Selihan Dicle Şimşek’e yürekten gelen doğum günü sürprizi
Siyasetin duvarları bazen yüksektir…
Ama o duvarların arasında bir an olur, bütün resmiyet erir ve geriye sadece insan kalır. Yalova’da işte tam da böyle bir an yaşandı.
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Yalova Şube Başkanı Özcan İla ve beraberindeki gazi ile şehit yakınları, AK Parti Yalova Kadın Kolları Başkanı Avukat Selihan Dicle Şimşek’i makamında ziyaret etti.

Ancak bu ziyaret, ne klasik bir protokol buluşmasıydı ne de sıradan bir nezaket ziyareti… Bu, kalbin kalbe değdiği bir buluşmaydı.
Bu buluşmanın en anlamlı taraflarından biri ise, Dernek Başkanı Özcan İla’nın yıllardır taşıdığı sorumluluğun ve hassasiyetin bir yansımasıydı. Şehit aileleri ve gazilerle kurduğu güçlü bağ, onların yalnız olmadığını hissettirme çabası ve her fırsatta bu birlik duygusunu diri tutması, o gün yapılan bu sürprizi çok daha anlamlı kıldı.
Çünkü bu ziyaret sadece bir doğum günü değil… bir vefa organizasyonuydu.
Kapıdan içeri girenler yalnızca misafir değildi… Onlar; sabrın, acının, fedakârlığın ve en önemlisi unutulmamak isteyen bir sevginin taşıyıcılarıydı.
Ve o gün, o sevgi bir sürprizle karşılık buldu.
Şehit yakınları ve gaziler, Selihan Dicle Şimşek’e doğum günü sürprizi yaptı. Bir anda odadaki hava değişti… Sözler boğazda düğümlendi, gözler doldu. Çünkü bazı anlar vardır, insanı çocuk gibi sevindirir… Ama aynı anda yüreğinin en derin yerine dokunur.
Şimşek’in sesi titreyerek çıktı: “Bu doğum günü benim için çok özel… Hayatım boyunca unutamayacağım bir doğum günü.” Ama asıl duygunun ağırlığı şu sözlerde saklıydı: “Şehit ve gazi ailelerinin yanına gittiğimde kendimi hiçbir zaman yabancı hissetmiyorum… Her biri benim için çok kıymetli.”
Bu bir cümle değildi…
Bu, kurulmuş bir gönül bağının açık itirafıydı.
Dernek Başkanı Özcan İlan ise bu bağın tesadüf olmadığını vurguladı. Şimşek’in her zaman şehit ve gazi ailelerine özel bir hassasiyetle yaklaştığını, gösterdiği ilginin ve iyiliğin asla unutulmadığını ifade etti.
Onun sözleri, aslında o odadaki herkesin ortak duygusuydu. Ve belki de bu ziyaretin en derin anlamı burada gizliydi: Hatırlanmak.
Çünkü şehit aileleri için en ağır yük, kayıptan sonra gelen sessizliktir…
En büyük korku ise unutulmaktır.
O gün Yalova’da bir doğum günü kutlanmadı sadece… Bir vefa yeniden yazıldı. Bir bağ biraz daha güçlendi. Pastadaki mumlar söndü belki…
Ama o odada yanan şey, kolay kolay sönmeyecek bir şeydi: İnsanlık.
Yazar: Ülker Fermankızı