Siyasi Aşıyla Gelen Yumuşama: Sayılar ve Dengeler Değişiyor...

CHP Parti Meclis Üyesi Berkay Gezgin'in de aralarında bulunduğu 102 gencin tahliye edilmesini siyasi bakımdan tahlil ettiğimizde, zamanlamanın oldukça manidar olduğunu görmek mümkün...
Tahliye kararının zamanlaması dikkat çekici...
CHP'nin son dönemde yaşadığı kurultay tartışmaları, liderlik polemikleri ve parti içindeki kutuplaşmanın yoğunlaştığı bir süreçte gelen bu karar, yalnızca aileleri ve gençleri değil, aynı zamanda CHP tabanını da rahatlatan bir etki yarattı...
Özellikle Genel Başkan Özgür Özel'in görevini kaybetmesi, parti başkanlığına yeniden Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararı ile atanmasına yönelik eleştirilerin yükseldiği ve parti içinde tansiyonun giderek arttığı bir dönemde, 102 gencin özgürlüğüne kavuşması siyasi atmosferi bir anda değiştirdi. Günlerdir parti içi tartışmalarla meşgul olan CHP tabanı ve kamuoyu, dikkatini yeniden gençlerin tahliyesine çevirmiş oldu...
Bu açıdan bakıldığında tahliye kararı, CHP içerisindeki gerilimi düşüren son derece etkili bir "siyasi sakinleştirici" işlevi gördü.
Parti tabanının en hassas olduğu konulardan biri olan tutuklu gençler meselesi, bir anda gündemin merkezine yerleşirken, kurultay ve liderlik tartışmaları ikinci plana itildi gibi...
Siyasette bazen alınan kararların hukuki sonuçlarından çok siyasi etkileri konuşulur.
102 gencin tahliyesi de tam olarak böyle bir gelişme olarak öne çıkıyor. Kararın ardında yalnızca hukuki değerlendirmeler mi bulunuyor, yoksa siyasi atmosferin yumuşatılmasına yönelik daha geniş bir hesap mı var, bunu zaman gösterecek...
Ancak bugün itibarıyla görünen tablo açık: CHP içerisinde yükselen tansiyonun düşmesinde ve parti tabanının yeniden ortak bir duyguda buluşmasında 102 gencin tahliyesi önemli bir rol oynadı. Bu nedenle söz konusu gelişme, yalnızca bir tahliye kararı değil, aynı zamanda siyasi psikolojiyi etkileyen güçlü bir hamle olarak da değerlendirilebilir.
Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik eleştirilerin arttığı ve parti içinde tansiyonun yükseldiği bir dönemde, 102 gencin tahliye edilmesi siyasi atmosferde dikkat çekici bir karşılık buldu.
Söz konusu gelişmenin aynı zaman diliminde Genel Başkanlığı mahkeme kararıyla geri almaya muvaffak olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki etkisine ilişkin tartışmaların yeniden gündeme geldiği bir sürece denk gelmesi ise oldukça düşündürücü...
Dizi gibi siyaset yaşıyoruz ya da Kılıçdaroğlu'nun siyasi başarılarını, elinin kolunun uzun olmasını hafife alıyoruz dedirtecek bir siyasi hamlelerle karşı karşıya kalıyoruz da diyebiliriz...
Çünkü bu durumun doğrudan bir siyasi planlama ya da koordinasyon sonucu olması meselesi göz ardı edilemez.
Ama yabancı siyasi uzmanların değerlendirmelerine kulak verdiğimizde, tahliye kararının CHP içindeki tartışmaları bir anda geri plana iterek gündemi değiştirmesini oldukça etkili bir "siyasi sakinleştirici" olarak değerlendiriyorlar.
Parti tabanında uzun süredir devam eden gerilimli atmosferin, gençlerin serbest bırakılmasıyla birlikte daha yumuşak bir zemine kaymasını da sağlayan bu "siyasi aşı", akıllıca düşünülmüş bir siyasi hamle gibi de görülebilinir.
Dikkat çeken bir diğer unsur ise, son günlerde Kılıçdaroğlu’na yönelik sert eleştirilerde bulunan veya Özgür Özel taraftarı olduklarını açık açık dile getiren belediye başkanlarının ve parti yöneticilerinin, tahliye sonrası daha temkinli ve olumlu açıklamalar paylaşması oldu.
Bu durum, gelişmenin parti içi psikoloji üzerinde kısa vadeli bir “rahatlama etkisi” yarattığı şeklinde de yorumlandı.
Bu çerçevede en çok sorulan soru şu: Bu tahliye, CHP içinde giderek yükselen gerilimi gerçekten düşüren bir “siyasi sakinleştirici” mi oldu, yoksa sadece gündemin doğal akışı içinde ortaya çıkan bir tesadüf mü?
“Siyasette tesadüf yok” denir. Bu bakış açısıyla değerlendirildiğinde, CHP içinde son dönemde sergilenen siyasi tablo, tansiyonun oldukça yükselmesine zemin hazırlamıştı. Şimdi ise bu gerilimi düşürmeye yönelik bir “siyasi sakinleştiriciye” ihtiyaç duyulduğu görülüyor.
Bana göre parti içindeki bu süreç, bir tür “sezon finali” havasına hazırlık aşaması gibi algılanabilir. Hatta zamanlama açısından bakıldığında, önümüzdeki dönemde bazı belediye başkanlarının tahliyelerinin de bu genel siyasi akışla paralel şekilde gündeme gelmesi ihtimal dışı olmayabilir.
İşte bu “sezon finali” olarak görülen hamleler, Özgür Özel taraftarlarının da tansiyonunu düşürmeye yardımcı olacak gibi görünüyor. Peki, bu sakinleştirici hamlelerin, parti içindeki sorunları gerçekten tedavi edecek türden kararlar olmadığının herkes farkındaysa, acaba partideki mevcut “başkanlık tandemi” erken seçim öncesi Özgür Özel’in adaylığı için bir hazırlık aşaması olarak da okunabilir mi?..
https://www.youtube.com/watch?v=5SXneO9OMc0
Yazar: Ülker Fermankızı