DOLAR
47,32 ₺
EURO
53,87 ₺
STERLİN
63,16 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Etrafımız Ateş Çemberi, Türkiye Hâlâ Güvenli Liman...

Umut Güçlü’den Bölgesel Kriz ve Savunma Sanayii Vurgusu

|
Etrafımız Ateş Çemberi, Türkiye Hâlâ Güvenli Liman...

AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, konuşmasında hem yerel siyasete hem de dünyada yaşanan gelişmelerin Türkiye’ye etkilerine dikkat çekti. Basın buluşmalarının artık daha sık yapılacağını ifade eden Güçlü, yalnızca AK Partili belediyelerle değil, muhalefette bulunan belediyelerle ilgili süreçlerde de kamuoyuyla daha fazla bir araya geleceklerini söyledi.

“Bundan sonra daha sık bir araya geleceğiz. Gerek bizde olan belediyelerimiz, gerek bizde olmayan belediyelerle ilgili süreçlerde ilçe başkanlarımızla birlikte sizlerle daha fazla buluşacağız” diyen Güçlü, konuşmasının devamında Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çekti.

Dünyanın ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini söyleyen Güçlü, bölgede yaşanan savaşların yalnızca güvenlik değil, ekonomik sonuçlar da doğurduğunu ifade etti.

“Birleşik Arap Emirlikleri’nde, Suudi Arabistan’da, Irak’ta, İran’da her gün bombalar patlıyor. Bölgemizde çok ciddi bir kriz yaşanıyor. Ama Türkiye’de insanlar sabah çocuklarını okula gönderirken ‘Acaba ülkemize bomba düşer mi?’ korkusuyla yaşamıyor” diyen Güçlü, mevcut huzur ortamının tesadüf olmadığını savundu.

Bu sürecin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen politikaların sonucu olduğunu ifade eden Güçlü, özellikle savunma sanayiine yapılan yatırımlara dikkat çekti.

“AK Parti iktidara geldiği ilk günden itibaren savunma sanayiine büyük yatırım yaptı. Hatta bazı dönemlerde kendi çevresinden bile eleştiriler geldi. Ama bugün geldiğimiz noktada bunun ne kadar doğru bir adım olduğunu hep birlikte görüyoruz” dedi.

AK Parti Cephesinden Enflasyon ve Olası Küresel Riskler Değerlendirmesi

Basın toplantısında ekonomi gündemi de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Özellikle uygulanan ekonomik programın sahadaki karşılığı ve vatandaş üzerindeki etkisiyle ilgili sorular yöneltildi.

Toplantıda, hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarıyla birlikte enflasyonda düşüş eğilimine girildiğinin ifade edildiği, piyasaların yeniden dengelenmesi için çeşitli adımlar atıldığı dile getirildi. Ancak kamuoyunda hala “Bu program gerçek anlamda sonuç veriyor mu?” sorusunun güçlü şekilde varlığını sürdürdüğü de vurgulandı.

Özellikle küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkisine dikkat çekilerek, Orta Doğu’da yaşanan krizlerin derinleşmesi halinde Türkiye’nin ekonomik tablosunun nasıl etkileneceği yönünde değerlendirmeler yapıldı.

“Şu an bir denge sağlanmaya çalışılıyor. Ancak bölgede yeni bir savaş çıkarsa ya da mevcut gerilim büyürse, bunun enerji fiyatlarından enflasyona kadar bütün dengeleri yeniden bozabileceği konuşuluyor” yorumları toplantının dikkat çeken ekonomik başlıkları arasında yer aldı.

Küresel krizlerin yalnızca siyasi değil ekonomik sonuçlar da doğurduğu belirtilirken, özellikle enerji ve gıda maliyetlerindeki olası artışların Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyebileceği değerlendirmesi yapıldı.

Kısacası, enerji krizinin küresel ölçekte yeni bir ekonomik baskı oluşturduğunu belirten Güçlü, dünyanın birçok noktasında yatırımcıların güvenli bölgelere yöneldiğini savundu.

