DOLAR
48,77 ₺
EURO
55,98 ₺
STERLİN
65,29 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

ÖZGÜR ÖZEL’İN SUBAŞI SATRANCI: ROZETLE GELEN KARŞI HAMLE

AK Parti “bağımsız” dedi… Özel geldi, rozeti taktı!

|

Siyasette zamanlama yalnızca takvim meselesi değildir. Bazen haftalarca konuşulan bir kulisi, aylarca yürütülen bir siyasi hesabı ya da kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan bir algıyı tek bir fotoğraf karesi değiştirebilir. Hele o fotoğraf karesinde bir belediye başkanının yakasına, bir siyasi partinin genel başkanı tarafından parti rozeti takılıyorsa, artık söylenecek sözden çok ortaya çıkan görüntünün kendisi konuşmaya başlar.

Son günlerde Yalova siyasetinin en çok tartışılan başlıklarından biri de tam olarak buydu.

Milli Eğitim Bakanı’nın Yalova ziyaretinde Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay’ın İmam Hatip okulundaki programa katılması, Bakan ile görüşmesi ve aynı etkinlikte görüntülenmesi üzerinden farklı siyasi okumalar yapıldı. Özellikle AK Parti cephesinden Canbay’ın “bağımsız belediye başkanı” olduğu yönündeki değerlendirmelerin gündeme taşınması, ister istemez Subaşı üzerinden yeni bir siyasi tablo oluştuğu izlenimini doğurdu.

Oysa bundan yaklaşık iki ay önce, 30 Temmuz’da Yalova’da altı belediye başkanı CHP’den ayrılarak Yeni Parti çatısı altında siyaset yapacaklarını kamuoyuna birlikte açıklamıştı. Bu isimlerin arasında Mehmet Gürel, Adil Yele, Avni Kurt, Kamil Yaman, Turan Canbay ve Yılmaz Tavşan da bulunuyordu. Bu nedenle Canbay’ın daha sonra “bağımsız” olarak tanımlanması, siyaseten doğal olarak yeni bir soru işareti oluşturdu.

Ben de tam bu nedenle iki gün önce kaleme aldığım değerlendirmede Subaşı dosyasındaki kulisleri ve özellikle eylül ayının sonuna işaret eden gelişmeleri masaya yatırmıştım. Çünkü Subaşı yalnızca bir belde belediyesi meselesi olarak okunabilecek kadar basit bir siyasi alan değil.

Yalova’nın Kocaeli ve Karamürsel hattına açılan, tersaneler bölgesiyle, ulaşım bağlantılarıyla ve coğrafi konumuyla dikkat çeken bir noktadan söz ediyoruz. Dolayısıyla burada ortaya çıkabilecek siyasi değişimin yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi olarak okunması eksik kalır. Yerel siyasette bir belediyenin hangi siyasi hanede göründüğü, o bölgedeki dengeler açısından da önem taşıyor. 

Bu kısma daha sonra döneceğiz... 

İşte tam da bu atmosferde, 19 Eylül’de YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Yalova programında ortaya çıkan görüntü, önceki tartışmaların üzerine adeta yeni bir perde açtı. Özel, Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay’a kameraların ve kamuoyunun önünde YENİ Parti rozetini kendi eliyle taktı. 

Üstelik mesele yalnızca rozet değildi. Özel, Yalova’daki konuşmasında iktidara yönelik sert ifadeler kullanırken, “Bu milletten ya kaçmayacaksınız karşımıza çıkacaksınız ya da o gün gelince avucunuzu yalayacaksınız” dedi. Bu sözlerin doğrudan Turan Canbay’a söylendiğini söylemek mümkün değil; konuşmanın genel bağlamı iktidar ve seçim gündemiydi. Fakat rozetin takıldığı an ile bu sert siyasi mesajın aynı program içinde gerçekleşmesi, görüntünün siyasi iletişim açısından ayrıca yorumlanmasına yol açtı.

Çünkü siyasette bazen bir rozet, uzun bir basın açıklamasından daha fazla şey anlatır.

Birkaç gün önce “bağımsız” sıfatıyla anılan bir belediye başkanının, Yeni Parti Genel Başkanı tarafından parti rozetiyle kamuoyunun karşısına çıkarılması, en azından o gün ortaya konulan siyasi görüntü açısından önemli bir karşı hamleydi. Burada “kim kazandı, kim kaybetti” demekten ziyade, daha önemli bir noktaya bakmak gerekiyor: Bir tarafta Canbay’ın siyasi statüsüne ilişkin ortaya atılan “bağımsız” söylemi, diğer tarafta ise Özgür Özel’in kameralar önünde gerçekleştirdiği açık rozet takma hamlesi vardı. İki görüntü yan yana geldiğinde, Yalova siyasetindeki tartışmanın neden Subaşı üzerinde yoğunlaştığı daha iyi anlaşılıyor.

Ve şimdi asıl soru Turan Canbay’dan Adil Yele’ye dönüyor.

Çünkü 30 Temmuz’daki ortak açıklamada Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele’nin de Yeni Parti çatısı altında siyaset yapacağı açıkça duyurulmuştu. O tarihteki haberlerde Yele de diğer beş belediye başkanıyla birlikte Yeni Parti’ye geçen isimler arasında gösterildi.

Fakat 19 Eylül’deki Yalova programında ortaya çıkan siyasi görüntü, Turan Canbay açısından oldukça netti: Özgür Özel’in yanında, Yeni Parti rozetiyle görüntü verdi. Peki aynı siyasi buluşmada Adil Yele açısından neden aynı görüntü ortaya çıkmadı?

