İlk bakışta insanın kafasını karıştıran bir seçim tablosu…
Bir tarafta farklı sektörler ve meslek grupları, diğer tarafta adaylar, listeler, sandıklar ve seçim hesapları. Beyaz, kırmızı, mavi, turuncu…
Renkler çoğaldıkça yarışın tablosu da rengârenk bir hâl alıyor. İsimler, adaylıklar, meslek komiteleri ve meclis koltukları arasında dolaşırken insan ister istemez şu soruyu soruyor: Yalova’da herkes iş insanı, herkes iş dünyasının bir parçası, herkesin bir listesi ve bir hesabı mı var?
İnsanın içinden, “Ne kadar da zengin bir Yalova’mız var!” demek geliyor. Hem de ne zenginlik!
İş dünyasının renkleri sandığa sığmıyor gibi…
Elbette bu tablo, ilk bakışta hayli havalı görünüyor. Fakat renkli listelerin, uzun aday isimlerinin ve seçim rekabetinin ardında asıl görülmesi gereken başka bir mesele var: Bu yarışın sonunda Yalova’nın ticaret ve sanayi hayatı adına ne değişecek?
Çünkü bir şehirde çok sayıda iş insanının bulunması kadar, bu insanların temsil edildiği kurumların ne kadar etkili olduğu da önemlidir. Adayların çokluğu, rekabetin canlılığı ve sektörlerin temsil arayışı elbette dikkate değer. Ancak bütün bu hareketliliğin gerçek karşılığı, seçim bittikten sonra ortaya çıkacak.
Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nın (YTSO) 17 Ekim’de yapılacak seçimleri tam da bu açıdan okunmalı. İlk bakışta karmaşık görünen bu yarış, aslında yalnızca bir oda seçimi değil; Yalova iş dünyasının temsilinin, önceliklerinin ve gelecek dönemdeki yönetim yapısının belirleneceği bir süreçdir...
Asıl mesele renkler değil, temsil
4 bin 419 üyenin oy kullanma hakkına sahip olduğu, 13 meslek komitesinin yarıştığı ve toplam 36 meclis üyeliğinin belirleneceği seçimlerde, her meslek grubunun kendi temsilcilerini seçmesi bekleniyor. Ancak bu rakamların arkasında daha önemli bir soru duruyor:
Farklı sektörlerin beklentileri, yeni dönemde oda yönetiminde ne ölçüde karşılık bulacak?
Bir listede beyaz, diğerinde kırmızı, bir başkasında mavi veya turuncu renk kullanılması, seçim yarışını görsel açıdan daha dikkat çekici hâle getiriyor. Fakat renklerin taşıdığı mesajdan çok, adayların ortaya koyduğu çalışma anlayışı önem taşıyor.
İşletmelerin artan maliyetleri, finansmana erişim sorunları, yatırım ortamı, istihdam, üretim ve ihracat gibi başlıklar, Yalova iş dünyasının gündeminde yer alması beklenen konular arasında. Seçime katılan adayların bu alanlarda hangi çözüm önerilerini sunduğu ise seçmenin değerlendirmesi gereken temel meselelerden biridir.
Çünkü seçim kampanyası boyunca herkes iş dünyasının temsilcisi olduğunu söyleyebilir. Asıl belirleyici olan, seçim sonrasında üyelerin taleplerinin ne ölçüde karşılanacağıdır...
17 Ekim ilk perde, 24 Ekim ikinci perde
Seçim takviminin en önemli ayrıntılarından biri de başkanlık yarışının doğrudan ilk sandıkta sonuçlanmayacak olması.
17 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 09.00-17.00 arasında yapılacak seçimlerde meslek komitelerinin asil ve yedek üyeleri ile toplam 36 meclis üyesi belirlenecek. YTSO Başkanı Cemil Demiryürek’in açıklamasına göre ikinci aşama ise 24 Ekim’de gerçekleştirilecek.
Bu ikinci aşamada yeni oluşan meclis; Meclis Başkanını, Yönetim Kurulu Başkanını ve yönetim kurulu üyelerini belirleyecek. Dolayısıyla ilk seçimde ortaya çıkacak meclis tablosu, ikinci aşamanın da temelini oluşturacak.
Başka bir ifadeyle, 17 Ekim’de yalnızca meslek gruplarının temsilcileri seçilmeyecek; bir hafta sonraki yönetim seçiminde söz sahibi olacak meclis de şekillenecek.
İşte bu nedenle adayların isimleri kadar, hangi meslek gruplarında hangi listelerin yarıştığı ve seçimin sonunda nasıl bir temsil dağılımı ortaya çıktığı da önem taşıyor.

Ama önemli bir konuda burada başlıyor...
Cemil Demiryürek neden liste tartışmasına açıklık getirdi?
Mevcut YTSO Başkanı Cemil Demiryürek, seçim öncesinde Beyaz Listelerde değişiklik yapılacağı yönündeki iddialara yanıt vererek listelerinde herhangi bir değişiklik olmayacağını açıkladı.
