Yalova’da siyasetin son günlerde en fazla konuşulan adreslerinden biri haline gelen Subaşı, yalnızca bir belde değil; bulunduğu konum, çevresindeki sanayi ve tersaneler bölgesi, ulaşım aksları ve tarımsal üretim alanlarıyla birlikte düşünüldüğünde Yalova’nın ekonomik ve siyasi açıdan dikkat çeken noktalarından biri.
Altınova–Subaşı hattı, bir tarafta Yalova’nın önemli tarım alanlarına, diğer tarafta tersaneler bölgesine ve sanayi yatırımlarına uzanan stratejik bir geçiş noktası niteliğinde. Dolayısıyla burada yaşanan siyasi hareketlilik yalnızca bir belde belediyesi üzerinden okunabilecek kadar dar bir mesele değil.
Tam da böyle bir dönemde, Özgür Özel’in Yalova programına özellikle Subaşı’ndan başlaması ve altını çizdiği önemli konular dikkat çekti.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kivi üreticileriyle buluşmasında Hersek Ovası’ndaki yaklaşık 1.700 dekarlık alanı ilgilendiren imar süreciyle, Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca’nın parti değişikliği arasında bağlantı olduğu iddiasını açık açık gündeme taşıdı. Hem de bir defa değil. Bir kaç kes bu konunun altını çizdi. Özel, Fazlaca’nın partisinden ayrıldığı dönemi hatırlatarak, belediyenin kendi partilerinde kalması halinde böyle bir sürece izin vermeyeceklerini savundu.
"Yarın gelse, yine izin vermeyeceğiz" dedi hatta...
Ardından çok daha ağır bir soru ortaya attı ve hedeflenen alt siyasi mesaj da burada saklıydı: “Kim kime söz verdi, nasıl yapılıyor, bu kumpas nasıl kuruldu belli değil” dedi...
1.700 dekarlık mesele neyin nesidir?
Tartışmanın merkezindeki alan yaklaşık 169,76 hektar, yuvarlak olarak 1.700 dekar oluyor.
Altınova Belediye Meclisi’nin 1 Haziran 2026 tarihli kararında; Yalakdere Islahı ve Tersane-Subaşı Köprüsü bağlantı yolu amacıyla yürütülen planlama kapsamında, İl Toprak Koruma Kurulu’nun söz konusu alan için tarım dışı kullanım izni verdiği belirtiliyor. Yani konu siyasi bir prti ve replik meselesinden çıkalı çok oldu. Mesele zaten
Altınova Belediye Meclisi ile İl Toprak Koruma Kurulu’nun ilgili kararlarının iptali talebiyle Yalova İdare Mahkemesi’ne kadar taşındı...
Şimdi ortada bunca tartışma, bunca iddia ve yaklaşık 1.700 dekarlık bir alan söz konusu iken, önceden Yalova'ya bu konuları araştırmak ve gözlemlerde bulunmak için gelen YENİ Parti Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici soruya "başkanımız çifçilerin problemini gündeme taşımak için geldi, kısaca yazabilirsiniz" diye geçiştirmesi bir tarafa, bir de "kısaca yazabilirsiniz" diye nacizane tavsiyede veriyor gazeteciye...
Benim beynimde, konuyla ilgili acaba tarım dışı kullanım kararı hangi gerekçelerle alındı?
Belediye Meclisi kararı ile parti değişikliği arasında gerçekten herhangi bir bağlantı var mı?
Özgür Özel’in ortaya attığı “Kim kime söz verdi?” sorusunun muhatabı kim?
Ve en önemlisi...
Bu kadar ciddi iddia ve soru ortadayken, bir milletvekiline konuyla ilgili soru sorulduğunda neden kameranın kapatılması ve “çekme” denilmesi tercih eder?
Çünkü Derici, ziyaretinden bir gün önce kentte temaslarda bulundu; basın toplantısı gerçekleştirdi, teşkilatla görüşmeler yaptı ve bölgeye ilişkin temaslarda bulundu.
Başka bir ifadeyle, ertesi gün Yalova’ya gelecek olan Genel Başkan Özgür Özel’in programından hemen önce, YENİ Parti cephesinden bir milletvekili Yalova’ya gelerek sahada görüşmeler gerçekleştirdi.
Ve ertesi gün… İlk adres Subaşı oldu.
İşte bu nedenle gazetecilik açısından doğal olarak şu soru ortaya çıktı:
Neden Subaşı?
Çünkü mesele yalnızca bir siyasi liderin bir çiftçiyle buluşması olsaydı, programın neden özellikle bu noktadan başlatıldığı ayrıca sorulmayabilirdi.
