DOLAR
49,84 ₺
EURO
55,84 ₺
STERLİN
66,67 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

DOĞANCI MİLLETVEKİLİ ADAYI OLURSA YENİ PARTİ’DE KOLTUĞA KİM OTURACAK?

TEK ADAYLA ZAFER OLUR MU?

|
DOĞANCI MİLLETVEKİLİ ADAYI OLURSA YENİ PARTİ’DE KOLTUĞA KİM OTURACAK?

 

İsmail Erdem Doğancı’nın yeniden “seçildiği” ifade ediliyor...

Ancak burada bir durup düşünmek gerekiyor: Seçim dediğimiz şey, alternatiflerin yarıştığı, farklı tercihlerin ortaya konulduğu bir süreç değil midir? Sandıkta başka bir seçenek yoksa ortada gerçek bir rekabetten ve zaferden söz etmek ne kadar anlamlıdır?

Düşünün, iki futbol takımı karşılaşacak. Takımlardan biri sahaya çıkıyor, diğerinin geç kaldığını söyleyerek onu oyuna almıyor. Ardından kendi başına oynayıp istediği kadar gol atıyor ve maçın sonunda “Kazandık!” diye ilan ediyor.

Şimdi böyle bir galibiyete kim, ne kadar değer verir?

Rakipsiz kalınca kazanmış mı olursunuz, yoksa yalnızca kendi kalenize gol atıp bunu başarı diye mi sunarsınız?

Belki kongrede aday seçeneğiniz yoktu ama bizde örnekler tükenmez! Alternatif de var, seçenek de...

Mesela düşünün: Ev sahibi misafirine, “Ne içersiniz?” diye soruyor. Misafir Türk kahvesi istiyor; yok. Latte istiyor; yok. Filtre kahve istiyor; o da yok.

Sonunda ev sahibinin elinde yalnızca çay kalıyor ve misafir, çaresizce “Çay olsun” demek zorunda kalıyor.

Şimdi bu tercihe ne kadar özgür bir seçim diyebiliriz?

Misafir gerçekten çayı mı seçmiştir, yoksa kendisine sunulan tek seçeneği kabul etmek zorunda mı kalmıştır?

İşte tek adaylı kongre tartışmasının özü de burada yatıyor. Elbette bu latife il başkanından bağımsız, yalnızca sıradan bir benzetmeydi!

Bir kişinin yeniden seçilmiş olması, tek başına güçlü bir siyasi desteğin veya büyük bir zaferin kanıtı sayılamaz. Tek adaylı olmak, o kişiye alternatif bulunmadığı anlamına gelmez. Mesele, hukuki geçerlilikten ziyade siyasi rekabetin ve alternatiflerin varlığıdır.

Çünkü bir makamın gerçek değeri, o koltukta oturan kişinin kaç kez seçildiğiyle değil, karşısında alternatifler varken ne kadar destek gördüğüyle ölçülür. Rekabetin olmadığı yerde sonuç açıklanabilir; ancak o sonucun siyasi zafer olarak sunulması bambaşka bir meseledir.

Gelelim asıl konuya...

yani eğri oturalım, ama doğruyu konuşalım, erken seçim ihtimali masadayken, Yeni Parti İl Başkanı İsmail Erdem Doğancı’nın milletvekilliğine aday olacağı zaten siyasi kulislerde konuşuluyor. Hatta adaylık sürecinde il başkanlığı koltuğunu vekâleten kime emanet edeceğini bile düşünülüyor...

Gerçekten,  kongrede Doğancı’nın karşısına alternatif bir aday çıkmadıysa, milletvekilliğine aday olduğunda o koltuğa kim oturacak?

Kongre sürecinde bulunamayan alternatif, milletvekilliği adaylığı gündeme gelince mi  bulunacak?

Anlaşılan durum gerçekten vahim!

Yalova siyasetinde eşi benzeri bulunmayan, saati iyi bilen, aday listelerinde hiç bir emması olmayan, adeta alternatifsizliğin sembolü hâline gelen bir il başkanıyla karşı karşıyayız! Belki de o yüzden bir alternativ bulmakta zorlanıyor herkes...

Öyle ki insan düşünmeden edemiyor: Bu kadar özellik bir araya gelince, yerine birini bulmak da kolay olmuyor tabii!

Şimdi asıl mesele şu:

Doğancı milletvekilliğine aday olursa, Yeni Parti’nin Yalova teşkilatı ne yapacak?

Kongrede alternatif bulunamadı...

İl başkanlığı koltuğu boşalırsa alternatif nereden bulunacak?

Yoksa yeni il başkanını da mı seçim takvimi açıklanınca aramaya başlayacağız?

Vallahi işimiz zor!

Sen gel derde bak! 

Ya diplomanı da geçtik, artık diplomaya bakmıyoruz bile...

Saati bilsin, imza listesindeki isimleri de mezarlardan kopya çekerek yazmasın yeter....

Ama Doğancı vekillik için kollarını sıvamadan, Yeni Parti  bu Doğancı'ya benzeyen bir adayın peşine düşmelidir...

 

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

 

 

 

 

Son haberler