Yalova’nın doğal güzelliklerinden biri olan Termal Kaplıca Arazisi, içindeki kaplıca tesisleri ve oteliyle dikkat çekerken, bölgenin geleceğiyle ilgili tartışmalar alevleniyor. Özellikle, bölgede oteli bulunan Limak Holding sahibi Nihat Özdemir’in yetkililerle yaptığı ziyaret ve görüşmeler, alanın işletmesinin özel sektöre devredileceği iddialarını güçlendirdi.
ATATÜRK’ÜN MİRASINA SAHİP ÇIKILIYOR MU?
Yalova Termal Kaplıcaları, yalnızca sağlık turizmi açısından değil, tarihî ve kültürel mirasıyla da büyük bir öneme sahip. Bölgede Atatürk’ün bir dönem konakladığı ve müzeye dönüştürülen ev bulunuyor. Bu ev, Mustafa Kemal Atatürk’ün çevreye olan ilgisini ve mirasını yansıtıyor. Atatürk, burayı dünyanın farklı yerlerinden getirttiği fidelerle bir Arboretum (Doğa Müzesi) Ormanı hâline getirmişti.
Bu alan, yıllarca hem sağlık hem de kültür turizmi için önemli bir çekim merkezi oldu. Ancak günümüzde işletim sorunları ve bakımsızlık nedeniyle, bir dönemin gözde tesisi adeta kaderine terk edilmiş durumda.
DEVLETİN OTELCİLİK YAPMASI DOĞRU MU?
Bölgenin işletmesi hâlen Sağlık Bakanlığı’na bağlı durumda. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın asli görevinin sağlık hizmetleri olduğu düşünüldüğünde, burada otel ve turizm işletmeciliği yapması eleştirilere neden oluyor. Eleştiriler, bu tarz alanların daha verimli ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği noktasında birleşiyor.
Bölgenin bir özelleştirme sürecine girerek özel sektöre devredilmesi fikri, özellikle Limak Holding’in ilgisi nedeniyle gündeme gelirken, bu durum Atatürk’ün emanetine zarar vereceği gerekçesiyle tepki çekiyor. Özelleştirme yerine, bölgenin eğitim ve bilimsel amaçlarla değerlendirilmesi gerektiği sıklıkla vurgulanıyor.
DAHA UYGUN BİR ÇÖZÜM: ÜNİVERSİTELERİN KATKISI
Uzmanlar, Yalova Termal Kaplıcaları gibi tarihî ve doğal değere sahip alanların, turizm şirketlerine verilmek yerine, devlet üniversitelerinin ilgili fakültelerine devredilmesini öneriyor. Örneğin:
Arboretum Ormanı, orman mühendisliği veya botanik bölümleri için bir saha çalışması alanı olabilir.
Kaplıca ve tesisler, sağlık bilimleri ve turizm fakültelerinin işletmesine verilerek hem turizme hem de eğitim ve araştırmaya katkı sağlayabilir.
Bu yaklaşım, hem Atatürk’ün mirasının korunmasını hem de alanın daha etkin bir şekilde değerlendirilmesini sağlayabilir. Böyle bir çözüm, bölgenin doğasına ve tarihî dokusuna uygun, sürdürülebilir bir işletme modeli sunabilir.
EMANETİ KORUMA ZAMANI
Yalova Termal Kaplıcaları, yalnızca turistik bir bölge değil, aynı zamanda Atatürk’ün mirası ve Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri. Bu alanın özelleştirilmesi yerine, daha katılımcı ve kamu yararına yönelik bir modelle yönetilmesi, ülkenin geleceği açısından daha sağlıklı olacaktır.
Atatürk’ün doğa ve çevreye verdiği değeri göz önünde bulundurduğumuzda, bu emanete sahip çıkmanın hepimizin sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır.
Haber: Ülker Fermankızı












