Yalova’nın günlerdir yaşadığı su sıkıntısı bu kez ağır sanayi sahasına da yansıdı. Cemre İki Tersanesi’nde görev yapan bir çalışan, “Mesai saatlerinin tamamında tersanenin hiçbir kısmında lavabolar ve su sebillerinde su yok. Bu kadar pis bir ortamda çalışıp ne elimizi yıkayabiliyoruz ne su içebiliyoruz” sözleriyle yaşadıkları durumu gözler önüne serdi. İddialara göre sadece kullanım değil, içme suyu da tamamen kesik.
İçilecek ve elleri yıkayacak su olmadığını belirten çalışanlar, bu durumda lavaboların ve tuvaletlerin içinde bulunduğu şartları tahmin etmenin bile zor olmadığını dile getiriyor. Üstelik söz konusu yer, yüzlerce işçinin görev yaptığı ağır sanayi ortamı…
Hem hijyenin hem güvenliğin en üst düzeyde olması gereken bir alanın susuzlukla çalışıyor olması, durumu daha da vahim hâle getiriyor.
Ağır sanayi koşullarında çalışan işçilerin en temel hijyen ihtiyaçlarını karşılayamaması hem iş sağlığı hem de insan sağlığı açısından ciddi bir tablo yaratıyor. Çalışanlar, “Sıradan bir insanın günlük hayatta ihtiyaç duyduğu en basit şeyleri bile karşılayamıyoruz; su yok, hijyen yok. Bu şekilde çalışmak imkânsız hâle geliyor” diyerek duruma tepki gösteriyor.
İddialar yalnızca sözden ibaret değil. Çalışanlar, yaşanan susuzluk sorununu belgeleyen görüntüleri paylaşarak, tersanedeki durumun ciddiyetini kamuoyuna aktardı.
Kamuoyu Cevap Bekliyor…
Cemre Tersanesi yönetiminin konuyla ilgili açıklama yapmasıyla beraber işçiler özellikle Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca’nın konuyla ilgili değerlendirme yapmasını bekliyor. Bölgenin ağır sanayi yükünü çeken işçilerin yaşadığı bu sorun, hem üretim süreçleri hem de çalışma koşulları açısından acil çözüm gerektiriyor. 
Bir Kesinti Değil, İnsan Sağlığı Meselesi
Yalova’da yaşanan genel su problemi sürerken, Cemre İki Tersanesi’nden gelen iddialar sanayi bölgesinde işçilerin nasıl koşullar altında çalıştığını gözler önüne serdi. İşçilerin “susuzlukla sınandığı” bu ortamın bir an önce netlik kazanması, yetkililerden açıklama gelmesi ve kalıcı bir çözüm üretilmesi kaçınılmaz görünüyor.
Susuzluk, ağır sanayide çalışan yüzlerce insan için artık sadece teknik bir aksaklık değil; doğrudan yaşam ve sağlık güvenliği sorunu hâline gelmiş durumda…
Yazar: Ülker Fermankızı












