DOLAR
47,97 ₺
EURO
55,63 ₺
STERLİN
65,15 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Erken Seçim Tartışmasında Yeni Bir Okuma...

Ülker Fermankızı Yazdı...

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün Yalova’da katıldığı bayramlaşma programında yaptığı açıklamalar, yalnızca bir bayram mesajı olmanın ötesine geçerek 2028 seçimlerine yönelik siyasi pozisyonlanmanın açık bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, “küresel adalet”, “mazlumların sesi olma” ve “2028’de yeniden adaylık” ekseninde güçlü ifadelerle öne çıkarıldı.

Büyükgümüş, konuşmasında dünyadaki eşitsizliklere ve adaletsizliklere dikkat çekerek, Türkiye’nin bu noktada güçlü bir iradeyi temsil etmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan’ın, sermaye gruplarına yaslanmak yerine milletiyle kucaklaşan bir lider olduğunu ifade eden Büyükgümüş, “Siyasette benim tek güven ve güç kaynağım teşkilatımdır” sözlerini hatırlattı.

Büyükgümüş, AK Parti’nin temelinde millete hizmetin bulunduğunu belirterek, mahalle teşkilatlarından milletvekillerine kadar tüm kadroların aynı heyecanla çalıştığını söyledi. “Gece gündüz demeden odağı millete hizmet olan bir AK Parti olarak milletimizin huzurundayız” dedi.

https://www.youtube.com/watch?v=T265kIhlXaU&t=185s

Aynı Teşkilatta İki Ayrı Takvim: 2027 ve 2028 Yan Yana...

Türkiye’de erken seçim tartışmaları yeniden 2027 yılı etrafında yoğunlaşırken, AK Parti Yalova teşkilatından gelen farklı açıklamalar dikkat çekici bir takvim ayrışmasını gündeme taşıdı. İl Başkanı Umut Güçlü’nün bir kaç gün önce  düzenlenen basın açıklamasında “erken seçimlerin 2027 Kasım’ına denk gelebileceği” yönündeki değerlendirmesinden her ne kadar "şahsi kanaatım" diye vurgu yapsa da, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş Yalova’daki bayramlaşma programında açık bir şekilde 2028 hedefini dile getirdi...

Kurbay Bayramlaşmasında 2028 seçimlerini dile getirme gereği neden doğdu? 

İl Başkanı Umut Güçlü’nün 2027 Kasım’ına işaret eden erken seçim öngörüsü, sahaya yakın teşkilat refleksi olarak yorumlanırken; Büyükgümüş’ün 2028 vurgusu daha kurumsal ve genel merkez çizgisini temsil eden bir mesaj olarak değerlendirilebilinir. 

Türkiye’de erken seçim tartışmaları uzun süredir genel olarak muhalif partiler tarafından 2027 hatta Kasım ayında gerçekleşeceği ihtimali üzerinden yürütülüyor. Ancak AK Parti cephesinde farklı düzeylerden gelen açıklamalar, bu tartışmayı daha da görünür hale getirdi...

Büyükgümüş’ün Yalova’daki bayramlaşma konuşması da tam bu noktada, oluşan algı dengesizliğini düzeltme girişimi olarak okunabilir.  Yani meseleyi sadece bir konuşma değil; aynı zamanda “söylem birliği” kurma çabası olarak da yorumlamak mümkün. 

Yani anlaşılan senaryolar karışmış olabilir... 

Çünkü bildiğimiz üzere erken seçim meselesi, her ne kadar iktidar açısından zaman zaman avantajlı bir siyasi hamle olarak görülse de, kamuoyu algısı bakımından bunun muhalefet tarafından talep edilen bir süreç gibi çerçevelenmesi daha yaygın bir stratejidir. Bu nedenle iktidar partisi ya da iktidar blokuna yakın siyasi aktörlerin genellikle “erken seçim gündemimizde yok, bu muhalefetin dayattığı bir siyasi tartışmadır” çizgisinde bir söylem kurması bekleniyor...

Ancak Büyükgümüş’ün Yalova’daki Kurban Bayramı bayramlaşmasında yaptığı konuşma, bu iletişim hattında oluşan boşluğu doldurma ve söylemi yeniden dengeleme ihtiyacı olarak okunabilir.

Sonuç olarak burada dikkat çeken temel mesele erken seçim tartışmasının kendisinden ziyade, bu tartışmanın siyasi sahipliğinin nasıl kurulduğu ve kamuoyuna nasıl sunulduğu algısıdır...

Büyükgümüş’ün Yalova’daki bayramlaşma konuşması da tam bu noktada, oluşan algı dengesizliğini düzeltme girişimi olarak okunabilir.  Yani mesele sadece bir konuşma değil, yerel ve merkez arasında siyasi strateji mekanizmanın işlev dışı kalması gibi görülebilinir. 

Sonuç olarak burada görülen şey, erken seçim tartışmasından çok siyasi dilin yeniden hizalanmasına  ihtiyac duyulması meselesidir. 

Bu bağlamda yapılan açıklama, şimdilik bir “siyasi kapatıcı” işlevi görmüş olabilir. 

 Ancak yerelde oluşan siyasi algının yalnızca anlık açıklamalarla değil, daha kurumsal ve sürdürülebilir bir mekanizma ile yönetilmesi daha etkili olabilir. 

Bu noktada, merkez yönetim ile yerel yapı arasında koordinasyonu güçlendirecek bir “Siyasi Strateji Danışmanlık Merkezi” kurulması, ileride sürekli “kapatma” ihtiyacı doğmadan daha dengeli ve tutarlı bir iletişim zemini oluşturabilir.

https://www.youtube.com/watch?v=bb-qOoNy_1s

 

 

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı