Yalova Merkezinde Merhamet dolu bir kalp var…

Ülker Fermankızı

Bebeğine bakamayan, yeni doğan bebeğini çöpe atan bir toplumun olduğu bir çağda, bir kadının sokak kedilerine sahip çıkması gerçekten çok dokunaklı. Kazandığı tüm parayı sokak hayvanlarına harcayan kadın, sahipsiz kedilere sıcacık bir yuva yaptı.

Yalova’nın merkez caddelerinden birinde vakıflardan birine bağışlanan kullanılmayan evi temizleyip normalleştiren Gülşah Gültekin, 25’ten fazla sokak kedisini sahiplendi.

Bu durum, kiracıdan aldığı geliri kesmemek için evlerinin durumunu ve yaşını kentsel dönüşümden saklamağa çalışan ev sahiplerinin aşırı müsamahalarıyla çelişiyor olabilir ama bu gördüğümüz bir gerçek.

Tek bir fark var, fazla “iyi niyetli” ev sahipleri kar elde etseler bile insan hayatını tehlikeye atarak insanlıklarını ve vicdanlarını kaybettiklerinin farkında bile değiller. Gülşah gibi sadece kazandığını değil, avucunun içindekini sokak hayvanlarına harcayan bir kadının şefkati herkese insanlık dersi verecek kadar büyük sanırım…

Gülşah mesai saatlerine göre komşusu ve arkadaşıyla kedilere bakıyor. Kazandıkları maaşla kedilere mama, kum ve diğer ihtiyaçları alıyorlar.

Hayvan bakım maliyetlerinin yüksek olduğunun altını çizen Gülşah, 7 aydır kendi imkanlarıyla kedilere baktığını belirterek, “Bir arkadaşım var. Berna abla. Bir veterinerde çalışıyor. Kedilerin bakımına da yardım ediyor. Biz çok mücadele ediyoruz. Ama yapacak bir şey yok. Bugün bir kedi kumu 100 TL. Kısırlaştırma ya da herhangi bir bakım için veterinere gittiğimizde “ilaç yok” diyorlar”. -dedi.

“Ailelerin terk ettiği kediler de var. Onlara da sahib çıkıyoruz. Birkaç kişiye başvurduk ama sahipleri kedilerini geri istemedi. O kedilere acıyorum. Çünkü kediler sahiplerini özlüyor. Terk edilme, kediler için sandığınızdan daha streslidir. Bakın mesela bu kedinin sahibini bulduk. Baktık ki yemeden içmeden kesilmiş. 3 gün boyunca onu vitaminlerle besledik. Böylece, hayatta kaldı. Bütün gün pencere önünde. Sanki hep sahibinin gelip pencere camından onu almasını bekliyor ve bundan  vazgeçmiyor” dedi.

Bazıları ekmek kestiği sofraya ihanet eder, içtiği bardağa tükürür, nereden geldiğini ve nereye gideceğini unutur. Kedi bile onu istemeyen sahibini unutamıyor. İnsanın kediden bir şeyler öğrenebileceği çağa geldik neredeyse…

Yeryüzündeki tüm şefkat ve sevgilerin kaynağı, kalbimizde merhamet denilen bir çınardır. Bizi hayatımıza inandıran tek eylem bu olmalı bence. Her birimiz gönlümüze bir rahmet çınar dikmeli ve onu büyütebilmeliyiz… Sonra o rahmet çınarının gölgesine sığınan binlerce yardıma muhtaç canlıya  kucak açmalıyız.. .

Bunun adı ne diye soracak olursanız, “Adı İNSANLIK!” deyin…

 

 

Ülker Fermankızı