Dünyayı kadınlar değiştirecek

0
0

Finlandiya’da 10 Aralık 2019 tarihinde göreve başlayan Sanna Mirella Marin, ‘ülkenin en genç ilk başbakanı’ olarak tarihe geçti. İki yaşında bir çocuk annesi olan Marin, aynı zamanda o günlerde ‘dünyanın en genç başbakanı’ olarak da tarihe geçti. 34 yaşında başbakanlık koltuğuna oturan Sanna Marin, Sosyal Demokrat Parti’nin (SDP) de lideridir.

MERKEZ Parti (KESK), Yeşil Birlik (VIHR), Sol İttifak (VAS) ve Finlandiya İsveç’li Halk Partisi’ni (RKP) yanına alan SDP’li Başbakan Sanna Marin’in kabinesinde 11 kadın, 7 erkek bakan olarak görev aldı.

Finlandiya’da koalisyon hükümetini oluşturan 5 partinin genel başkanı da kadın.
RKP Lideri 55 yaşındaki Anna-Maja Henriksson’un dışındaki koalisyon ortağı 4 partinin kadın genel başkanları 35 yaşın altında.
Finlandiya’da kadınlar, 1906 yılından beri seçme ve seçilme hakkına sahiptir.
2017 yılında yapılan genel seçimlerde parlamentoya giren milletvekillerinin yüzde 47’si kadındır.
Finlandiya’da daha önceki yıllarda da iki kadın başbakan olarak, kısa süreli de olsa görev yapmıştır.
Finlandiya’nın kadın devlet başkanı bile olmuştur.
Finlandiya 5.5 milyon nüfuslu, İskandinavya yarımadasında bir Kuzey Avrupa ülkesidir.
Kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) 50 bin Dolar civarındadır.
Kişi başına düşen GSMH, ekonomik konum, yaşam süresi beklentisi, sosyal haklar, özgürlük ve hükümette rüşvet gibi kriterleri baz alarak hazırlanan ‘Dünya Mutluluk Raporu’na bakıyorum.
Finlandiya, yıllardır ‘dünyanın en mutlu ülkeleri’ sıralamasında ya ilk sırada ya da ilk 5’te.
İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) adına yapılan ve PISA kısa adıyla tanınan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’na göre de öyle.
Finlandiya, eğitimde de ya başı çekiyor ya da ilk 5’te.
Hem de yıllardır.
*
İşte Finlandiya’nın yeni kadın başbakanı ülkesinde bir ‘devrime imza atmak’ için görevinin ilk ayında harekete geçti.
Hem de, ‘çalışma hayatında herkes için bir sonraki adım’ olarak tanımladığı yepyeni bir sistemi hayata geçirmek için.
Başbakan Sanna Marin, “İnsanların ailelerine, sevdiklerine ve hobilerine, kültür gibi yaşamın diğer alanlarına daha fazla zaman ayırmayı hak ettiklerine inanıyorum. Bu yüzden Finlandiya halkının, vatandaşlarının daha az çalışmasına izin vermek önemli” diyor.
Ve haftada 4 gün çalışma sistemini hayata geçirmeyi hedefliyor.
Hem de günde 6 saat çalışılmasını.
Finlandiya’da geçerli yasalara göre şu anda haftada 40 saat çalışıldığı halde, Başbakan Marin bu süreyi 24 saate düşürmeyi planlamaktadır.
Aslında Finlandiya’da 1990’lı yılların başından beri çalışma saatleri diğer ülkelere nazaran çok daha esnektir.
Birçok alanda insanlar çalışma saatlerini kendileri belirleyebilmektedir.
Erken saatlerde işe başlayıp, erken bırakabilmektedir.
Aslında bu İskandinav ülkeleri için yeni bir olgu değildir.
İsveç haftada 4 gün değil, ama 5 gün ve günde 6 saat uygulamasını ‘deneme sistemi’ olarak hayata geçirmiştir.
Bu uygulama sayesinde rapor alıp işe gitmeyenlerin sayısı önemli ölçüde düşüş göstermiş ve verimlilik artmıştır.
Tabii çalışan kesimin memnuniyeti de.
Bu uygulama sayesinde işsiz sayısı da azalmıştır.
Ancak günlük çalışma saati azaltıldığı halde ücretlerde bir düşüş olmadığı için İsveç’te bazı işverenler ‘homurdanmaya’ başlamıştır.
Hatta Göteburg kentinde kamu kurum ve kuruluşları bu uygulamaya son vermiştir.
Ama Finlandiya Başbakanı, planladığı sistemi hayata geçirmekte kararlı gözükmektedir.
Nitekim bunun örnekleri de vardır.
Haftada 4 gün çalışma sistemi Yeni Zelanda’da başarılı bir biçimde uzun süredir uygulanmaktadır.

Japonya’daki Microsoft’un yan kuruluşunun 2 bin 300 personeli haftanın son üç günü tatil yapmaktadır.

Yönetime göre, çalışanların duydukları memnuniyet sayesinde üretim artmış ve maliyet düşmüştür.

Her ne kadar öyle bir iddiası olmasa da, Finlandiya Başbakanı Sanna Mirella Marin, bu girişimiyle yalnız ülkesini değil, dünyayı değiştirmeye soyunmuştur.
Hem de adeta ‘dünyayı kadınlar değiştirecektir’ dercesine.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here