İşte şimdi Yalova siyasetinin asıl merak edilen sorularından biri burada başlıyor.

Adil Yele de 30 Temmuz’da Yeni Parti’ye geçtiğini açıklayan isimlerden biriydi. Özgür Özel’in Yalova programına geldi, kendisiyle görüştü, el sıkıştı. Ancak Turan Canbay’da olduğu gibi yakasına Yeni Parti rozeti takılmış bir görüntü ortaya çıkmadı. Dolayısıyla mesele artık yalnızca “kim hangi partiye geçti?” sorusu değil. Mesele, siyasi etiketin ne zaman ve nasıl görünür hale getirildiği sorusuna dönüşüyor.

Çünkü siyasette “partiye geçmek” ile “partili olarak görünmek” bazen aynı şey olmayabiliyor. Bir siyasi aktörün kamuoyundaki pozisyonunu belirleyen yalnızca yaptığı açıklama değil; hangi toplantıya katıldığı, kimin yanında durduğu, hangi fotoğraf karesinde yer aldığı ve bazen de yakasında hangi rozetin bulunduğu da olabiliyor.

Turan Canbay açısından 19 Eylül’de bu görüntü artık kamuoyunun önünde. Özgür Özel’in kendi eliyle taktığı rozet, “bağımsız” tartışmasının karşısına konulmuş somut bir siyasi sembol olarak duruyor. Üstelik bu görüntü, 30 Temmuz’daki ortak açıklamayla da örtüşüyor.

Fakat Adil Yele dosyasında aynı netlikte bir görüntünün ortaya çıkmaması, ister istemez yeni sorular doğuruyor. Bu bir üyelik prosedürü mü? Bir zamanlama meselesi mi? Yerel dengeler nedeniyle tercih edilmiş bir siyasi iletişim biçimi mi? Yoksa iki belediye başkanının Yeni Parti içindeki konumları arasında gerçekten farklılık mı var?

Bunların hiçbirini, elde kesin bir açıklama olmadan “sebep budur” diye yazmak gazetecilik açısından doğru olmaz. Fakat soru sormak tam da gazeteciliğin görevidir.

Üstelik bütün bu gelişmeler, birkaç gün önce Yalova’da yaşanan Bakan programındaki görüntülerin neden bu kadar tartışıldığını da yeniden gündeme getiriyor. Bir belediye başkanının iktidar mensubu bir bakanla görüşmesi elbette tek başına siyasi parti değişikliği anlamına gelmez. Belediye başkanlarının devlet protokolü kapsamında bakanlarla görüşmesi son derece doğal bir durumdur. Nitekim Mehmet Gürel açısından da bakanın Yalova ziyaretinde valilikte veya il protokolü içerisinde yer almak, belediye başkanı olarak yerine getirmesi gereken kamusal bir görev olarak değerlendirilebilir.

Ama kim nerde ve nasıl görüşüyor? Bakın bu konu oldukça önemli...

 Siyasette buna biraz da “etiket” meselesi denir. Kim, hangi sıfatla, hangi zeminde ve hangi fotoğraf karesinde duruyor bunlara dikkat etmek zorunda...

Siyasetteki bir adım seni rezil de ede bilir, vezir de yapa bilir misali...

İşte asıl siyasi okuma burada başlıyor.

Bir belediye başkanının resmi protokolde bakanı karşılaması başka bir şeydir; bir siyasi parti organizasyonunun içerisinde, o partinin siyasi vitriniyle aynı görüntünün parçası olmak başka bir şeydir. Hele ki belediye başkanının kendi siyasi kimliği tartışmalı hale gelmişse, fotoğrafın kendisi artık sıradan bir fotoğraf olmaktan çıkar.

Subaşı’nda yaşanan tartışmanın düğüm noktası da tam burasıdır.

Bir tarafta İmam Hatip okulundaki programdan çıkan görüntüler, diğer tarafta günler sonra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Canbay’a bizzat rozet takması var. Siyaset böyle durumlarda yalnızca “ne söylendiğine” değil, “hangi görüntünün daha sonra ortaya konulduğuna” da bakar.

Ve belki de bu nedenle Subaşı dosyasında henüz son perde kapanmış değil.

Çünkü siyasi satrançta bazen erken yapılan hesap, sahadaki sonraki hamleyi hesaba katmamış olabilir. Birkaç gün önce “bağımsız” denilerek siyasi bir yere konulmaya çalışılan isim, birkaç gün sonra başka bir siyasi liderin elinden aldığı rozetle yeniden kamuoyunun karşısına çıkabiliyor. Bu durumda geriye tek bir soru kalıyor: Subaşı gerçekten kimin siyasi hanesinde?

19 Eylül itibarıyla Turan Canbay açısından kamuoyuna verilen görüntünün cevabı oldukça açık: Özgür Özel’in taktığı Yeni Parti rozeti, onun siyasi duruşunu görünür hale getirdi. Fakat aynı gün Özgür Özel ile görüşen, elini sıkan Adil Yele açısından aynı sorunun cevabı henüz aynı açıklıkta değil.

İşte Yalova siyasetinde bundan sonraki gelişmeyi ilginç kılan da tam olarak bu.

Subaşı’nda rozet yakaya takıldı. Şimdi gözler Çiftlikköy’de. Çünkü bazen siyasette söylenmeyen sözden çok, takılmayan rozet konuşur.

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

 

 

Son haberler