“Mentalite değişimi şart” diyen Orbay Tuna’nın hedefinde kim var? İş dünyasının içinden gelen bir isim olarak değişim çağrısı yapan Tuna neden aday olmadı? YTSO seçimlerine saatler kala yayımladığı uzun açıklama, yalnızca mevcut yönetim anlayışına yönelik bir eleştiri değil, aynı zamanda yanıt bekleyen soruların da habercisi.
Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) seçimlerine sayılı saatler kala iş insanı Orbay Tuna sessizliğini bozdu. Sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada yıllardır değişmeyen yönetim anlayışını, seçim öncesinde yapıldığını öne sürdüğü pazarlıkları, kişisel çıkar ilişkilerini ve Yalova’nın ekonomik geleceğine ilişkin beklentileri gündeme taşıdı.
Tuna’nın sözleri oldukça sertti...
Ancak açıklamanın dikkat çeken tarafı yalnızca kullanılan ifadeler değil, bu eleştirilerin seçim arifesine denk gelmesi ve doğrudan isim verilmeden belirli kişi ve çevrelere yönelik göndermeler içermesiydi.
Şimdi Yalova iş dünyasının önünde üç temel soru duruyor: Tuna kime sesleniyor, neden tam da şimdi konuşuyor ve savunduğu değişimin neresinde duruyor?
Hedefte kim var? İsim yok, mesajlar var!
Tuna, açıklamasında yıllardır koltuklarını koruduğunu öne sürdüğü isimleri, seçim dönemlerinde yapıldığını iddia ettiği pazarlıkları ve kişisel menfaatler etrafında kurulduğunu savunduğu ilişkileri eleştirdi.
“YTSO güç alma yeri değil, güç katma yeridir” sözüyle de tartışmanın merkezine yönetim anlayışını yerleştirdi.
Tuna, paylaşımında yönetim makamlarının hangi amaçla kullanılması gerektiğine ilişkin görüşünü şu sözlerle dile getirdi:
“O makam ego tatmin etme yeri değil. Topluma fayda sağlama makamıdır.”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, geçmişte birbirlerini ağır sözlerle eleştiren bazı kişilerin bugün menfaatleri doğrultusunda iş birliği yaptıkları yönündeki iddiasıydı. Tuna, seçim süreçlerinde kimlerin hangi makamları hangi pazarlıklarla elde ettiğinin uzun süredir konuşulduğunu belirterek bu tablonun artık değişmesi gerektiğini savundu.
Bu eleştirisini şu ifadelerle sürdürdü:
“Daha dün insanları başkalarına karşı dolduranların, başkaları için ağır söz söyleyenlerin o başkalarıyla bugün menfaat için işbirliği yaptıklarını ibretle izliyoruz.”
Peki, bütün bu ifadelerin hedefinde kim ya da kimler var?
Tuna isim vermediği için belirli bir kişiyi hedef gösterdiğini söylemek mümkün değil. Bununla yanaşı, yıllardır etkili olduğunu öne sürdüğü çevrelere ve seçim öncesi ittifaklara yönelik eleştirileri, açıklamanın yalnızca genel bir değişim çağrısından ibaret olmadığını düşündürüyor.
Burada asıl mesele, kimin kastedildiğine ilişkin tahminler yürütmek değil; ortaya atılan iddiaların somut karşılığının bulunup bulunmadığını sorgulamak.
Tuna’nın sözünü ettiği pazarlıklar kimler arasında yapıldı?
Hangi kararlar Yalova’nın ekonomik çıkarlarını etkiledi?
Hangi uygulamalar nedeniyle mevcut yönetim anlayışının değişmesi gerektiğini düşünüyor?
Bu soruların yanıtı, tartışmayı kişisel göndermelerin ötesine taşıyabilir...
Peki, neden şimdi?
Seçimlere saatler kala yapılan açıklamaların etkisi, zamanlamasından bağımsız düşünülemez.
