DOLAR
49,29 ₺
EURO
55,14 ₺
STERLİN
65,16 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Fon krizindeki 20 milyar dolar Türkiye’nin hangi borcunu kapatır?

455 bin 758 yatırımcının etkilendiği fon krizinde 20 milyar doları aşan varlık gündemde. Peki bu paranın tamamı geri kazanılabilseydi Türkiye’nin dış borcunun…

|
Fon krizindeki 20 milyar dolar Türkiye’nin hangi borcunu kapatır?

Türkiye’de 17 Eylül 2026 tarihinde 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyeye alınmasıyla başlayan kriz, yalnızca sermaye piyasalarının değil, Türkiye’nin borç yükünün de yeniden tartışılmasına neden oldu.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun açıklamasına göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Reuters’ın hesaplamalarına göre ise tasfiye edilen fonların toplam varlıkları 20 milyar doların üzerine çıkmıştı. Krizin merkezindeki bazı fonlarda olağanüstü getiriler açıklanmış, bazı fonların küçük ve likiditesi düşük hisselerde yoğunlaşması ise piyasa manipülasyonu iddialarını gündeme getirmişti.

Ancak burada kritik bir ayrım bulunuyor:

20 milyar doların tamamının “çalındığı” ya da kaybolduğu yönünde resmi bir tespit bulunmuyor.

Dolayısıyla 20 milyar dolarlık rakamı “çalınan para” olarak değil, kriz kapsamındaki fonlarda bulunan toplam varlık büyüklüğü üzerinden yapılan teorik bir hesaplama olarak değerlendirmek gerekiyor.

20 milyar dolar Türkiye’nin dış borcunun ne kadarını karşılar?

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin brüt dış borç stoku 2025 üçüncü çeyrek itibarıyla yaklaşık 564,9 milyar dolar seviyesindeydi.

Eğer varsayımsal olarak 20 milyar doların tamamı kamuya kazandırılıp dış borcun ödenmesinde kullanılsaydı:

20 milyar / 564,9 milyar = yaklaşık yüzde 3,54

Yani fon krizinde söz konusu edilen 20 milyar dolarlık büyüklük, Türkiye’nin toplam brüt dış borcunun yaklaşık yüzde 3,5’ine denk geliyor.

Başka bir ifadeyle, teorik olarak bu miktar Türkiye’nin her 100 dolarlık dış borcunun yaklaşık 3,5 dolarını karşılayabilecek büyüklükte.

Merkezi yönetim borcunda oran daha yüksek

Hesap yalnızca merkezi yönetimin dış borcu üzerinden yapıldığında tablo daha dikkat çekici.

2025 yılı sonunda merkezi yönetimin dış borç stoku 128,3 milyar dolar seviyesindeydi. Bu borcun önemli bölümünü uluslararası sermaye piyasalarında ihraç edilen tahviller oluşturuyor.

20 milyar dolarlık teorik kaynak bu durumda: 20 / 128,3 = yüzde 15,6 oranına karşılık geliyor.

Yani söz konusu 20 milyar doların tamamının gerçekten nakde dönüştürülebileceği ve kamu borcuna aktarılabileceği varsayılırsa, merkezi yönetimin dış borcunun yaklaşık yüzde 15,6'sı karşılanabilir.

Asıl soru: Para nerede?

Fon krizinin Türkiye ekonomisi açısından en kritik sorusu ise artık yalnızca “kaç yatırımcı etkilendi?” sorusu değil.

Asıl soru şu: Fonların bilançosunda görünen varlıkların gerçek piyasa değeri nedir ve tasfiye sonunda yatırımcılara ne kadarı geri dönecek?

SPK, tasfiye sürecinin belirli fonlardan başlanarak yürütüleceğini ve süreçte yatırımcıların haklarının korunmasının esas olduğunu açıklıyor.

Reuters ise bazı fonların düşük likiditeli hisselerde yoğunlaşması nedeniyle varlıkların nakde çevrilmesi sırasında değer kaybı yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle ekranda görünen 20 milyar dolarlık büyüklüğün tamamının tasfiye sonunda aynı değerde nakde dönüşmesi garanti değil.

“Londra borcu” tartışması da yeniden gündemde

Türkiye’nin dış borçları tek bir “Londra borcu” kaleminden oluşmuyor. Dış borç; kamu, Merkez Bankası ve özel sektörün yurtdışındaki yükümlülüklerini kapsıyor. TCMB de dış borç istatistiklerinde kredi, ticari kredi, mevduat ve ihraç edilen borçlanma araçlarını ayrı kategoriler halinde izliyor.

Bu nedenle “fon krizindeki para Londra’ya olan faiz borcunu kapatır mı?” sorusunun cevabı, hangi borç kaleminin kastedildiğine bağlı.

Ancak rakamsal olarak bir karşılaştırma yapılabilir: 20 milyar dolarlık teorik kaynak, Türkiye’nin toplam brüt dış borcunun yaklaşık yüzde 3,5’ini; merkezi yönetimin dış borcunun ise yaklaşık yüzde 15,6’sını karşılayabilecek büyüklükte.

Dolayısıyla tartışmanın merkezine şu soru yerleşiyor: Türkiye’de yüz binlerce yatırımcının parasının bulunduğu fonlarda ortaya çıkan milyarlarca dolarlık büyüklük, gerçekten ekonomide nereye gitti ve tasfiye tamamlandığında yatırımcıların eline ne kadarı geçecek?

Bu sorunun cevabı, yalnızca fon yatırımcıları açısından değil, Türkiye’nin sermaye piyasalarına ve finans sistemine duyulan güven açısından da belirleyici ola bilir...

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

 

 

Son haberler