ortaya oldukça ilginç bir tablo çıkıyor:

Altınova'daki siyasi çevrelerde konuşulan bir iddia, CHP İl Başkanı açısından ise henüz “delillendirilmesi gereken” bir bilgi olarak duruyor.

Elbette bir siyasi parti yöneticisinin yalnızca duyuma dayanarak işlem yapmaması, somut bilgi ve delil istemesi anlaşılabilir ve olması gereken bir yaklaşım.

Ancak burada asıl soru şu:

Eğer Altınova'daki siyasi aktörlerin önemli bir bölümü bu gelişmeden haberdarsa, CHP teşkilatı içerisinde neden bu konu henüz net biçimde ele alınmış değil?

Bir tarafta hâlâ ataması yapılmamış bir ilçe teşkilatı…

Diğer tarafta başka bir partiye yönelik üye çalışması yaptığı ileri sürülen bir CHP Belediye Meclis Üyesi…

Ve bütün bunların ortasında, konunun CHP İl Başkanlığı açısından henüz doğrulanmış olmaması…

Bu tablo da CHP Yalova'nın yalnızca Karamürsel'dekı olayda değil, Altınova'da da teşkilat yapılanması, iç iletişim ve siyasi koordinasyon açısından cevaplaması gereken sorular bulunduğunu gösteriyor.

Altınova, Yalova siyasetinde sıradan bir ilçe değil.

Tam da bu nedenle burada yaşanan her siyasi hareketlilik, yalnızca bir ilçe meselesi olarak değil, Yalova genelindeki siyasi dengelerin bir göstergesi olarak okunmalı.

Karamürsel'deki tabloya bir de bu açıdan baktığımızda karşımıza şu soru çıkıyor:

CHP Yalova'da herkes aynı siyasi fotoğrafın içinde mi, yoksa aynı çatı altında birbirinden farklı siyasi yollar mı izleniyor?.. 

Karamürsel'deki görüntüler, Yalova'daki farklı temaslar ve son dönemde yaşanan siyasi hareketlilik yan yana getirildiğinde, CHP Yalova teşkilatında herkesin aynı noktadan baktığını söylemek giderek zorlaşıyor. Elbette birkaç görüntü veya birkaç açıklama üzerinden parti içerisinde kesin bir ayrışma olduğu sonucuna varmak mümkün değil. Ancak siyasette bazen mesafeler, suskunluklar, aynı kareye girmeyen isimler ve birbirinden habersiz görünen siyasi temaslar da en az açıkça söylenen sözler kadar anlam taşır.

Bugün kamuoyunun merak ettiği de aslında bir isim ya da tek bir görüşme değil; CHP Yalova'da siyasi iradenin ne kadar ortak, iletişimin ne kadar güçlü ve teşkilat içerisindeki koordinasyonun ne kadar sağlıklı olduğu.

Çünkü aynı parti çatısı altında herkes kendi özgür iradesiyle hareket edebilir. Ancak siyasi bir teşkilatı güçlü kılan yalnızca özgür iradeler değil; ortak hedef, ortak iletişim ve ortak siyasi duruştur.

Ve bugün Yalova'da konuşulan görüntüler, tam da bu üç kavramın ne kadar güçlü olduğu konusunda kamuoyunun önüne ciddi bir soru işareti bırakıyor.

Belki de mesele, aynı fotoğraf karesine kimin girip kimin girmediğinden çok, o fotoğrafın içerisinde gerçekten kimlerin aynı yerde durduğudur.

 

 

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

Son haberler