Seçim öncesinde her söz daha fazla dikkat çeker; her eleştiri mevcut dengeler üzerinden yorumlanır ve her açıklama, üyelerin kararlarını etkileyebilecek bir tartışmanın parçası hâline gelir.
Tuna’nın açıklamasının zamanlaması da bu nedenle önem taşıyor.
Ancak burada bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor: Tuna’nın daha önce hiçbir açıklama yapmadığını söylemek doğru değil.
Temmuz ayında da YTSO ve yönetim anlayışı üzerine değerlendirmeleri basına yansımıştı. Dolayısıyla mesele bütünüyle sessiz kalmış olması değil, seçimlere saatler kala eleştirilerini daha kapsamlı ve sert bir dille ortaya koymasıdır.
Bu kez açıklamasında, seçim süreçlerinin Yalova’ya verdiğini düşündüğü zararı da doğrudan gündeme taşıdı: “Seçimi yıllardır Yalova'nın en entrikalı seçimi haline getirdiler. İnsanlar seçime girmeye korkuyor.”
Tuna, açıklamasının devamında yeni adayların ortaya çıkmasını önemli bir fırsat olarak değerlendirdi: “Şimdi güzel insanlar aday olma cesareti gösterdi. Yalova inşallah bu fırsatı değerlendirir.”
Peki, bu çıkışa sebebiyet veren yeni gelişme nedir?
Seçim sürecinde yaşanan gelişmeler mi, kurulan ittifaklara yönelik bir tepki mi, yoksa uzun süredir biriken eleştirilerin artık açıkça dile getirilmesi mi?
Tuna’nın açıklaması bu sorulara kesin yanıt vermese de, zamanlama, kamuoyunun bu soruları sormasını kaçınılmaz kılıyor.
Değişim çağrısı yapan neden aday olmadı?
Belki de açıklamanın en önemli sorusu burada başlıyor.
Tuna, YTSO’da zihniyet değişiminin şart olduğunu söylüyor. Yeni isimlere, üretime, projelere, üniversite-sanayi iş birliğine ve kişisel çıkarlar yerine toplumsal faydayı esas alan bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu savunuyor.
Bunlar, yalnızca eleştiriyle değil, somut hedeflerle ve sorumluluk üstlenmekle de karşılık bulabilecek beklentiler.
Ancak Tuna’nın açıklamasında kendi adaylığına ilişkin bir değerlendirme bulunmuyor.
Elbette değişim isteyen herkesin mutlaka aday olması gerektiği söylenemez. Bir iş insanı, aday olmadan da eleştiri yapabilir, projeleri destekleyebilir ve kamuoyu oluşturabilir. Fakat yönetim anlayışını bu kadar sert biçimde sorgulayan bir ismin, değişimin nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin kendi pozisyonunu da açıklaması, tartışmanın daha somut bir zemine oturmasını sağlayacaktır.
Tuna’nın desteklediği bir liste veya oluşum var mı? Seçim sonrasında nasıl bir yönetim modeli bekliyor? Eleştirdiği yapının yerine hangi somut önerileri koyuyor?
Ve en önemlisi: Değişimin gerçekleşmesi için kendisi nasıl bir sorumluluk üstlenmeye hazır?
Tuna’nın açıklamasında bu soruların doğrudan yanıtı bulunmuyor. Bununla birlikte, nasıl bir yönetim istediğini ortaya koyan ifadeleri dikkat çekiyor:
“Yeni birileri lazım Yalova'ya. İçinde gerçekten Yalova olan birileri. Yalova'da çaba sarf eden, risk alan, üreten ve geliştiren.”
Bu sözler, Tuna’nın değişim beklentisini yalnızca isimlerin yenilenmesiyle sınırlamadığını, yönetimde bulunacak kişilerin kente katkı sunmasını da önemsediğini gösteriyor.
Bunlar, bir kişiyi suçlamak amacıyla değil, değişim çağrısının içeriğini anlamak için sorulması gereken sorular.
YTSO’nun meselesi yalnızca koltuklar mı?