Demiryürek’in bu açıklaması, seçim öncesinde liste yapısının ve aday kadrolarının kamuoyunda tartışıldığını gösteriyor. Başkan ayrıca listelerinde iki kadın meclis üyesi adayı ile bir kadın meslek komitesi başkan adayının bulunduğunu da belirtti.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, listenin değişip değişmemesinden daha geniş bir değerlendirme yapılması gerektiğidir. Seçmenler için adayların kim olduğu, hangi sektörleri temsil ettiği, ne tür projeler önerdiği ve seçildiklerinde nasıl bir çalışma yürüteceği de en az liste bütünlüğü kadar önemlidir.
Dolayısıyla Beyaz Liste hakkındaki açıklamalar seçim gündeminin bir parçası olsa da yarışın tamamını tek başına açıklamıyor. Diğer listelerin adayları, meslek gruplarındaki rekabet ve seçim sonrasında oluşacak meclis yapısı da tablonun ayrılmaz parçalarındandır.
Zenginlik yalnızca aday sayısıyla ölçülmez
Başta sorduğum soruya geri dönersek: Yalova gerçekten bu kadar mı zengin?
Rengârenk listeler, çok sayıda aday ve sektörler arasındaki rekabet, ilk bakışta hareketli bir iş dünyası görüntüsü veriyor, değil mi?
Ancak bir şehrin ekonomik gücü, yalnızca kaç kişinin aday olduğuyla veya kaç listenin yarıştığıyla ölçülemez ki...
Gerçek ekonomik güç; üretim kapasitesiyle, işletmelerin sürdürülebilirliğiyle, istihdam olanaklarıyla, yeni yatırımlarla ve girişimcilerin karşılaştıkları sorunlara bulunan çözümlerle de değerlendirilir, öyle değil mi?
Bu nedenle YTSO seçimlerinin ardından sorulması gereken soru yalnızca kimin kazandığı olmayacak. Yeni yönetimin üyelerin sorunlarına nasıl yaklaşacağı, meslek komitelerinin ne kadar etkin çalışacağı ve oda ile iş dünyası arasındaki ilişkinin nasıl geliştirileceği de önem taşıyacak.
Yalova’nın iş dünyası renkli olabilir; asıl mesele, bu renklerin şehrin ekonomik geleceğine nasıl yansıyacağıdır.
Bugün Yalova’nın iş dünyası, mevcut ekonomik koşullara rağmen hayli renkli görünüyor ola bilir...
Tasarruf tedbirlerinin konuşulduğu, işletmelerin maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, beyazından kırmızısına, mavisinden turuncusuna uzanan listeler, adaylar ve seçim heyecanı insana ister istemez şu soruyu sorduruyor: Yalova’da işler gerçekten bu kadar yolunda mı, yoksa iş dünyasının en renkli cephesi koltuk için savaşan seçim meydanları mı?
Görünen o ki, Yalovamızın siyaseti zengin olmasa da, iş dünyası hayli zengin!
Altını çizmek gerekir ki, bu renkli listelerle ekonomik zenginlik aynı şey değil; bir kurumun yönetimine talip olmakla temsil edilen sektörlerin sorunlarına çözüm üretmek de birbirinden farklı meselelerdir...
Elbette, rekabetin olması, farklı isimlerin ortaya çıkması ve üyelerin temsil için yarışması önemli. Ancak bütün bu hareketliliğin gerçek değerini belirleyecek olan, seçim atmosferinin ne kadar renkli olduğu değil, seçim sonrasında iş dünyasının günlük hayatında neyin değişeceğidir.
Daha doğrusu, bu değişimi gerçekten isteyen bir Allah’ın kulu var mı?
Çünkü ben bir zamanlar seçimlerin değişim yaratmak için yapıldığını düşünüyordum. Sonradan anladım seçimi aslında değişimi istemeyenler yapıyor!
Neyse…
İş dünyası da "siyasetin aşı takviyesini" aldığı için, siyasi alışkanlıkların ve hesapların ekonomik alana taşınması kaçınılmaz olarak bir deformasyona yol açabiliyor. Maalesef çoğu zaman temsil iddiasının yerini siyasi refleksler, ekonomik beklentilerin yerini de farklı hesaplar aldığı için, geriye yalnızca renkli listeler ve değişim vaatlerini hatırlıyoruz...
Ama ne olursa olsun, inanıyorum ki, Yalova’nın ekonomik zenginliği, seçim listelerinin renk çeşitliliğiyle değil, işletmelerinin gücüyle, üretimin sürdürülebilirliğiyle ve esnafının geleceğe ne kadar güvenle bakabildiğiyle ölçülecek...
Şimdilik seçim tablosu hayli renkli.
Bakalım bu renkler, YTSO seçim sonuçlarına ne ölçüde yansıyacak?
Bu renkli tablo, YTSO’nun geleceğini de renklendirmeye yetecek mi, yoksa beyaz mı bırakacak...
Yazar: Ülker Fermankızı