Bu aralar gene moda oldu: İpini koparanlar Paris’e geliyor!..
Vizeli gelen dandik enteller...
Elinde son model cep telefonları ile hava atıp saçma sapan videolar çekip Youtube’da yayınlayıp Türkiye’deki dostlarına...
Kankalarına hava atıp "31. kez izlendik" diye mutlu oluyorlar...
Videolarında asırlık "Louvre" Müzesini şimdi "Lur" Müzesini gezeceğiz diye cahilce anons ediyorlar...
40 euroluk yemekleri 260,- Euro hesap ödeyerek tıkınıp... kasa fişini de videoda insanların gözüne sokup görgüsüzce yayınlayıp hava basmaya devam ediyorlar...
"Croissant" = Kruvasan = yemek için Opera çevresinde 2 saat sıra bekleyip 1.20 euroluk ayçöreğine tanesi 6,- Euro ödeyip yine kazıklanıyorlar...
Eyfel Kulesine çıkmak için de ayrıca 3 saat bekliyorlar: Korkunç sıra gelmek bilmiyor...
Sonra Galeri "Lafayette"e gidip yeniden kazıklanıyorlar...
60,- Euroya 2 kişilik oteller varken bu Türk gençler 460,- Euroluk otelde kalıyorlar.
Şanzelize’de makaron yeyip üstüne meşhur Fransız soğan çorbası içip...
"Bunları denedik!" diyorlar.
Yemekler denenmez... tadılır... Bu detayı nedense bilmiyorlar...
Paris’e kadar gelip de Versay Sarayını da gezmeden dönenler de bu kuru kalabalıkta her nedense...!
Hani ekonomi bozuktu memlekette...
Hani paramız az diyorlardı...
Hani Fransız vizesi almak zordu...
Bunlar doğru ise... tüm bu kişiler nasıl vize alıp gelebildiler ve Paris’te paraları su gibi harcayıp sırf video çekip hava atma derdine düştüler?
Bu değirmenin suyu nereden dolup da şelale gibi akıyor?..
Allah akıl fikir versin...

Vizesiz gelenler, Kaçak gelenler, Sahtekarlar...
Yalan ifade verip sahte delil kullanıp iltica edenleri hiç demiyorum...
Bunların sonu hiç iyi olmuyor. İnsan kaçakçılarına şimdilerde kişi başı on bin Euro vererek Paris’e kaçak gelenler sonunda buralarda timsahlar gibi sürünüyorlar...
Dil bilmiyorsan...
Diploman yoksa...
Bir geçerli mesleğin yoksa...
Fransız akraban yoksa...
Fransa’da Türk akraban yoksa...
Paris’te bir arkadaşın yoksa...
Paris'te kalacak bir yerin yoksa...
Cebinde yüklü bir kapital paran yoksa...
Avukatın, tercümanın yoksa...
Fransız ile evli değilsen...
Ne akla hizmet Paris’e kaçak geliyorsunuz? Size burada kim yardım edecek? Niye edecek... Niçin etsin?..
İnsanların burada vakti yok ki seninle bedavadan uğraşsın...
İnsani yardım edende olur. Oluyor ama oda bir yere kadar...
Bunu da yardım alanlar suistimal ediyor ve bir süre sonra bu yolda haliyle kapanıyor...

Zira elini veren, kolunu alamıyor!
Sonunda yalanlar ortaya çıkınca, sunulan deliller de sahte ise yolun sonu Fransa’dan sınır dışı olmak kararı ile sonuçlanıyor..
Bu en çok metrolarda biletsiz 2,- Euro vermemek isteyenlerin, bu kadar bir anlamsız para için... kontrollerde yakalananların başına geliyor.
Bilet kontrolcülerinin çoğu zaten acımasız...
Derhal polis çağırıp biletsizi teslim ediyorlar...
Sonrası çok vahim olabiliyor. Hele bu yakalanan kaçaksa...
Hiç bir Prefektörlük / Valilikte de dosyası yoksa...
Derhal sınır polisine teslim ediliyor...

FRANSA ESKİ FRANSA DEĞİL ARTIK...
Paris’te son durumlar bu şekilde. Fransa kuru kalabalık istemiyor. Zaten kendi 16 milyon kayıtlı işsizler ordusu Fransız vatandaşları var...
İşe yaramayan, ipini kopartıp Fransa’ya kaçıp, kaçak gelen, kaçak yabancıları artık Fransa’da istemiyorlar...
Tarlayı, arabayı, öküzleri, evinizi satıp buraya kaçak gelmeyin.
Burada rahat bir hayat artık yok...
Ev bile kiralayamazsınız... Paranız olsa bile...
Zira sizden ev sahipleri Fransa’daki son aldığınız maaş bordrolarınızı isterler.
Son 3 ayın fotokopisi...
Depozit ve garantör de isterler.
Ve 1/3 aylık peşin kira isterler.
Haliyle bunlar sizde olmayacağı için sokakta kalırsınız.
Akrabanız varsa oda 3-5 gün sonra size güle güle der.
Kimseye güvenip kaçak yola asla çıkmayın!
Memleketteki düzeninizi asla bozmayın!
İşte... vizeli ve vizesiz Paris’e gelip macera yaşayanların başına 2026’da tam olarak bunlar geliyor.
NOT: Asla Paris’e kaçak ve vizesiz gelmeyin!
Zira yolun sonu çıkmaz sokaktır.
Paris - Prof. Dr. Osman Vançın