Kurucu İl Başkanı İsmail Erdem Doğancı’nın yeniden il başkanı olarak çıktığı kongrede, DEM Parti eş başkanlarının il başkanıyla ön sırada yan yana oturması, Yeni Partili belediye başkanlarının ise ikinci sırada yer alması dikkat çekti.
Yalova siyasetinde bazen bir kongrenin asıl gündemi kürsüde söylenenlerden değil, salonda verilen görüntülerden oluşur. Yeni Parti Yalova İl Başkanlığı’nın 1. Olağan Kongresi de bunun dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Tek adayla gerçekleştirilen kongrede Kurucu İl Başkanı İsmail Erdem Doğancı yeniden başkan olurken, siyasi gündemi belirleyen unsur "seçim" sonucundan çok protokol düzeni oldu. DEM Parti Yalova eş başkanlarının il başkanı ve eşiyle ön sırada yan yana oturması, buna karşılık Yeni Partili belediye başkanlarının ikinci sırada yer alması, salondaki siyasi tablonun en çok konuşulan ayrıntısına dönüştü.
Kongrede siyasi parti temsilcileri arasındaki katılım tablosu da dikkat çekti. DEM Parti temsilcilerinin ön sırada ağırlanması ve Yeni Parti İl Başkanı İsmail Erdem Doğancı ile yan yana konumlandırılması, protokol tercihlerini tartışmanın merkezine taşıdı.
Buna karşın Yeni Parti’ye mensup seçilmiş belediye başkanlarının ikinci sırada oturması, görüntünün siyasi açıdan daha fazla yorumlanmasına yol açtı.
Elbette bir kongredeki oturma düzeni tek başına ittifakın kanıtı değildir. Ancak siyasette protokol, yalnızca bir organizasyon ayrıntısı olarak görülmez; temsil, öncelik ve siyasi nezaket bakımından da anlam taşır. Bu nedenle söz konusu yerleşim, Yalova siyasetinde dikkatlerden kaçmadı...
Tartışmanın odağında DEM Parti’nin kongreye katılması değil, ev sahibi partinin kendi belediye başkanlarından önce DEM Parti temsilcilerine ön sırada yer vermesinin ortaya çıkardığı siyasi görüntünün olmasıdır.
Kongrenin dikkat çeken bir diğer bölümü, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ile Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in konuşmaları sırasında yaşandı.
İki isim de konuşmalarında salonda siyasi parti olarak tek bulunan DEM Parti heyetini isim vererek anmadı. Konuşmasının ardından DEM Parti temsilcilerinin yanına giden Mehmet Gürel’in kendileriyle ilgilendiği sonra tekrara kürsüye çıkarak bunu atladığı için "nezaket" göstergesi olsa gerek ki, neredeyse özür diledi... Hasan Öztürk ise Bursa’dan geldiğini ve salondaki isimleri tanımadığını belirtti.
Yaşananlar, kongrede protokol hassasiyetlerinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu...

Yalova siyasetinde kongre salonlarındaki oturma düzeni de siyasi mesajların bir parçası hâline geldi. Yaklaşık iki ay önce gerçekleştirilen MHP kongresinde DEM Parti temsilcilerinin arka sıralarda yer almasıyla, Yeni Parti kongresinde DEM Parti eş başkanlarının il başkanıyla yan yana, ön sırada oturması arasındaki fark dikkat çekti.
Burada mesele yalnızca kimin hangi koltukta oturduğu değil. MHP söz konusu olduğunda DEM Parti ile yan yana görünmek siyasi tartışma konusu yapılırken, Yeni Parti kongresinde aynı temsilcilerin protokolün ön sıralarında ağırlanması nasıl okunmalı?
MHP’nin siyasi kimliği ve DEM Parti ile arasındaki mesafe kamuoyunda sık sık tartışılırken, Yeni Parti kongresindeki bu tercih farklı bir görüntü ortaya koydu. Üstelik protokol düzeni, siyasi partilerin yalnızca misafirlerini nasıl ağırladığını değil, hangi temsilcilere nasıl bir görünürlük tanıdığını da gösterir. Ön sırada, il başkanıyla yan yana oturmak ile arka sıralarda bulunmak arasında sembolik bir fark olduğu açıktır.
Elbette tek başına oturma düzeninden hareketle siyasi ittifak, yakınlaşma ya da ortaklık sonucu çıkarılamaz. Ancak kamuoyunun dikkatini çeken bu görüntünün açıklanmaya değer bir siyasi boyutu olduğu kesin...
Çünkü bir partinin diğerine yönelik eleştirileri, kendi protokol tercihleriyle karşılaştırıldığında daha somut bir değerlendirme zemini oluşuyor.
Yalova siyasetinin cevaplaması gereken soru şu: Siyasi partilerin DEM Parti ile ilişkileri tartışılırken ölçü ne olmalı? Söylemler mi, siyasi tutumlar mı, yoksa kongre salonlarında verilen görüntüler mi?
MHP kongresinde arka sıralarda görülen DEM Parti temsilcilerinin Yeni Parti kongresinde ön sırada ağırlanması, iki kongre arasındaki protokol farkını gözler önüne serdi. Bu farkın siyasi bir tercih olup olmadığı ise ilgili partilerin açıklamaları ve genel siyasi tutumları üzerinden değerlendirile bilinir...
Yazar: Ülker Fermankızı