Tuna’nın açıklamasında gençlere umut verilmesi, yeni projeler geliştirilmesi, meslek grupları arasında koordinasyon kurulması ve üniversitenin ekonomik hayata daha güçlü biçimde dâhil edilmesi gibi başlıklar da bulunuyor.
Bu noktada tartışma, kişilerin birbirleri hakkındaki değerlendirmelerinden daha önemli bir alana taşınıyor: YTSO’nun Yalova ekonomisine katkısı.
Tuna, özellikle üniversite ile iş dünyası arasındaki ilişkiye dikkat çekerek şöyle dedi:
“Üniversitenin kapısından girmeye çalıştığı YTSO değil üniversiteyi kucaklayan ve üniversite için proje geliştiren YTSO lazım.”
Yönetimden beklentisini ekonomik değerlendirme ve gelecek planlaması açısından da ortaya koydu:
“Ekonomiyi yorumlama, gelecek beklentisini anlatabilme kabiliyeti olan yöneticiler lazım.”
Yalova’daki işletmelerin temel beklentisi yalnızca yönetimde hangi ismin bulunacağı değil; odanın üyelerine ne kazandıracağı, üretimi nasıl destekleyeceği, yeni yatırım olanaklarını nasıl geliştireceği ve ekonomik sorunlar karşısında nasıl bir yol göstereceği.
Yönetim görevleri kişisel bağlantılar kurmak veya makam sahibi olmak için kullanılıyorsa bu iddiaların somut örneklerle ortaya konulması gerekir. Öte yandan, yıllardır görev yapan isimlerin performansı da kişisel tartışmalardan bağımsız olarak faaliyetler, projeler ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden değerlendirilebilir.
Çünkü bir odanın başarısı, seçim döneminde verilen sözlerle değil, seçimden sonra ortaya koyduğu çalışmalarla ölçülür.
Sandık, sözlerden çok daha fazlasını gösterecek
İş insanı Orbay Tuna’nın açıklaması, YTSO seçimlerinin son saatlerinde yönetim anlayışı ve temsil meselesini yeniden gündeme taşıdı. Ancak açıklamanın ne ölçüde karşılık bulacağını veya seçim sonuçlarını nasıl etkileyeceğini şimdiden söylemek mümkün değil.
Asıl belirleyici olan, oda üyelerinin önlerine konulan iddiaları, adayların vaatlerini, geçmiş faaliyetleri ve geleceğe ilişkin projeleri birlikte değerlendirmesi olacak.
Tuna, seçim kararının verilmesinde geçmişte yaşandığını öne sürdüğü gelişmelerin dikkate alınması gerektiğini de şu sözlerle ifade etti:
“Yalova kararını bu belli duruma göre verecektir.”
Yalova’nın ekonomik geleceği, kimin kiminle hareket ettiğinden ibaret değil. Mesele, bu ilişkilerin kente nasıl yansıdığı ve iş dünyasının hangi somut kazanımları elde ettiğidir.
İsim vermeden değişim çağrısı yapmak kolaydır.
Ancak yıllardır sürdüğünü düşündüğünüz bir düzeni eleştiriyorsanız, kamuoyunun aklındaki sorulara da açıklık getirmek gerekir.
Kameramız açık, sorularımız da hazır. Kimi ya da kimlerin kastet edildiği, hangi pazarlıklardan söz edildiği ve değişimden tam olarak ne anlamamız gerektiğini konuşmaya davet ediyoruz...
Çünkü Yalova’nın iş dünyası yalnızca sert açıklamalar değil, açık sözlülük ve somut yanıtlar da bekliyor.
Eleştirilerinizin arkasındaki gerekçeleri, önerilerinizi ve bu değişimde kendinizi nerede gördüğünüzü anlatmanız, tartışmaya daha fazla açıklık kazandıracaktır.
Biz sorularımızı soralım, siz de yanıtlarınızı kamuoyuyla paylaşın.
Son sözü ise iddialar değil, gerçekler söylesin.
Yazar: Ülker Fermankızı