Ancak Subaşı’nın konumu, bölgenin tarım–sanayi–tersane hattındaki yeri, son günlerde belediye başkanlarının siyasi pozisyonları üzerinden yaşanan tartışmalar ve hemen öncesinde gerçekleşen siyasi temaslar bir araya geldiğinde, programın ilk durağının ayrıca sorgulanması kaçınılmaz hale geliyor.
Üstelik soru yalnızca “Neden Subaşı?” ile sınırlı da değil.
Bir gün önce gelen milletvekili bölgede ne tür görüşmeler yaptı? Hangi sorunları araştırdı? Kimlerle görüştü? Ertesi günkü Genel Başkan programıyla bu temasların bir bağlantısı var mıydı?
Ve daha önemlisi…
Bütün bu temasların ardından Özgür Özel’in Subaşı’ndan başlayan programında, günlerdir siyasi konumu üzerine çeşitli iddialar konuşulan Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay’ın yakasına YENİ Parti rozetinin takılması nasıl bir siyasi mesaj taşıyordu?
Biz de tam olarak bu soruların cevabını arıyorduk. O yüzden de, YENİ Parti Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici’ye, Özgür Özel’in neden özellikle Subaşı’ndan başladığını sorduk.
Aldığımız cevap ise şöyle oldu:
“Genel başkanımız çiftçilerin sorunlarını gündeme taşımak, çiftçiye destek olmak için geldi.”
Bir siyasetçi, bir milletvekilinin verebileceği oldukça yetersiz ve basıt kalan bir cevaptı bu aslında. Bu cevabı zaten nöbetçi basın bu şekilde kaleme alarak geliş gidişinizi yazacak. Ama benim sorguladığım ve aradığım bu değil....
Sorumda da bunu gayet açık belirttim oysa ki...
Nasıl bir destek?
Ve eğer mesele gerçekten yalnızca çiftçinin sorunlarını gündeme taşımaksa, gazetecinin bu programın neden Subaşı’ndan başladığını sorması neden rahatsızlık yarattı?
Çünkü tam da bu sorunun ardından, cevap yerine tek bir kelime geldi:
“Çekme!” İşte hikâyenin asıl ilginç tarafı da burada başlıyor....
Eğer mesele Yalova’daki çiftçilerin sorunlarını tespit etmek, gündeme taşımak ve Meclis’e aktarmaksa, bölgeye bir gün öncesinden gelen milletvekilinin bu sorunlara hâkim olması ve bunları Meclis gündemine taşıması gerekmiyor mu?
O halde neden bu görev için özellikle Genel Başkanın Subaşı’na gelmesi gerekiyor?
Milletvekili sahaya gelir, çiftçiyi dinler, sorunları tespit eder, bunları raporlar ve Meclis gündemine taşır. Genel Başkan ise bu çalışmanın siyasi ağırlığını ve parti politikası boyutunu üstlenebilirdi sadece...
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru şu:
Genel Başkan neden milletvekilinin yapması gereken işi bizzat Subaşı’na gelerek yapmak zorunda kaldı?
Eğer amaç gerçekten çiftçinin sorunlarını gündeme taşımaksa, bir gün önce Yalova’ya gelen milletvekili bu sorunları ne ölçüde araştırdı, kimlerle görüştü, hangi talepleri aldı ve bunları Meclis gündemine taşımak üzere ne hazırladı?
Bunları merak ederek açtığımız kamera ne yazık ki bu cevapları alamadan kapatıldı...
Yoksa Genel Başkanın ziyareti, zaten yapılmış olması gereken bu çalışmanın yerine mi geçiyor?
Üstelik bütün bunların hemen ardından Özgür Özel’in programının ilk durağının Subaşı olması ve Turan Canbay’ın yakasına YENİ Parti rozetinin takılması, ziyaretin yalnızca “çiftçinin sorunları” başlığı altında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Ve burada gazetecinin sorusu daha da anlam kazanıyor:
Çiftçinin sorununu gündeme taşımak için gelen bir siyasi heyet, bu soruları gündeme taşıyacak gazeteciye neden “Çekme” der?
Çünkü gazeteci çekmeyecekse, milletvekili Meclis’e taşımayacaksa ve genel başkan da yalnızca ziyaret edip gidecekse...
Çiftçinin sorunu tam olarak hangi kanaldan gündeme taşınacak?
Gazeteci orada tam olarak bunun için bulunuyor.
Soracak.
Kayda alacak.
Görüntüleyecek.
Yazacak.
Kamuoyuna aktaracak.
Dolayısıyla bir daha tekraren soracağım: Çiftçinin sorununu gündeme taşımak için gelen bir siyasi heyet, bu gündemi kamuoyuna taşıyacak gazeteciye neden “Çekme” der?
Yazar: Ülker Fermankızı