Ülker Fermankızı: “Bugün her kes İslam ve Türk dünyasının bütünlüğünden korkuyor”

0
0
“TÜRKİYE’NİN IRAK’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMASI ASLINDA MÜSLİMAN DÜNYASI İÇİN BİR ÖRNEKTİR”. Bunu VOİCEPRESS-e açıqlamasında Azerbaycanlı siyasi yazar Ülker Fermankızı demiş. Onun sözlerine göre, Azerbaycan defalarca bölündü: “Defalarca işğala maruz kaldı. Bu gün de Azerbaycan toprakları işğal altında. Biz toprak bütünlüğümüzü sovunmak ve korumak için çok mücadileler verdik. Bu gün de mücadile veriyoruz. Çok kurbanlar verdik. Dünya Birliyi Karabağın işğalına sessiz kaldığı gibi bu gün İrakın bölünmesine sessiz kalıyor. Kerkük ve diğer tartışmalı bölgelerde Türkmen-Kürt ve Kürt-Arap savaşının çıkma riski her bir müsliman’ın problemidir. Çünki büyük jeopolitik durumlar bugün müsliman ve türklerin katliamına hesaplanmıştır. Bu ne kadar acı da olsa, bir hakikattır. İrakın bölünmesi yeni savaş alanının yaranması demektir. Büyük gücler kendi ekonomi, jeopolitik ve stratejik görüşleri’ni uygulamak için musliman ve türk kardeşlerimizin gözünün yaşına bakmayacaklar. Her kes bunun farkında. Öyleyse neden kendi rzanızla geri dönüşü olmayan kapkanın içine doğru gidiyorsunuz?

 

Bu gün Türkiye’nin İrak’ın topraklarını sovunması kötümü? Türkiye her zaman birlik ve beraberlik için savaşmış, doğru bildiyini her zaman söylemiştir. Bugün Türkiye Rusiya ilişkileri çok yol almış durumda. Ama bugün de Türkiye Krımın işğali konusunda kendi fikrini ve aldığı pozisyonu ortaya koymaktadır. Türkiye diger devletlerden farklı olarak açık politika sergiliyor. Açık politik hamleler ve kararları ise büyük gücler kabullenemiyor. Çünki onlar açık şekilde jeopolitik fikir bildirirse müslimanları ölümüne kullandıkları ortaya çıkar. Bugün her kes İslam ve Türk dünyasının bütünlüğünden korkuyor. Onun için müslimanların ve türklerin katliamı, onlara karşı sürekli saldırı ile yüz-yüzeyiz. Bizlerin birlik ve beraberlik içinde olmamıza engel olmak için topraklarımızın bölünmesi gibi jeopolitik uyğulama yapılıyor”.

 

Ülker Musazade aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ile Yunan, Bulgar, Sırp, Arnavut ve Arap gibi milletlerin ülke içindeki bağımsızlık politikası’nın aslında mevcut güç merkezleri arasındaki çıkar çatışmaları olmasından konuşdu: “Atatürkün Osmanlı imperatorluğu’nun çöküşü ile bağlı fikirleri aslında bu gün büyük güçlerin İslam dünyasındakı ulaşmak için çaba sarf etdikleri amaçlarını açıklıyor. Bizlere sessiz kalırsak nelerle yüz yüze kala bileceyimizi gösteriyor. Atatürk diyor ki, ülkenin genel durumu her şeyden önce dikkat çekmeli:
“Savaş her milletten olan unsurleri, istisnasız son derece yıpratmıştır. Ahali ve yönetim arasında bağlantılar sarsılmıştır. Diğer yönden mülki hükümetlerin tam yetersizliği, genel anarşiye sürüklenen tüm Askeri Tarih Komisyonu Genel Kurul Üyesidir. Ekonomi korkunç bir hızla çökmektedir. Savaş devam ettiği halde karşısında bulunduğumuz en büyük tehlike, her yönden çürüyen büyük saltanat binasının bir gün içten birden bire topluca çökmesidir.”

 

Görüldüğü gibi, bu ifadeleri ile Atatürk ima yoluyla yanlış politikanın hatalarının stratejiye yansıdığını, stratejik ve taktik başarıların politikanın vahim hatalarını gideremeyeceğini ifade etmektedir. Türk ulusunun oluşumunda Siyasi yapıda birlik, Dil Birliği, Yurt Birliği, Irk ve Menşe Birliği, Tarihi Bağlar ve Ahlaki Bağlar gibi unsurların Türk dünyasının var olma ve birlik olma bağlarıdır. Atatürkün zamanında birlik olmak adına sıraladığı tüm unsurlar bugün güç merkezleri tarafından yok edilmekdedir. Bunlar oyanış ve birlik olmak için yeterli değil midir? Onun için bu gün Irak’ın topraklarını sovunmamak, bütünlüyü için mücadile vermemek İslam dünyası ülkelerinin yanlış politikası olacaktır ve bu yanlış siyasi uyğulama sonucu depremi’nin enkazları gideremeyeceyimiz hatalara yol açacaktır”.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here