Konuşmasının sonunda ise Türkiye’nin mevcut tablo içerisinde görece daha güvenli bir konumda olduğunu vurgulayan Güçlü, “Bütün bu sürece rağmen Türkiye’nin bu dönemi daha güvenli ve daha kontrollü atlattığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Buraya kadarı herkesin görmek istediğiydi. Peki bir de göremediği veya görüp te sustuğu nedir? 

İşte görüpte bu değerlendirmeyi yapmak adına Güçlü'nün konuşmasındaki verilen mesajları tahlil etmek istedim. 

Çünkü itiraf etmek gerekir ki, AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü’nın basın kahvaltısındaki konuşmasında, yalnızca siyasi mesajlar değil, kurduğu cümlelerin yarattığı tartışmalarla da dikkat çekti. 

Güçlü konuşmasının büyük bölümünde “huzur” vurgusu yaptı. Orta Doğu’daki savaşlara, bölgesel krizlere ve bombaların gölgesinde yaşayan ülkelere dikkat çekerek Türkiye’nin güvenli bir ülke olduğunu savundu.

“İnsanlar sabah çocuklarını okula gönderirken ‘Acaba ülkemize bomba düşecek mi?’ korkusuyla yaşamıyor” sözleri ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu, bana göre. 

Çünkü Türkiye’de son dönemde yaşanan olaylar, kamuoyunda güvenlik algısının artık yalnızca “sınır ötesi savaş” üzerinden değerlendirilemeyeceğini gösterdi bence.

Daha dün okullarda yaşanan silahlı saldırılar nedeniyle hayatını kaybeden öğrenciler konuşuldu. Daha dün ilimizde  bir avukatın kamu kurumunda, makamında  silahlı saldırıya uğraması gündeme geldi. Daha dün kentte terör saldırılarında güvenlik güçlerinin yaşamını yitirdiği haberleri kamuoyuna yansıdı...

Hal böyleyken, toplumun bir kesimi için “huzur” kavramı artık yalnızca ülkeye bomba düşmemesiyle açıklana bilinir mi?

İnsanlar sokakta, okulda, iş yerinde ve günlük hayatın içinde de güvenlik hissi arıyor...

İşte bu nedenle Umut Güçlü’nün konuşmasındaki “Türkiye huzur içinde” vurgusu ile, konuşmanın ilerleyen bölümlerinde anlattığı ekonomik kırılganlıklar arasında da dikkat çekici bir çelişki oluştu... 

Çünkü aynı konuşmada Güçlü hem dünyanın büyük kriz içinde olduğunu, enerji ve gıda fiyatlarının küresel savaşlardan etkilendiğini, yeni bir savaş ihtimalinin ekonomiyi doğrudan sarsabileceğini, bölgedeki gerilimlerin Türkiye’yi ekonomik olarak baskıladığını anlattı…

Oysa öncesinde  “Türkiye tamamen güvenli ve huzurlu” tablosu çimişti.

Oysa vatandaşın gündelik hayatındaki gerçeklik daha karmaşık. Ekonomik kaygılar büyürken, güvenlik algısını da yalnızca sınır hattındaki savaşlarla ölçmek ne kadar doğru yaklaşım orası da tartışılır çünkü...

Üstelik kamuoyu artık sadece “dış tehditleri” değil, içeride yaşanan şiddet olaylarını da, diger taraftan parti farketmeksizin makam başındakıların ahlaki değerlerin dışındaki "perförmanslarını" da aynı ciddiyetle değerlendiriyor. Çünkü huzur dediğimiz şey sadece bombaların düşmemesi değil; insanların çocuğunu okula gönderirken, işine giderken, adliye koridorunda yürürken de kendini güvende hissedebilmesi meselesidir...

https://www.youtube.com/watch?v=lWY1mn1dv_A&t=1256s

 

 

 

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

Son haberler